Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2016/11685 K.2019/2091
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 5000 sayılı Kanuna muhalefet suçunda sanığın 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresinin tamamlanması sebebiyle, kararı bozdurarak kamu davasını düşürürken, suçta kullanılan aracın ve teminatın sahibine iadesini ve müsaade ve tedbirin kaldırılmasını karara karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4926 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere, iade
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında isnat edilen eylem için öngörülen cezanın türü ve miktarı açısından 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince eylemin 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, 5271 sayılı CMK’nun 231/8-c maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 03.06.2010 tarihinden itibaren denetim süresi içinde işlenen 27.11.2010 tarihli suça kadar zamanaşımı süresinin durduğu, 27.11.2010 tarihli suçun işlenmesiyle zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği, suç tarihi olan 16.09.2005 tarihi itibarı ile temyiz inceleme tarihinde 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresinin tamamlanmış bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesine göre DÜŞÜRÜLMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13. maddesi yollaması ile 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, suçta kullanılan 63 DV 106 plakalı aracın ve teminatın sahibine İADESİNE, araç üzerinde tedbir varsa KALDIRILMASINA, 06.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: 4926 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere, iade
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında isnat edilen eylem için öngörülen cezanın türü ve miktarı açısından 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince eylemin 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, 5271 sayılı CMK’nun 231/8-c maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 03.06.2010 tarihinden itibaren denetim süresi içinde işlenen 27.11.2010 tarihli suça kadar zamanaşımı süresinin durduğu, 27.11.2010 tarihli suçun işlenmesiyle zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği, suç tarihi olan 16.09.2005 tarihi itibarı ile temyiz inceleme tarihinde 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresinin tamamlanmış bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesine göre DÜŞÜRÜLMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13. maddesi yollaması ile 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, suçta kullanılan 63 DV 106 plakalı aracın ve teminatın sahibine İADESİNE, araç üzerinde tedbir varsa KALDIRILMASINA, 06.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.