Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2015/6956 K.2018/5624
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın 2011‑2012 yılları arasında 4733 sayılı Yasanın 8/4 maddesine aykırı eylemleri nedeniyle 5607 sayılı Yasaya Muhalefet suçunun işlenip işlenmediği ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağıdır. Mahkeme, eylemlerin suç işleme kararı kapsamında değerlendirilemeyeceğini, TCK’nun 43. maddesinin uygulanmayacağını belirterek yerel kararın 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi uyarınca bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 sayılı Yasaya Muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi itibariyle sanığın eyleminin, 4733 sayılı Yasanın 8/4 maddesine aykırılık olduğu gözetilerek, Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK.nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 22.03.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 03.01.2012 olduğu,
Aynı gün incelemesi yapılan Dairemizin 2016/397 Esas numarasında kayıtlı İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/684 E. - 2014/131 K. sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 09.05.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 15.06.2011 olduğu,
Anılan dosyada sanığın eylemleri arasındaki hukuki kesintinin 15.06.2011 tarihli iddianame ile gerçekleştiği, sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyanın incelenip, gerektiğinde birleştirilerek sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında TCK.nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 21.05.2018 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 5607 sayılı Yasaya Muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi itibariyle sanığın eyleminin, 4733 sayılı Yasanın 8/4 maddesine aykırılık olduğu gözetilerek, Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK.nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 22.03.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 03.01.2012 olduğu,
Aynı gün incelemesi yapılan Dairemizin 2016/397 Esas numarasında kayıtlı İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/684 E. - 2014/131 K. sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 09.05.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 15.06.2011 olduğu,
Anılan dosyada sanığın eylemleri arasındaki hukuki kesintinin 15.06.2011 tarihli iddianame ile gerçekleştiği, sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyanın incelenip, gerektiğinde birleştirilerek sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında TCK.nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 21.05.2018 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.