‹ Ana sayfa
Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/6872 K.2012/8386

Esas No: 2012/6872 · Karar No: 2012/8386 · Karar Tarihi: 16.04.2012
Firar suçundan sanık ...'nin, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 66/1-a 5237 sayılı Kanunun 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Kara Kuvvetleri Komutanlığı 6 ncı Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 11/08/2009 tarihli ve 2009/2081-838 sayılı kararının infazı sırasında hükümlünün cezasının yarısını iyi halli olarak tamamlaması nedeniyle kamuya yararlı bir işte çalıştırılması talebinin reddine dair Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/06/2011 tarihli ve 2011/492 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ve sanığın 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanun'un 105/4. maddesi gereğince kalan cezasını kamuya yararlı bir işte çalışma cezası olarak infaz etmesine ilişkin Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 17/06/2011 tarihli ve 2011/603 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 13.02.2012 gün ve 8688 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.2012 gün ve KYB. 2012-53783 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105. maddesinin 4. fıkrasında "İki yıl veya daha az süre ile hapis cezasına mahkum olanlardan, hükümlülük süresinin yarısını iyi halle geçirenlerin, istekleri bulunmak koşuluyla kendilerinin veya yasal temsilcilerinin veya Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, mahkumiyet sürelerinin geriye kalan yarısını kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına mahkemece karar verilebilir." ile 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun ek 8. maddesinde "26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun genel hükümleri bu Kanunda yer verilen suçlar hakkında da uygulanır. Ancak, bu Kanunun fer'î askeri cezalara ve cezaların ertelenmesine ilişkin hükümleri ile zamanaşımına ilişkin 49 uncu maddesinin (A) bendi hükümleri saklıdır. Sırf askeri suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile ön ödeme hükümleri uygulanmaz. Kamu görevinin üstlenilmesinden yoksun bırakılma veya bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına dair güvenlik tedbirleri, Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları hakkında, öngörülen süre kadar açığa çıkarılma şeklinde uygulanır. Yedek subaylar ile erbaş ve erler hakkında bu tedbirin uygulanması, askerlik hizmetlerinin tamamlanmasından sonra yerine getirilir. Yedek subaylar hariç olmak üzere subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erler ve Milli Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluşunda çalışan sivil personel hakkında, askeri ve adliye mahkemelerince verilen kısa süreli hapis cezaları Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentlerinde yazılı olanlar dışındaki seçenek yaptırımlara çevrilemez. Bu Kanunda alt sınırı belirtilmeyen ağır hapis cezalarının alt sınırları "bir sene" olarak uygulanır.
Bu Kanunda ve diğer ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya kadar, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemeler bakımından bu Kanunun ek 8 ve 9 uncu maddeleri ile 16/6/1964 tarihli ve 477 sayılı Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu, Yargılama Usulü ve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkında Kanunun 63 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu Kanunda yazılı suçlarla ilgili olarak 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin beş ila ondördüncü fıkraları uygulanmaz."
Hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, hapis cezalarına ilişkin olarak, anılan Kanunun 105. maddesinin 4. fıkrasında öngörülen kamuya yararlı bir işte çalıştırma usulünün firar suçunda uygulanmasının mümkün olmadığı cihetle, itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden. REDDİNE, 16.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?