Yargıtay7. Ceza DairesiAile Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/6907 K.2016/404
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Yasaya Muhalefet
**HÜKÜM:** Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi itibariyle sanıktan ele geçen bandrolsüz ve kaçak sigaralar ve içkiler yönünden 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa'nın 8/4. maddesi,kaçak çaylar yönünden ise 5607 sayılı yasanın 3/5 fıkrası gereğince ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde sadece 4733 sayılı yasa uyarınca hüküm tesisi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmayarak yapılan incelemede,
1-Sanığın adli sicil kaydında mahkumiyete esas teşkil eden hükümlülüğünün bulunmadığı ancak, önceki eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar bulunduğu, bu karar kasıtlı suçtan mahkumiyet anlamında olmadığı gibi hükmün gerekçe kısmında ''sanığın dosya arasında bulunan sabıka kaydına göre daha önce kasıtlı bir suçtan 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum edildiği anlaşıldığından sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 51/1. maddesi yasal koşulları oluşmadığından'' uygulanmasına yer olmadığına şeklinde yasal olmayan gerekçe gösterildiği gibi hüküm fıkrasında ise ''sanığın sabıka kaydına göre, suç işlemeyi alışkanlık haline getirmesi ve sanığın tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde kanaat oluşmadığından TCK'nın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına'' şeklinde hükümde çelişki yaratılması;
2-Sanığın adli sicil kaydında gözüken kararın hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına ilişkin olduğu ve sanık hakkında henüz hüküm doğurmadığı, bu nedenle kasıtlı suçtan mahkumiyet olarak değerlendirilemeyeceği gibi sanık hakkında CMK'nın 231/5.maddelerinin uygulanmasına da yasal engel oluşturmadığı gözetilerek , eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükümlülükler toplamının kamu zararı olduğunun bildirilerek süre verilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde CMK'nun 231/9 maddesi de gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesin hüküm gibi kabul edilip bu karara dayanılmak suretiyle kanaat oluşmadığından, bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi;
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Yasa'nın 8/l.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 18.01.2016 günü oybirliği ile karar verildi.
SUÇ : 4733 sayılı Yasaya Muhalefet
**HÜKÜM:** Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi itibariyle sanıktan ele geçen bandrolsüz ve kaçak sigaralar ve içkiler yönünden 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa'nın 8/4. maddesi,kaçak çaylar yönünden ise 5607 sayılı yasanın 3/5 fıkrası gereğince ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde sadece 4733 sayılı yasa uyarınca hüküm tesisi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmayarak yapılan incelemede,
1-Sanığın adli sicil kaydında mahkumiyete esas teşkil eden hükümlülüğünün bulunmadığı ancak, önceki eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar bulunduğu, bu karar kasıtlı suçtan mahkumiyet anlamında olmadığı gibi hükmün gerekçe kısmında ''sanığın dosya arasında bulunan sabıka kaydına göre daha önce kasıtlı bir suçtan 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum edildiği anlaşıldığından sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 51/1. maddesi yasal koşulları oluşmadığından'' uygulanmasına yer olmadığına şeklinde yasal olmayan gerekçe gösterildiği gibi hüküm fıkrasında ise ''sanığın sabıka kaydına göre, suç işlemeyi alışkanlık haline getirmesi ve sanığın tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde kanaat oluşmadığından TCK'nın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına'' şeklinde hükümde çelişki yaratılması;
2-Sanığın adli sicil kaydında gözüken kararın hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına ilişkin olduğu ve sanık hakkında henüz hüküm doğurmadığı, bu nedenle kasıtlı suçtan mahkumiyet olarak değerlendirilemeyeceği gibi sanık hakkında CMK'nın 231/5.maddelerinin uygulanmasına da yasal engel oluşturmadığı gözetilerek , eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükümlülükler toplamının kamu zararı olduğunun bildirilerek süre verilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde CMK'nun 231/9 maddesi de gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesin hüküm gibi kabul edilip bu karara dayanılmak suretiyle kanaat oluşmadığından, bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi;
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Yasa'nın 8/l.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 18.01.2016 günü oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.