Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/23728 K.2012/25567
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 179/2-3 ve 50. maddeleri gereğince 1.800,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 20/03/2012 tarihli ve 2011/299 esas, 2012/1038 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 14.08.2012 gün ve 47976 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 31.08.2012 gün ve KYB. 2012-224385 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma olarak tespit edilen eyleminden dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/2-3. maddesine göre 1.800,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmiş ise de; kararın gerekçe bölümünde asgari hadden uzaklaşıldığına ilişkin bir ibare bulunmadığı gibi, hüküm kısmında da cezanın teşdiden uygulandığına dair bir ifade bulunmaması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 49/1. maddesi uyarınca temel ceza olarak tespit edilecek 1 ay hapis üzerinden belirlenen ceza ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle hesaplanacak adli para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
İddianamedeki anlatım ve nitelendirmeye, hükmün konusuna, Yargıtay Kanunun 14. Maddesine göre, temyiz inceleme görevi, Yargıtay Yüksek 12. Ceza Dairesine ait bulunduğundan, dosyanın anılan daireye sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma olarak tespit edilen eyleminden dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/2-3. maddesine göre 1.800,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmiş ise de; kararın gerekçe bölümünde asgari hadden uzaklaşıldığına ilişkin bir ibare bulunmadığı gibi, hüküm kısmında da cezanın teşdiden uygulandığına dair bir ifade bulunmaması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 49/1. maddesi uyarınca temel ceza olarak tespit edilecek 1 ay hapis üzerinden belirlenen ceza ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle hesaplanacak adli para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
İddianamedeki anlatım ve nitelendirmeye, hükmün konusuna, Yargıtay Kanunun 14. Maddesine göre, temyiz inceleme görevi, Yargıtay Yüksek 12. Ceza Dairesine ait bulunduğundan, dosyanın anılan daireye sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.