Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/6864 K.2012/8397
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun muhalefet suçundan sanık ...'un, anılan Kanunun 3/5. ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62, 50/1-a, 52. maddeleri uyarınca 3.000,00 ve 80,00 yeni Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, kamunun uğradığı zararının tamamen giderilmesi koşulu gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair, Derik Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2008 tarihli ve 2007/99 esas, 2008/38 sayılı kararını müteakip, sanık tarafından yapılan temyiz talebinin reddine ilişkin, aynı Mahkemenin 14.05.2008 tarihli ve 2008/60 sayılı değişik iş kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 17.06.2009 gün ve 32336 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 14.07.2009 gün ve KYB. 2009-171020 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Gıyapta verilen kararın sanığa, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesi gereğince tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmakta ise de, anılan Kanunun 21. maddesi ile Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinde belirtilen esaslara uyulmadığı, özellikle tebligatta komşu ismi ve imzası bulunmaması karşısında, yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı cihetle, temyiz talebinin kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Gıyapta verilen 10.04.2008 tarihli kararın, sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesi gereğince, 05.05.2008 günü tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmakta ise de, anılan Kanunun 21. maddesi ile Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinde belirtilen esaslara uyulmadığı, özellikle tebligatta komşu ismi ve imzası bulunmaması karşısında, yapılan bu tebligatın geçerli sayılamayacağı cihetle, anılan karar sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden, 13.05.2008 tarihli temyizin süresinde olduğu ve hükmün kesinleşmediği, sonraki işlemlerin ise hukuki dayanaktan yoksun bulunması nedeniyle, sanığın temyiz isteğinin reddine dair 14.05.2008 tarihli ve 2008/60 değişik iş sayılı kararı üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğu ile kaldırılarak 10.04.2008 tarihli ilk karara yönelik yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hakkındaki hükmün istem gibi ONANMASINA, 18.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
Sanık için yapılan tebligat usulüne uygun yapıldığından red kararının onanması gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun red kararının ortadan kaldırılması kararına katılmıyorum.
Mezkür ihbarnamede;
Gıyapta verilen kararın sanığa, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesi gereğince tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmakta ise de, anılan Kanunun 21. maddesi ile Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinde belirtilen esaslara uyulmadığı, özellikle tebligatta komşu ismi ve imzası bulunmaması karşısında, yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı cihetle, temyiz talebinin kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Gıyapta verilen 10.04.2008 tarihli kararın, sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesi gereğince, 05.05.2008 günü tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmakta ise de, anılan Kanunun 21. maddesi ile Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinde belirtilen esaslara uyulmadığı, özellikle tebligatta komşu ismi ve imzası bulunmaması karşısında, yapılan bu tebligatın geçerli sayılamayacağı cihetle, anılan karar sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden, 13.05.2008 tarihli temyizin süresinde olduğu ve hükmün kesinleşmediği, sonraki işlemlerin ise hukuki dayanaktan yoksun bulunması nedeniyle, sanığın temyiz isteğinin reddine dair 14.05.2008 tarihli ve 2008/60 değişik iş sayılı kararı üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğu ile kaldırılarak 10.04.2008 tarihli ilk karara yönelik yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hakkındaki hükmün istem gibi ONANMASINA, 18.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
Sanık için yapılan tebligat usulüne uygun yapıldığından red kararının onanması gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun red kararının ortadan kaldırılması kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.