Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/4454 K.2013/3975
Özet: (1) Uyuşmazlık, 5237 sayılı TCK ile 765 sayılı TCK’nin uygulanması ve bu çerçevede sanığın hapis cezasının infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin belirlenmesi konusundaki uyuşmazlıktır. (2) Mahkeme, sanığın mükerrir olduğu gerekçesiyle 5237 sayılı TCK’nin 58/7 maddesine göre infaz rejimini uygulamaya karar vererek, denetimli serbestlik tedbirini de buna bağlayarak hükmü bozup düzeltti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 1632 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülüğe, hak yoksunluğuna, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK hükümlerinin karşılaştırılmasının yapılmaması, 765 sayılı TCK'nun 81/1. maddesinin uygulanmasının gerekmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun lehe olduğunun anlaşılması karşısında aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-57 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlüğün ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK'nun lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeyerek sanık hakkında tesis edilen hükmün mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde öngörülen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın güvenlik tedbiri olması nedeniyle aleyhe bozma ve değiştirme yasağına konu olmadığı gözetilerek; erteleme kapsamı dışında kalan uzun süreli hapis cezasıyla cezalandırılan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (c), (d) bentlerinin yanında (e) bendi hükmünün de tatbikine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan aynı Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak, hükümden “Sanığın Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin
1998/568 esas, 1999/1034 karar ve 27.12.1999 gün sayılı ilamı ile verilmiş ilamı nedeniyle TCK’nın 58/2-b maddesi uyarınca mükerrir olduğu anlaşıldığından mükerrir olan sanık hakkında verilen cezanın TCK'nın 58/7. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ilişkin 6. bendin çıkartılması ile 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin 4 ve 5. bentlerin çıkarılarak yerine "5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" şeklinde karar verilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 1632 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülüğe, hak yoksunluğuna, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK hükümlerinin karşılaştırılmasının yapılmaması, 765 sayılı TCK'nun 81/1. maddesinin uygulanmasının gerekmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun lehe olduğunun anlaşılması karşısında aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-57 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlüğün ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK'nun lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeyerek sanık hakkında tesis edilen hükmün mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde öngörülen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın güvenlik tedbiri olması nedeniyle aleyhe bozma ve değiştirme yasağına konu olmadığı gözetilerek; erteleme kapsamı dışında kalan uzun süreli hapis cezasıyla cezalandırılan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (c), (d) bentlerinin yanında (e) bendi hükmünün de tatbikine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan aynı Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak, hükümden “Sanığın Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin
1998/568 esas, 1999/1034 karar ve 27.12.1999 gün sayılı ilamı ile verilmiş ilamı nedeniyle TCK’nın 58/2-b maddesi uyarınca mükerrir olduğu anlaşıldığından mükerrir olan sanık hakkında verilen cezanın TCK'nın 58/7. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ilişkin 6. bendin çıkartılması ile 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin 4 ve 5. bentlerin çıkarılarak yerine "5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" şeklinde karar verilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.