Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/3888 K.2012/6109
Özet: (1) Uyuşmazlık, kaçakçılık suçundan dolayı verilen yerel mahkeme cezasının temyiz edilmesi talebidir; (2) Mahkeme, temyiz isteğini reddederek infazın durdurulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kaçakçılık
HÜKÜM: İnfazın durdurulmasına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Sanık ... müdafiinin temyizine göre yapılan incelemede;
Sanık ... adına hükmü temyiz eden Av. ...'in sanık ... tarafından verilmiş vekaletnamesi veya yetki belgesi bulunmadığı ve müdafii sıfatı da olmadığından temyiz isteğinin 5320 sayılı yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE,
2-Katılan Gümrük İdare temsilcisinin temyizine gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce benimsenen 27.12.2011 tarih 2011/370-2011/302 sayılı kararına göre;
a-Usul işlemleri kural olarak yürürlükteki yasaya göre yapılacaktır.
b-Yürürlükteki yasaya göre yapılmış işlemler, sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle geçerliliğini yitirmeyecektir.
c-Yeni yasanın ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğünden sonra yapılması gerekken usul işlemleri ise yeni yasaya ya da iptal kararıyla ortaya çıkan usule tabi olacaktır.
d-Yeni yasanın uygulanmasında, sanığın leh veya aleyhinde sonuç doğurmasına bakılmayacaktır.
Anayasa Mahkemesi iptal kararının yürürlük tarihinin 07.10.2010 (Resmi Gazetede yayımlandığı 07.10.2009 tarihinden 1 yıl sonra) olması nedeniyle; yerel mahkemenin 19.10.2006 tarihli hükmünün temyize tabi olup olmadığı sorununun, iptal kararıyla ortaya çıkan yeni duruma göre değil, 19.10.2006 tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre belirlenmesi gerekmektedir.
5271 sayılı Yasanın 223 ve 1412 sayılı CYUY'nın 305. maddeleri ile yargısal kararlarda varılan ilkeler dikkate alındığında, 4926 sayılı yasanın 4. maddesi uygulanmak suretiyle hükmolunan ve başkaca herhangi bir hak kısıtlaması doğurmayan 2000 Liraya kadar (2000 Lira dahil) adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükümleri kesin nitelikte olup, bu hükümlere karşı temyiz yasa yoluna başvurulamaz.
Bu itibarla 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı yasanın 3/B maddesi ile değişik CMUK.nun 305/2. maddesi gereğince, hükmün temyiz kabiliyeti bulunmadığından, 5320 sayılı yasanın 8. maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca katılan idare temsilcisinin temyiz inceleme isteğinin REDDİNE, 14.03.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kaçakçılık
HÜKÜM: İnfazın durdurulmasına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Sanık ... müdafiinin temyizine göre yapılan incelemede;
Sanık ... adına hükmü temyiz eden Av. ...'in sanık ... tarafından verilmiş vekaletnamesi veya yetki belgesi bulunmadığı ve müdafii sıfatı da olmadığından temyiz isteğinin 5320 sayılı yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE,
2-Katılan Gümrük İdare temsilcisinin temyizine gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce benimsenen 27.12.2011 tarih 2011/370-2011/302 sayılı kararına göre;
a-Usul işlemleri kural olarak yürürlükteki yasaya göre yapılacaktır.
b-Yürürlükteki yasaya göre yapılmış işlemler, sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle geçerliliğini yitirmeyecektir.
c-Yeni yasanın ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğünden sonra yapılması gerekken usul işlemleri ise yeni yasaya ya da iptal kararıyla ortaya çıkan usule tabi olacaktır.
d-Yeni yasanın uygulanmasında, sanığın leh veya aleyhinde sonuç doğurmasına bakılmayacaktır.
Anayasa Mahkemesi iptal kararının yürürlük tarihinin 07.10.2010 (Resmi Gazetede yayımlandığı 07.10.2009 tarihinden 1 yıl sonra) olması nedeniyle; yerel mahkemenin 19.10.2006 tarihli hükmünün temyize tabi olup olmadığı sorununun, iptal kararıyla ortaya çıkan yeni duruma göre değil, 19.10.2006 tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre belirlenmesi gerekmektedir.
5271 sayılı Yasanın 223 ve 1412 sayılı CYUY'nın 305. maddeleri ile yargısal kararlarda varılan ilkeler dikkate alındığında, 4926 sayılı yasanın 4. maddesi uygulanmak suretiyle hükmolunan ve başkaca herhangi bir hak kısıtlaması doğurmayan 2000 Liraya kadar (2000 Lira dahil) adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükümleri kesin nitelikte olup, bu hükümlere karşı temyiz yasa yoluna başvurulamaz.
Bu itibarla 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı yasanın 3/B maddesi ile değişik CMUK.nun 305/2. maddesi gereğince, hükmün temyiz kabiliyeti bulunmadığından, 5320 sayılı yasanın 8. maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca katılan idare temsilcisinin temyiz inceleme isteğinin REDDİNE, 14.03.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.