Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/4868 K.2013/10159
Özet: (1) Uyuşmazlık, 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında ödenmesi gereken adli para cezasının tazmin niteliğinde olup indirim uygulanıp uygulanmayacağı konusundaki temyiz talepleridir. (2) Mahkeme, sanığın temyiz itirazlarını kabul ederek, 4926 sayılı kanunun ilgili maddelerine ve TCK hükümlerine göre adli para cezasının tazmin niteliğinde olduğunu belirterek hükmü bozup yeni karar vermeye karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4926 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Sanığın hükümlülüğüne
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
4926 sayılı yasa uyarınca tayin olunan adli para cezasının tazmini nitelikte bulunması nedeniyle TCK.nun 62. maddesi gereğince indirim yapılamayacağının düşünülmemesi, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
1-4926 sayılı yasanın 34. maddesi "... On gün içinde ödeyeceğini yazılı olarak bildirdiği ve otuz gün içinde merciine ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz" amir hükmünü içermekte olup, sanığa soruşturma aşamasında tebliğ edilen önödeme önerisinin 4926 sayılı kanunun 34. maddesinde sayılan unsurları içermediği ve TCK.nun 75. maddesine göre düzenlendiği cihetle, 4926 sayılı kanunun 34. maddesi uyarınca sanığa yeniden usulüne uygun önödeme önerisi tebliğ edilmeden yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Mahkumiyet hükmünün bilirkişinin belirleyeceği CİF değer üzerinden hesaplanacak gümrüklenmiş değere göre tayin edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu.itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 4926 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Sanığın hükümlülüğüne
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
4926 sayılı yasa uyarınca tayin olunan adli para cezasının tazmini nitelikte bulunması nedeniyle TCK.nun 62. maddesi gereğince indirim yapılamayacağının düşünülmemesi, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
1-4926 sayılı yasanın 34. maddesi "... On gün içinde ödeyeceğini yazılı olarak bildirdiği ve otuz gün içinde merciine ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz" amir hükmünü içermekte olup, sanığa soruşturma aşamasında tebliğ edilen önödeme önerisinin 4926 sayılı kanunun 34. maddesinde sayılan unsurları içermediği ve TCK.nun 75. maddesine göre düzenlendiği cihetle, 4926 sayılı kanunun 34. maddesi uyarınca sanığa yeniden usulüne uygun önödeme önerisi tebliğ edilmeden yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Mahkumiyet hükmünün bilirkişinin belirleyeceği CİF değer üzerinden hesaplanacak gümrüklenmiş değere göre tayin edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu.itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.