Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/3015 K.2012/8400
Alkollü araç kullanmak eyleminden dolayı ... hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48/5.maddesi uyarınca 480 yeni Türk Lirası idari para cezası uygulanmasına ve sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasına dair Kayseri Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünün 18.12.2008 tarihli ve 906370 sayılı idari yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun kabulüne ilişkin KAYSERİ 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 26.04.2010 tarihli ve 2009/443 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 10.11.2011 gün ve 57170 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2012 gün ve KYB. 2011-379481 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Muterize alkollü araç kullanmak eyleminden dolayı idare tarafından uygulanan idari para cezasını müteakip, sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasına da yine idare tarafından karar verilmiş olunması karşısında, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27/8.maddesinde yer alan, "İdari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görülür." şeklindeki düzenleme ile Uyuşmazlık Mahkemesinin sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin davaya bakma görevinin idare mahkemesine ait olduğuna dair 06.03.2006 tarihli ve 2006/7 esas, 2006/27 sayılı kararı nazara alındığında, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, başvurunun esastan incelenerek kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Kayseri 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 26.04.2010 gün ve 2010/443 D.İş sayılı kararının CMK.nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 19.04.2012 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
5560 sayılı Yasa ile değişik 5326 sayılı Yasa'nın 27/8 fıkrasında “idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları BU İŞLEMİN İPTALİ TALEBİ İLE BİRLİKTE idari yargı merciinde görülür” denmektedir. Dava konusu olayla ilgili olarak idari yargıda idari işlemle ilgili olarak bir dava olmaması ve Uyuşmazlık mahkemesinin 05.07.2010 ve 07.02.2011 günlü kararları da dikkate alınarak 5326 sayılı Yasa'nın 5560 sayılı Yasa ile değişik 3.maddesi gereğince sulh ceza mahkemesi görevli olduğu düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
Mezkür ihbarnamede;
Muterize alkollü araç kullanmak eyleminden dolayı idare tarafından uygulanan idari para cezasını müteakip, sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasına da yine idare tarafından karar verilmiş olunması karşısında, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27/8.maddesinde yer alan, "İdari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görülür." şeklindeki düzenleme ile Uyuşmazlık Mahkemesinin sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin davaya bakma görevinin idare mahkemesine ait olduğuna dair 06.03.2006 tarihli ve 2006/7 esas, 2006/27 sayılı kararı nazara alındığında, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, başvurunun esastan incelenerek kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Kayseri 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 26.04.2010 gün ve 2010/443 D.İş sayılı kararının CMK.nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 19.04.2012 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
5560 sayılı Yasa ile değişik 5326 sayılı Yasa'nın 27/8 fıkrasında “idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları BU İŞLEMİN İPTALİ TALEBİ İLE BİRLİKTE idari yargı merciinde görülür” denmektedir. Dava konusu olayla ilgili olarak idari yargıda idari işlemle ilgili olarak bir dava olmaması ve Uyuşmazlık mahkemesinin 05.07.2010 ve 07.02.2011 günlü kararları da dikkate alınarak 5326 sayılı Yasa'nın 5560 sayılı Yasa ile değişik 3.maddesi gereğince sulh ceza mahkemesi görevli olduğu düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.