Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/4227 K.2013/17493
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların kaçakçılık ve sahtecilik suçlamalarıyla ilgili açılan kamu davalarının temyiz edilmesiyle ilgilidir; (2) Mahkeme, ölüm nedeniyle düşürülen bir sanığın kararını kabul ederken diğer sanıklara yönelik davayı ortadan kaldırmış ve temyiz itirazlarını reddetmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kaçakçılık ve sahtecilik
HÜKÜM: Sanık ... yönünden açılan kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine, diğer sanıklar yönünden açılan kamu davasının ortadan kaldırılmasına ve müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Katılan vekilinin sanık ... hakkında ölüm nedeniyle verilen düşme kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Katılan gümrük idaresi vekili, katılan eşya sahibi ... vekili ile kamu davasına usulüne uygun olarak katılmamış ise de davaya konu araçlarla ilgilerinin bulunması nedeni ile 5271 sayılı CMK'nun 260/1. maddesi hükmü uyarınca, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olmaları karşısında temyiz hakkı bulunduğu değerlendirilen eşya sahipleri ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarına yönelik incelemeye gelince;
1- İddianamedeki sevk ve olayın anlatılış biçimi ile tüm dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında hükmü temyiz etmeyen diğer sanık ... ile birlikte teşekkül halinde kaçakçılık yapmak suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açılmış olup, isnat edilen suç için öncelikle sanıklar lehine olan yasanın belirlenmesi gerektiği nazara alınarak; suç tarihinde yürürlükte bulunan 1918 sayılı Yasanın 27/1-3 maddesinde 10 yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza, 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4926 sayılı yasanın 5/1. maddesinde 2 yıldan 6 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza ve 5607 sayılı Yasanın 3/2. ve 4/1. maddelerinde bu suçun yaptırımının 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasının iki kat artırılması ile birlikte üç yıldan onbeş yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza olarak öngörülmesi karşısında, 4926 sayılı Yasada belirtilen ceza miktarının sanıklar lehine olduğu cihetle, olayda dava zamanaşımının 765 sayılı TCK.nun 102/3. ve 104/2. maddelerinde öngörülen sürelere tabi bulunduğu ve suç tarihinden itibaren karar tarihinde anılan maddelerde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği gözetilmeden, yazılı şekilde davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
2- 08.10.2004 günlü iddianame metninden, sanık ...'nın organizasyonunda yer alan ... ve 8 arkadaşı ile ilgili evrak tefrik edildiği ve gerektiğinde sahtecilik suçundan ek iddianame tanzim edileceğinin bildirilmesi karşısında, tefrik edilen evrak ile ilgili dava açılıp açılmadığı araştırılarak açılmış ve sonuçlanmamış ise inceleme konusu olan dava ile birleştirilmesi, sonuçlanmış ise delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm tesisi,
3- İddianamenin dayanağını oluşturan Gümrük Müsteşarlığı Gümrük Başkontrolörlüğü tarafından düzenlenen 28.09.2004 tarih ve 15-230/09 sayılı soruşturma raporunda;
Sanıklardan ...'nın biri kendi adına olmak üzere toplam 13 adet otomobili sahte belgelerle ithalini sağladığı, otomobillerden 7 adedinin İzmir'den 1 adedini Ankara'dan, 5 adedini de ... Otomotiv İhtisas Gümrük Müdürlüğünden ithal edildiği, ... Otomotiv İhtisas Gümrük Müdürlüğünden tescilli 01.02.1999 ile 27.12.1999 tarihleri arasında 5 ayrı gümrük giriş beyannamesi ile gerçekleştirilen ithalatlarla ile ilgili teşekkül halinde kaçakçılık suçuna ilişkin soruşturma evrakının Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş olduğu, diğer gümrük kapılarından gerçekleştirilen ihracatlarla ilgili yer yönünden yetkili adli merciler olan Ankara ve İzmir'e gönderileceği belirtildiğine göre, bu soruşturma raporlarının akibetlerinin araştırılması ve benzer konuda sanıklar hakkında açılıp devam eden veya sonuçlanmış dava dosyaların bulunup bulunmadığının ilgili mercilerden sorulup tahkiki ile sonuca göre maddi ve manevi dayanışma içinde veya önceden anlaşıp birleşmeleri suretiyle eylemlerinin devamlılık arzetmekte olup olmadığı araştırılıp suçun toplu veya teşekkül halinde kaçakçılık niteliğinde bulunup bulunmadığının belirlenip sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının tayini gerekirken eksik soruşturmaya dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan gümrük idaresi vekili, katılan eşya sahibi ... vekili ile eşya sahipleri ... ve ... vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 04.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kaçakçılık ve sahtecilik
