Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/33041 K.2017/4171
Özet: Uyuşmazlık, 2012’de işlenmiş iki ayrı 4733 sayılı kanun maddesi ihlali dolayısıyla sanığa verilen mahkumiyet kararı ile ilgili, mahkeme söz konusu kararın sınavında zincirleme suç kurallarının uygulanması ve ilgili tazminat, gümrük idaresi lehine vekalet ücreti ve eşyanın imhası gibi hususları ele almış; sonuç olarak mahkumiyet kararı bozulmamış, aynı hüküm emredilmiş fakat gerek duyulan değişiklikler eklenerek kararının onaylanması ve tasfiye hatti eklenmesi sağlanmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4733 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, tasfiye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık ...'nın ilk eyleminin suç tarihinin 20.09.2012, İddianame düzenleme tarihinin 07.11.2012; ikinci eylemin suç tarihinin 12.11.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 13.12.2012 olduğu, ilk eylemdeki iddianame tarihinin hukuki kesinti oluşturduğu, birleşen dosyadaki 20.09.2012 tarihli eylemin yeni bir kasıtla işlendiği kabul edilerek sanık hakkında ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin zincirleme suç hükümleri uygulanarak TCK.nun 43/1. maddesi gereğince artırılarak ceza verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1) 24.11.2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
3) Dava konusu eşyanın müsaderesi yerine söz konusu eşyanın imha suretiyle tasfiyesine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince, hükümden TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine “24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK.nun 53/1-2-3. madde ve fıkralarının tatbikine,” ifadesinin eklenmesi, hüküm fıkrasından gümrük idaresi lehine vekalet ücreti verilmesine ilişkin bendin çıkartılması ve hükümden davaya konu eşyanın imhasına ilişkin kısmın çıkartılarak yerine “Dava konusu kaçak eşyanın 5237 sayılı TCK.nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine" ifadesinin yazılması ile sair hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/05/2017 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 4733 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, tasfiye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık ...'nın ilk eyleminin suç tarihinin 20.09.2012, İddianame düzenleme tarihinin 07.11.2012; ikinci eylemin suç tarihinin 12.11.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 13.12.2012 olduğu, ilk eylemdeki iddianame tarihinin hukuki kesinti oluşturduğu, birleşen dosyadaki 20.09.2012 tarihli eylemin yeni bir kasıtla işlendiği kabul edilerek sanık hakkında ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin zincirleme suç hükümleri uygulanarak TCK.nun 43/1. maddesi gereğince artırılarak ceza verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1) 24.11.2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
3) Dava konusu eşyanın müsaderesi yerine söz konusu eşyanın imha suretiyle tasfiyesine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince, hükümden TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine “24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK.nun 53/1-2-3. madde ve fıkralarının tatbikine,” ifadesinin eklenmesi, hüküm fıkrasından gümrük idaresi lehine vekalet ücreti verilmesine ilişkin bendin çıkartılması ve hükümden davaya konu eşyanın imhasına ilişkin kısmın çıkartılarak yerine “Dava konusu kaçak eşyanın 5237 sayılı TCK.nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine" ifadesinin yazılması ile sair hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/05/2017 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.