‹ Ana sayfa
Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/4967 K.2013/21998

Esas No: 2012/4967 · Karar No: 2013/21998 · Karar Tarihi: 18.11.2013
Özet: Uyuşmazlık konusu, 5846 sayılı kanuna ve 5395 sayılı yasanın ilgili maddelerine muhalefet eden iki ayrı suçtan oluşan bir çocuk mahkemesi davasıdır; Mahkeme, sanığın bağımsız olarak işlediği iki eylemi tek bir 5846 sayılı yasa ihlali olarak değerlendirerek, sosyal inceleme raporu eksikliği ve diğer hataları göz önünde bulundurarak hükmü bozmamış, ancak cezanın toplanması ve zarar giderilmesi gerekçeleriyle ilgili kararları yeniden değerlendirmiştir.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SUÇ: 5846 sayılı kanuna muhalefet

HÜKÜM: Sanığın hükümlülüğüne ve müsadereye

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın yaşına göre, CMK.nun 185/1. maddesi uyarınca kapalı yapılması gereken 06.10.2009 tarihli duruşma açık yapılmış ise de, telafisi mümkün olmadığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
1-02.03.2009 tarihli birinci iddianameye konu olay tutanak ve suç tarihinin 22.02.2009; 02.03.2009 tarihli ikinci iddianameye konu olay tutanak ve suç tarihinin ise 24.02.2009 olması karşısında, fiili kesinti oluşturan ilk olay tutanağının düzenlendiği tarihten sonraki bir tarihte sanığın yeni bir karar ve kasıt altında hareket ederek ikinci eylemi gerçekleştirmiş olması nedeniyle, her bir eylemin bağımsız suç teşkil ettiğinin kabulü ile sanığın iki ayrı suçtan mahkumiyeti yerine, TCK.nun 43. maddesi uygulanmak suretiyle teselsülen 5846 sayılı yasaya muhalefet suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Suç tarihlerinde 18 yaşını tamamlamadığı anlaşılan yaşı küçük sanık hakkında sosyal inceleme raporu alınmadığı gibi, alınmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeyerek, 5395 sayılı yasanın 35/3. maddesine muhalefet edilmesi.

Kabul ve uygulamaya göre de;
3-5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK.nun 231/5 madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.

Bu ilkeler çerçevesinde, her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi halinde zararın giderilmesi koşulundan bahsedilebileceği, somut olayda suçun işlenmesi ile ortaya çıkan ölçülebilir bir zarar bulunmadığı halde, zararın giderilmemiş olması gerekçesine dayanılarak ve sanığın yargılama sırasındaki tutum ve davranışları açısından 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesinin uygulama gerekçesiyle çelişki oluşturacak şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4-5237 sayılı TCK'nda cezaların toplanmasına ilişkin düzenlemenin yer almaması, 5275 sayılı yasanın 99/1. maddesinde ise "Bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar." şeklindeki hükmün bulunması karşısında cezaların toplanmasının mümkün olmadığı gözetilmeksizin, sanık hakkında hükmolunan iki ayrı para cezasının toplanması suretiyle tek bir para cezasına hükmedilmesi,
5-El konulan her iki iddianame konusu tüm eşya hakkında bir karar verilmesi yerine, sadece adli emanetin 2009/1824 sırasında kayıtlı numunelerin müsaderesi ile yetinilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca cezada kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 18.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?