Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2015/4259 K.2018/1968
Özet: Uyuşmazlık, 21 Aralık 2013 tarihinde 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçundan dolayı yerel mahkemece verilen hapis mercii ve araç müsaderesi kararlarıyla ilgili görülmüştür. Asliye Ceza Mahkemesi, suçu işleyen sanığın hapis cezasını erteleme ve aracın müsaderesini sürdürme kararlarını bozup, hapis cezasını değiştirerek, hapis süresi dışında yoksun bırakılamayacak velayet haklarını sınırlamış ve davası temyiz gideriyle bozmuş, kararın 2018 yılında oybirliğiyle kabul edilip kararın bozulmasıyla hükmü iptal
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere, aracın müsaderesine yer olmadığına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "21.12.2013" yerine "17.12.2013" olarak gösterilmesi,
2-5237 sayılı TCK.nun 51. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olmakla, adli sicil kaydına göre sabıkası olmayan ve tutanaklara yansıyan olumsuz bir davranışı bulunmayan sanık hakkında " verilen hapis cezasının miktarı, suça konu olan eşyanın sayı ve niteliği ve olayın oluş şekli de dikkate alınarak, tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce kanaat oluşmaması nedeniyle" şeklindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi,
3-Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 Tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Uzun süreli hapis cezası ertelenmeyen sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, söz konusu hakları “kullanmaktan yasaklanmasına” ibaresi kullanılarak hüküm kurulması,
4-Suçta ele geçen eşyanın TCK.nun 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilirken, hüküm fıkrasında 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin de gösterilmesi,
5-Sanığın 10/07/2013 tarihli savunmasında 33 RT 755 plakalı aracı ...'dan satın aldığını beyan etmiş olması karşısında, dava konusu kaçak eşyanın değerine nazaran nakilde kullanılan aracın müsaderesi hakkaniyete de aykırı olmayacağından, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Yasanın 13/1-b maddesinde belirtilen şartın olayda gerçekleştiği gözetilerek nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde aracın iadesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.02.2018 günü oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere, aracın müsaderesine yer olmadığına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "21.12.2013" yerine "17.12.2013" olarak gösterilmesi,
2-5237 sayılı TCK.nun 51. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olmakla, adli sicil kaydına göre sabıkası olmayan ve tutanaklara yansıyan olumsuz bir davranışı bulunmayan sanık hakkında " verilen hapis cezasının miktarı, suça konu olan eşyanın sayı ve niteliği ve olayın oluş şekli de dikkate alınarak, tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce kanaat oluşmaması nedeniyle" şeklindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi,
3-Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 Tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Uzun süreli hapis cezası ertelenmeyen sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, söz konusu hakları “kullanmaktan yasaklanmasına” ibaresi kullanılarak hüküm kurulması,
4-Suçta ele geçen eşyanın TCK.nun 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilirken, hüküm fıkrasında 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin de gösterilmesi,
5-Sanığın 10/07/2013 tarihli savunmasında 33 RT 755 plakalı aracı ...'dan satın aldığını beyan etmiş olması karşısında, dava konusu kaçak eşyanın değerine nazaran nakilde kullanılan aracın müsaderesi hakkaniyete de aykırı olmayacağından, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Yasanın 13/1-b maddesinde belirtilen şartın olayda gerçekleştiği gözetilerek nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde aracın iadesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.02.2018 günü oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.