Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2016/4556 K.2018/373
Özet: Uyuşmazlık, 2010 yılında 5015 sayılı yasanın ihlaliyle ilgili olarak sanığın işlediği eylemin suç oluşturup oluşturmadığı ve TCK 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı konusundaki temyiz davasıdır. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın eyleminin suç oluşturmadığını ve zincirleme suç hükümlerinin geçerli olmadığını belirterek, hükmü bozmuş ve 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca kararın iptalini ilan etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5015 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Müşteki ... vekilinin 19/06/2014 havale tarihli temyizden vazgeçme dilekçesi ile temyiz isteğinden vazgeçtiği anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin temyizi ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK.nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 26.05.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 24.06.2010 olduğu,
Aynı gün incelemesi yapılan Dairemizin 2017/14145 Esas numarasında kayıtlı Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/562 E. - 2015/89 K. sayılı dosyasında sanığa eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 10.06.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 25.06.2010 olduğu,
Anılan dosyada sanığın eyleminin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyanın incelenip, gerektiğinde birleştirilerek sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında TCK.nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 16/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 5015 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Müşteki ... vekilinin 19/06/2014 havale tarihli temyizden vazgeçme dilekçesi ile temyiz isteğinden vazgeçtiği anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin temyizi ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK.nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 26.05.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 24.06.2010 olduğu,
Aynı gün incelemesi yapılan Dairemizin 2017/14145 Esas numarasında kayıtlı Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/562 E. - 2015/89 K. sayılı dosyasında sanığa eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 10.06.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 25.06.2010 olduğu,
Anılan dosyada sanığın eyleminin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyanın incelenip, gerektiğinde birleştirilerek sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında TCK.nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 16/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.