Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2015/25317 K.2019/36355
Özet: (1) Uyuşmazlık, 5607 sayılı Yasa’ya muhalefet suçunu işlediği iddia edilen bir çocuğun kamu davası ve bu davanın yapıldığı süre içinde dolanmış zamanaşımı nedeniyle önceki hükmün yerine kapanışını talep etmesi üzerine yapılan temyiz başvurusudur. (2) Mahkeme, zamanaşımı süresi dolduğunu, suça sürüklenen çocuğun susuzluk nedeniyle hem 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımı hem de ilgili kanun hükümleriyle hüküm açıklandıysa bile ilgili belgenin tebliği olmadığını ve bu nedenle kararın kesinleşmediğini değerlendirerek, davayı zamanaşımı nedeniyle düşürdü ve önceki hükmü süre dolumundan dolayı beyan ett
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SUÇ: 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Yasaya muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 18.09.2012 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın TAPDK'ya tebliğ edilmeden 01.10.2012 tarihinde kesinleştirildiği, akabinde suça sürüklenen çocuğun 23.02.2013 tarihinde işlediği kaçakçılık suçu nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verilerek temyize konu hükmün kurulduğu,
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturduğu, bu suçtan doğrudan zarar görenin ise TAPDK olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 18.09.2012 tarihli hükme yönelik TAPDK'nun itiraz hakkının bulunduğu, ancak söz konusu karar anılan kuruma tebliğ edilmediği için henüz kesinleşmediği ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki denetim süresi başlamadığı halde, denetim süresinde suç işlendiğinden bahisle yeni esasa kaydedilen dosyada suça sürüklenen çocuk hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm tesisi mümkün değil ise de, hükmün inceleme tarihi itibariyle suça sürüklenen çocuğun ilk kez mahkemede ifadesinin alındığı 18.09.2012 tarihi arasında 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla,
Zamanaşımını kesen son işlemin 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun mahkemede sorgusunun yapıldığı 18.09.2012 tarihi olduğu, sorgudan sonra zamanaşımını kesen herhangi bir işlem olmadığı temyiz inceleme gününde 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımı gerçekleşmiş bulunduğundan, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, suça konu eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi delaletiyle TCK'nun 54/4. maddesi gereğince MÜSADERESİNE, 30.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Yasaya muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 18.09.2012 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın TAPDK'ya tebliğ edilmeden 01.10.2012 tarihinde kesinleştirildiği, akabinde suça sürüklenen çocuğun 23.02.2013 tarihinde işlediği kaçakçılık suçu nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verilerek temyize konu hükmün kurulduğu,
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturduğu, bu suçtan doğrudan zarar görenin ise TAPDK olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 18.09.2012 tarihli hükme yönelik TAPDK'nun itiraz hakkının bulunduğu, ancak söz konusu karar anılan kuruma tebliğ edilmediği için henüz kesinleşmediği ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki denetim süresi başlamadığı halde, denetim süresinde suç işlendiğinden bahisle yeni esasa kaydedilen dosyada suça sürüklenen çocuk hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm tesisi mümkün değil ise de, hükmün inceleme tarihi itibariyle suça sürüklenen çocuğun ilk kez mahkemede ifadesinin alındığı 18.09.2012 tarihi arasında 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla,
Zamanaşımını kesen son işlemin 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun mahkemede sorgusunun yapıldığı 18.09.2012 tarihi olduğu, sorgudan sonra zamanaşımını kesen herhangi bir işlem olmadığı temyiz inceleme gününde 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımı gerçekleşmiş bulunduğundan, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, suça konu eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi delaletiyle TCK'nun 54/4. maddesi gereğince MÜSADERESİNE, 30.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.