Yargıtay7. Ceza DairesiCeza HukukuTrafik Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/24521 K.2012/25635
Özet: Uyuşmazlık konusu: Bayram Karaarslan’ın beşinci kez alkollü araç kullanması nedeniyle sürücü belgesinin beş yıl süreyle geri alınmasına karar verilmesi; Mahkemenin sonucu: Yargıtay, Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10/07/2012 tarihli ve 2012/311 D.İş sayılı kararıyla sürücü belgesinin beş yıl süreyle geri alınmasını bozdu.
Beşinci kez alkollü araç kullanmak eyleminden dolayı Bayram Karaarslan'ın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48/5. maddesi uyarınca Pursaklar ilçe Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen 25/03/2012 tarihli ve G 936451 sayılı trafik suç tutanağı üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 05/04/2012 tarihli ve 2012/3415 kabahat, 2012/1514 sayılı idarî yaptırım kararıyla 3.600,00 Türk lirası idarî yaptırım uygulanmasını müteakip, sürücü belgesinin 5 yıl süre ile geri alınması talebinin reddine dair Ankara 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 03/07/2012 tarihli ve 2012/3652-3652 değişik iş sayılı kararına karsı yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/07/2012 tarihli ve 2012/311 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 10.09.2012 gün ve 51052 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2012 gün ve KYB. 2012 - 240425 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre sanığın alkollü araç kullanma suçunu daha önce 14/11/2010, 05/08/2011, 18/01/2012, 10/02/2012 tarihlerinde olmak üzere dört kez işlediğinin anlaşılması karşısında, 2918 sayılı Kanun'un 48/5. maddesinde yer alan "... geriye doğru beş yıl içerisinde üç veya daha fazlasında ise, sürücü belgeleri beş yıl süreyle geri alınır..." hükmü uyarınca, mahkemesince sürücü belgesinin 5 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmesi gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.07.2012 gün ve 2012/311 D.İş sayılı kararının CMK'nun 309/4-c maddesi uyarınca aleyhe tesir etmemek üzere BOZULMASINA, 15/10/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
5326 sayılı yasanın 3/a bendi "idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanır" şeklinde düzenlenmiştir.
Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 gün ve 38/55 sayılı kararında ehliyetin geri alınması hükmünün temyizi kabil ve Yargıtay denetimine tabi olduğuna dair bir başka Genel Kurul Kararı gerekçe olarak gösterilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanununun 19. maddesi "saklı tutulan hükümler" başlığı altında diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için (a) (b) (c) (d) bentlerinde belirtilen yaptırımlara ilişkin hükümlerin, ilgili kanunlarda bu kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır şeklinde düzenlenmiş, (c) bendinde de "Ruhsat veya ehliyetin geri alınması yer almış olup, kabahatler kanununda düzenlenen başvuru ve itirazla ilgili hükümlerin uygulanmayacağı açıkça belirtilmiştir.
İzah edilen nedenler karşısında 2918 sayılı yasanın 48. maddesi gereği verilen ehliyetin geri alınması yaptırımı temyize tabi olup asliye cezaya itiraz dilekçesi temyiz dilekçesi olarak görülüp Yargıtaya gönderilmesi gerektiğinden itiraz ile ilgili verilen hüküm hukuken yok hükmünde olduğundan ve sulh ceza kararı da henüz kesinleşmediğinden kanun yararına bozma talebinin reddi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun kabule dair kararına katılmıyorum.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre sanığın alkollü araç kullanma suçunu daha önce 14/11/2010, 05/08/2011, 18/01/2012, 10/02/2012 tarihlerinde olmak üzere dört kez işlediğinin anlaşılması karşısında, 2918 sayılı Kanun'un 48/5. maddesinde yer alan "... geriye doğru beş yıl içerisinde üç veya daha fazlasında ise, sürücü belgeleri beş yıl süreyle geri alınır..." hükmü uyarınca, mahkemesince sürücü belgesinin 5 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmesi gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.07.2012 gün ve 2012/311 D.İş sayılı kararının CMK'nun 309/4-c maddesi uyarınca aleyhe tesir etmemek üzere BOZULMASINA, 15/10/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
5326 sayılı yasanın 3/a bendi "idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanır" şeklinde düzenlenmiştir.
Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 gün ve 38/55 sayılı kararında ehliyetin geri alınması hükmünün temyizi kabil ve Yargıtay denetimine tabi olduğuna dair bir başka Genel Kurul Kararı gerekçe olarak gösterilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanununun 19. maddesi "saklı tutulan hükümler" başlığı altında diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için (a) (b) (c) (d) bentlerinde belirtilen yaptırımlara ilişkin hükümlerin, ilgili kanunlarda bu kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır şeklinde düzenlenmiş, (c) bendinde de "Ruhsat veya ehliyetin geri alınması yer almış olup, kabahatler kanununda düzenlenen başvuru ve itirazla ilgili hükümlerin uygulanmayacağı açıkça belirtilmiştir.
İzah edilen nedenler karşısında 2918 sayılı yasanın 48. maddesi gereği verilen ehliyetin geri alınması yaptırımı temyize tabi olup asliye cezaya itiraz dilekçesi temyiz dilekçesi olarak görülüp Yargıtaya gönderilmesi gerektiğinden itiraz ile ilgili verilen hüküm hukuken yok hükmünde olduğundan ve sulh ceza kararı da henüz kesinleşmediğinden kanun yararına bozma talebinin reddi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun kabule dair kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.