Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/29062 K.2013/23220
Özet: Uyuşmazlık konusu, 5846 sayılı kanuna muhalefet suçunun yerel mahkemece verilen hükmünün Anayasa ve ilgili yasal düzenlemelere uygunluğuyla ilgilidir. Mahkeme, sanığın hukuki durumunu yeniden takdir etmesi gerektiğini belirterek kararını bozdu ve 5320 sayılı yasa uyarınca 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi gereği hükmü iptal etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5846 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Sanığın hükümlülüğüne, ertelemeye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-5894 sayılı yasanın 13. maddesinin 4. fıkrasında yer alan fiilin 5846 sayılı Yasanın 71. maddesine uyacağına ilişkin yasal düzenlemenin Anayasa Mahkemesi'nin 6.1.2011 tarih ve 2010/19 esas, 2011/6 Karar sayılı kararı ile Anayasa'ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmiş olup, iptal kararının hükümden sonra yürürlüğe girdiği gözetilerek, mahkemesince sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininin gerekmesi,
2-Sanığın savunmasında, suç tarihinden 1,5 yıl önce ...'ı abonelik sözleşmesi yapmadan satın aldığını belirtmesi karşısında, tespiti yapılan cihaz-kart ile ilgili sanık veya bir başkasıyla katılan şirket arasında konut içi veya işyeri kullanım sözleşmesi yapılıp yapılmadığı, bu kartın katılan şirket tarafından abonelik karşılığı verilen orjinal kart niteliğinde olup olmadığı, sözleşmenin bulunmaması halinde sanığın savunmasında belirttiği tarihte bu şekilde hizmet verilip verilmediği hususları belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre,
3-5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK.nun 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi gerekir. Dosya kapsamından suçun niteliği gereği meydana gelen zararın basit bir araştırma ile tespit edilebilecek nitelikte olmadığı ve dosyaya yansıyan tespit edilmiş bir zarar bulunmadığı gözetilmeden mahkemece zararın giderilmediği gerekçesiyle sanık hakkında CMK.nun 231. maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.11.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 5846 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Sanığın hükümlülüğüne, ertelemeye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-5894 sayılı yasanın 13. maddesinin 4. fıkrasında yer alan fiilin 5846 sayılı Yasanın 71. maddesine uyacağına ilişkin yasal düzenlemenin Anayasa Mahkemesi'nin 6.1.2011 tarih ve 2010/19 esas, 2011/6 Karar sayılı kararı ile Anayasa'ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmiş olup, iptal kararının hükümden sonra yürürlüğe girdiği gözetilerek, mahkemesince sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininin gerekmesi,
2-Sanığın savunmasında, suç tarihinden 1,5 yıl önce ...'ı abonelik sözleşmesi yapmadan satın aldığını belirtmesi karşısında, tespiti yapılan cihaz-kart ile ilgili sanık veya bir başkasıyla katılan şirket arasında konut içi veya işyeri kullanım sözleşmesi yapılıp yapılmadığı, bu kartın katılan şirket tarafından abonelik karşılığı verilen orjinal kart niteliğinde olup olmadığı, sözleşmenin bulunmaması halinde sanığın savunmasında belirttiği tarihte bu şekilde hizmet verilip verilmediği hususları belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre,
3-5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK.nun 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi gerekir. Dosya kapsamından suçun niteliği gereği meydana gelen zararın basit bir araştırma ile tespit edilebilecek nitelikte olmadığı ve dosyaya yansıyan tespit edilmiş bir zarar bulunmadığı gözetilmeden mahkemece zararın giderilmediği gerekçesiyle sanık hakkında CMK.nun 231. maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.11.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.