Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2015/15236 K.2018/8142
Özet: (1) Uyuşmazlık, 4250 sayılı Yasaya aykırılık suçundan sanıkların 133 sahte etiket bulundurma nedeniyle verilebilecek cezalı hüküm ve vergi‑ve‑vergi masrafları konularında, yerel mahkeme kararı ve TCK 53. maddesi değişikliğiyle ilgili temyiz başvurularıyla ilgili; (2) Asliye Ceza Mahkemesi, hem sanıkların bireysel hem de ortak vergi‑kurma maliyeti ve yargılama giderlerini eşit olarak tahsil yetkisini iptal ederek, vergi‑ve-beruhar mazeretiyle tazminatları müştereken ödemeye karar vererek, TCK 53. maddesinin 1. fıkrası çerçevesinde cezanın infazı sırasında altsoyla ilgili haklardan yoksun kalaca
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4250 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Olay tarihinde ihbar üzerine arama kararına istinaden yapılan aramada, sanıklar ... ve ...'in sahibi ve işleteni olduğu ... içecek isimli iş yeri ve deposunda toplam 133 adet sahte etiket ele geçirildiği olayda, sanıklar ... ve ...'in suç tarihinde yürürlükte olan 4250 sayılı Yasanın 24/2. maddesi uyarınca cezalandırılması gerekirken suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve sanıkların aleyhine olan 4733 sayılı Yasanın 8/3. maddesi uyarınca hüküm tesisi,
2- Sanık ...'ın ... içecek isimli iş yerinin çalışanı olduğu, iş yeri ve deposunda bulunan suça konu sahte etiketlerle ilişkisi olduğuna dair savunmasının aksine cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi
Kabule göre de;
3- 24.11.2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanıkların kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi,
4- Katılan TAPDK lehine vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsili yerine müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesi,
5-Yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsili yerine müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ... ile sanık ... müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/07/2018 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 4250 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Olay tarihinde ihbar üzerine arama kararına istinaden yapılan aramada, sanıklar ... ve ...'in sahibi ve işleteni olduğu ... içecek isimli iş yeri ve deposunda toplam 133 adet sahte etiket ele geçirildiği olayda, sanıklar ... ve ...'in suç tarihinde yürürlükte olan 4250 sayılı Yasanın 24/2. maddesi uyarınca cezalandırılması gerekirken suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve sanıkların aleyhine olan 4733 sayılı Yasanın 8/3. maddesi uyarınca hüküm tesisi,
2- Sanık ...'ın ... içecek isimli iş yerinin çalışanı olduğu, iş yeri ve deposunda bulunan suça konu sahte etiketlerle ilişkisi olduğuna dair savunmasının aksine cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi
Kabule göre de;
3- 24.11.2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanıkların kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi,
4- Katılan TAPDK lehine vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsili yerine müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesi,
5-Yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsili yerine müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ... ile sanık ... müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/07/2018 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.