Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/7264 K.2012/20380
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 ve 1567 sayılı kanunlara muhalefet
**HÜKÜM:** Sanık hakkında idari yaptırım kararı verilmesine yer olmadığına, iadeye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
O yer Cumhuriyet Savcısının ve katılanlar vekilinin temyizlerinin vasfa yönelik olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
1-Sanık müdafiinin temyizine göre yapılan incelemede;
Temyiz kapsamına göre sanık müdafiinin gerekçeye yönelmeyen temyizinde sanığın hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteğinin REDDİNE,
2-O yer Cumhuriyet Savcısının ve katılanlar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunun 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5827 sayılı kanunun 1.maddesi ile değişik 3/1.maddesinde yer alan "Bakanlar Kurulunun bu kanun hükümlerine göre yapmış bulunduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idari para cezası ile cezalandırılır." Aynı maddenin 2.fıkrasında "Fiil, 1.maddede yazılı kıymetlerin izinsiz olarak yurttan çıkarılması veya yurda sokulması mahiyetinde ise 21.03.2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümlerine göre suç veya kabahat oluşturmadığı takdirde kişi; eşya ve kıymetlerin rayiç bedeli kadar, teşebbüs halinde bu bedelin yarısı kadar idari para cezası ile cezalandırılır." hükümleri uyarınca, sanığın eylemine uygulanabilecek müeyyide idari para cezasına dönüştürülmüş ve 31.03.2005 günlü mükerrer Resmi Gazetede yayımlanarak 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5326 sayılı Kabahatler kanununun 24.maddesinde kovuşturma konusu eylemin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde idari yaptırım kararının mahkemece verileceği ve anılan yasanın 15.maddesinde düzenlenen içtima hükümleri de gözetilerek, fatura ve belge ibraz edilmeyen suça konu işlenmiş altınların kaynağının belirlenmesi bakımından, sanığın ayrıntılı olarak dinlenilmesi ve tüm deliller tophanarak söz konusu altınların kaçak olup olmadığının tespiti, kaçak olduğunun anlaşılması halinde 5607 sayılı yasa gereğince uygulama yapılması, kaçak olmadığı sonucuna varılması halinde 1567 sayılı yasa uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısının ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 07.06.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : 5607 ve 1567 sayılı kanunlara muhalefet
**HÜKÜM:** Sanık hakkında idari yaptırım kararı verilmesine yer olmadığına, iadeye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
O yer Cumhuriyet Savcısının ve katılanlar vekilinin temyizlerinin vasfa yönelik olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
1-Sanık müdafiinin temyizine göre yapılan incelemede;
Temyiz kapsamına göre sanık müdafiinin gerekçeye yönelmeyen temyizinde sanığın hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteğinin REDDİNE,
2-O yer Cumhuriyet Savcısının ve katılanlar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunun 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5827 sayılı kanunun 1.maddesi ile değişik 3/1.maddesinde yer alan "Bakanlar Kurulunun bu kanun hükümlerine göre yapmış bulunduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idari para cezası ile cezalandırılır." Aynı maddenin 2.fıkrasında "Fiil, 1.maddede yazılı kıymetlerin izinsiz olarak yurttan çıkarılması veya yurda sokulması mahiyetinde ise 21.03.2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümlerine göre suç veya kabahat oluşturmadığı takdirde kişi; eşya ve kıymetlerin rayiç bedeli kadar, teşebbüs halinde bu bedelin yarısı kadar idari para cezası ile cezalandırılır." hükümleri uyarınca, sanığın eylemine uygulanabilecek müeyyide idari para cezasına dönüştürülmüş ve 31.03.2005 günlü mükerrer Resmi Gazetede yayımlanarak 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5326 sayılı Kabahatler kanununun 24.maddesinde kovuşturma konusu eylemin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde idari yaptırım kararının mahkemece verileceği ve anılan yasanın 15.maddesinde düzenlenen içtima hükümleri de gözetilerek, fatura ve belge ibraz edilmeyen suça konu işlenmiş altınların kaynağının belirlenmesi bakımından, sanığın ayrıntılı olarak dinlenilmesi ve tüm deliller tophanarak söz konusu altınların kaçak olup olmadığının tespiti, kaçak olduğunun anlaşılması halinde 5607 sayılı yasa gereğince uygulama yapılması, kaçak olmadığı sonucuna varılması halinde 1567 sayılı yasa uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısının ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 07.06.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.