HÜKÜM: Sanık ... yönünden açılan kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine, diğer sanıklar yönünden açılan kamu davasının ortadan kaldırılmasına ve müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Katılan vekilinin sanık ... hakkında ölüm nedeniyle verilen düşme kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Katılan gümrük idaresi vekili, katılan eşya sahibi ... vekili ile kamu davasına usulüne uygun olarak katılmamış ise de davaya konu araçlarla ilgilerinin bulunması nedeni ile 5271 sayılı CMK'nun 260/1. maddesi hükmü uyarınca, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olmaları karşısında temyiz hakkı bulunduğu değerlendirilen eşya sahipleri ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarına yönelik incelemeye gelince;
1- İddianamedeki sevk ve olayın anlatılış biçimi ile tüm dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında hükmü temyiz etmeyen diğer sanık ... ile birlikte teşekkül halinde kaçakçılık yapmak suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açılmış olup, isnat edilen suç için öncelikle sanıklar lehine olan yasanın belirlenmesi gerektiği nazara alınarak; suç tarihinde yürürlükte bulunan 1918 sayılı Yasanın 27/1-3 maddesinde 10 yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza, 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4926 sayılı yasanın 5/1. maddesinde 2 yıldan 6 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza ve 5607 sayılı Yasanın 3/2. ve 4/1. maddelerinde bu suçun yaptırımının 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasının iki kat artırılması ile birlikte üç yıldan onbeş yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza olarak öngörülmesi karşısında, 4926 sayılı Yasada belirtilen ceza miktarının sanıklar lehine olduğu cihetle, olayda dava zamanaşımının 765 sayılı TCK.nun 102/3. ve 104/2. maddelerinde öngörülen sürelere tabi bulunduğu ve suç tarihinden itibaren karar tarihinde anılan maddelerde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği gözetilmeden, yazılı şekilde davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
2- 08.10.2004 günlü iddianame metninden, sanık ...'nın organizasyonunda yer alan ... ve 8 arkadaşı ile ilgili evrak tefrik edildiği ve gerektiğinde sahtecilik suçundan ek iddianame tanzim edileceğinin bildirilmesi karşısında, tefrik edilen evrak ile ilgili dava açılıp açılmadığı araştırılarak açılmış ve sonuçlanmamış ise inceleme konusu olan dava ile birleştirilmesi, sonuçlanmış ise delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm tesisi,
3- İddianamenin dayanağını oluşturan Gümrük Müsteşarlığı Gümrük Başkontrolörlüğü tarafından düzenlenen 28.09.2004 tarih ve 15-230/09 sayılı soruşturma raporunda;
Sanıklardan ...'nın biri kendi adına olmak üzere toplam 13 adet otomobili sahte belgelerle ithalini sağladığı, otomobillerden 7 adedinin İzmir'den 1 adedini Ankara'dan, 5 adedini de ... Otomotiv İhtisas Gümrük Müdürlüğünden ithal edildiği, ... Otomotiv İhtisas Gümrük Müdürlüğünden tescilli 01.02.1999 ile 27.12.1999 tarihleri arasında 5 ayrı gümrük giriş beyannamesi ile gerçekleştirilen ithalatlarla ile ilgili teşekkül halinde kaçakçılık suçuna ilişkin soruşturma evrakının Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş olduğu, diğer gümrük kapılarından gerçekleştirilen ihracatlarla ilgili yer yönünden yetkili adli merciler olan Ankara ve İzmir'e gönderileceği belirtildiğine göre, bu soruşturma raporlarının akibetlerinin araştırılması ve benzer konuda sanıklar hakkında açılıp devam eden veya sonuçlanmış dava dosyaların bulunup bulunmadığının ilgili mercilerden sorulup tahkiki ile sonuca göre maddi ve manevi dayanışma içinde veya önceden anlaşıp birleşmeleri suretiyle eylemlerinin devamlılık arzetmekte olup olmadığı araştırılıp suçun toplu veya teşekkül halinde kaçakçılık niteliğinde bulunup bulunmadığının belirlenip sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının tayini gerekirken eksik soruşturmaya dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan gümrük idaresi vekili, katılan eşya sahibi ... vekili ile eşya sahipleri ... ve ... vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 04.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.