Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/8523 K.2013/10015
Özet: Uyuşmazlık konusu: Ziraat Bankası personelinin banka parasını zimmet yoluyla mal edinmesi; mahkeme, ilgili kanun ve yargıtay kararlarını değerlendirerek bu eylemin TCK’nın 202. maddesi kapsamında nitelikli zimmet suçunu oluşturduğunu belirledi. Mahkemenin sonucu: Sanığın cezası, 5320 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca bozuldu ve sanık için yasal hakları saklı kalacak şekilde hüküm kaldırıldı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Hükümlülüğe, Hak yoksunluğuna
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-29.01.1990 gün ve 20417 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 399 sayılı KHK'nin 3771 sayılı yasanın 3. maddesiyle yeniden düzenlenen 11/b maddesinde; KİT personelinin, teşebbüslerin ve bağlı ortaklıkların paralarına karşı işledikleri suçlardan dolayı memur sayılarak haklarında 765 sayılı TCK'nun 2. kitap üçüncü ve altıncı bablarındaki hükümlerin uygulanacağı kurala bağlanmış ve buna bağlı olarak Ziraat Bankası personelinin banka parasını mal edinmesinin diğer koşulların oluşması halinde zimmet suçunu oluşturacağı gözetilerek, 4389 sayılı Bankalar Yasasının 22/11. maddesi yollamasıyla anılan banka personelinin zimmet suçlarında daha ağır hükümler taşıyan 765 sayılı TCK'nun 202. maddesinin uygulanması gerekeceği kabul edilmiş ise de; 25.11.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4603 sayılı Kanunun 1. maddesinin 5. bendinde belirtilen 399 sayılı KHK'nin bankalar hakkında uygulanmayacağına dair hüküm uyarınca TCK'nun uygulanması açısından memur sayılma olanağı bulunmayan Ziraat Bankası personellerinin Türk Ceza Kanununda yazılı zimmet suçunu işleyemeyeceği, Dairemizce de sonradan benimsenen Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulunun 08.02.2005 gün ve 2005/146-7 ve 04.05.2010 gün ve 2009/7-223 esas, 2010/104 karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; sanık hakkında 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3. maddesi ile 5411 sayılı Bankalar Kanununun 160. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak, lehe olan yasa hükümleri uygulanmadan uygulama yeri bulunmayan nitelikli zimmet suçundan 765 sayılı TCK'nun 202. maddesindeki eylemine karşılık geldiği gerekçesiyle 5237 sayılı TCK'nun 247. maddesi uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/l.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Hükümlülüğe, Hak yoksunluğuna
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-29.01.1990 gün ve 20417 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 399 sayılı KHK'nin 3771 sayılı yasanın 3. maddesiyle yeniden düzenlenen 11/b maddesinde; KİT personelinin, teşebbüslerin ve bağlı ortaklıkların paralarına karşı işledikleri suçlardan dolayı memur sayılarak haklarında 765 sayılı TCK'nun 2. kitap üçüncü ve altıncı bablarındaki hükümlerin uygulanacağı kurala bağlanmış ve buna bağlı olarak Ziraat Bankası personelinin banka parasını mal edinmesinin diğer koşulların oluşması halinde zimmet suçunu oluşturacağı gözetilerek, 4389 sayılı Bankalar Yasasının 22/11. maddesi yollamasıyla anılan banka personelinin zimmet suçlarında daha ağır hükümler taşıyan 765 sayılı TCK'nun 202. maddesinin uygulanması gerekeceği kabul edilmiş ise de; 25.11.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4603 sayılı Kanunun 1. maddesinin 5. bendinde belirtilen 399 sayılı KHK'nin bankalar hakkında uygulanmayacağına dair hüküm uyarınca TCK'nun uygulanması açısından memur sayılma olanağı bulunmayan Ziraat Bankası personellerinin Türk Ceza Kanununda yazılı zimmet suçunu işleyemeyeceği, Dairemizce de sonradan benimsenen Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulunun 08.02.2005 gün ve 2005/146-7 ve 04.05.2010 gün ve 2009/7-223 esas, 2010/104 karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; sanık hakkında 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3. maddesi ile 5411 sayılı Bankalar Kanununun 160. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak, lehe olan yasa hükümleri uygulanmadan uygulama yeri bulunmayan nitelikli zimmet suçundan 765 sayılı TCK'nun 202. maddesindeki eylemine karşılık geldiği gerekçesiyle 5237 sayılı TCK'nun 247. maddesi uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/l.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.