Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/23749 K.2012/29409
Kaçakçılığa konu eşyayı bu özelliğini bilerek ticari amaçla satmak suçundan sanık Orhan Yılmaz'ın, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3/5 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 50 gün karşılığı adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2011 tarihli ve 2010/589 Esas, 2011/41 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.04.201 1 tarihli ve 2011/325 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 17.07.2012 gün ve 42553 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.07.2012 gün ve KYB. 2012-200684 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesince, katılan vekilinin hazır bulunduğu 22.02.2011 tarihli duruşmada sanığın cezalandırılmasına karar verilip söz konusu hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, katılan vekili tarafından 23.02.2011 tarihinde süre tutum dilekçesi verildiği, gerekçeli kararın 16.03.2011 tarihinde tebliği üzerine, katılan vekili Avukat ... imzalı 17.03.2011 tarihli dilekçe ile söz konusu karara Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde itiraz edildiği anlaşılmakla, süre tutum dilekçesinin gözden kaçırılarak itirazın yazılı şekilde süre yönünden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığa isnat edilen suçun niteliğine ve suç tarihine nazaran, sanık hakkında açılan kamu davasına katılma ve itiraz yetkisi Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'na ait olup, anılan kurumun davadan haberdar edilmediği cihetle, henüz kesinleşmiş bir karar bulunmadığı gözetilerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görülmediğinden REDDİNE, 30.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesince, katılan vekilinin hazır bulunduğu 22.02.2011 tarihli duruşmada sanığın cezalandırılmasına karar verilip söz konusu hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, katılan vekili tarafından 23.02.2011 tarihinde süre tutum dilekçesi verildiği, gerekçeli kararın 16.03.2011 tarihinde tebliği üzerine, katılan vekili Avukat ... imzalı 17.03.2011 tarihli dilekçe ile söz konusu karara Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde itiraz edildiği anlaşılmakla, süre tutum dilekçesinin gözden kaçırılarak itirazın yazılı şekilde süre yönünden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığa isnat edilen suçun niteliğine ve suç tarihine nazaran, sanık hakkında açılan kamu davasına katılma ve itiraz yetkisi Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'na ait olup, anılan kurumun davadan haberdar edilmediği cihetle, henüz kesinleşmiş bir karar bulunmadığı gözetilerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görülmediğinden REDDİNE, 30.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.