Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/22594 K.2012/25580
Özet: Uyuşmazlık konusu, petrol kaçakçılığı suçundan sanıkların yargılamasında mahkemenin görevsizliği ve dosyanın yanlış mahkemeye gönderilmesiyle ilgili kanunlara uygunluk sorunudur. Mahkeme, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu hükümlerine dayanarak, dosyanın Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğini belirleyerek görevsizlik kararını bozmaktadır.
Petrol kaçakçılığı suçundan sanık ..., Mehmet Şehirali ve Erol Erdem haklarında yapılan yargılama sırasında mahkemenin görevsizliğine, dosyanın yetkili ve görevli Körfez 1.Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair Körfez 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2010 tarihli ve 2010/293 esas, 2010/284 sayılı kararını müteakip, dosyanın gönderildiği Körfez 1.Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29.12.2010 tarihli ve 2010/48 esas, 2010/473 sayılı görevsizlik kararı üzerine oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın tevdi edildiği KOCAELİ 1.Ağır Ceza Mahkemesince verilen, Körfez 2.Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına ilişkin, 15.03.2011 tarihli ve 2011/414 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 28.06.2012 gün ve 39419 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.07.2012 gün ve KYB. 2012-186636 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Suç ve karar tarihlerinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 17.maddesinin 2.fıkrasında "Bu kanun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye ceza mahkemelerinde görülür. Ancak bu suçlarla bağlantılı olarak resmi belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir." hükmünün yer aldığı; Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 24.07.2007 tarihli ve 346 sayılı kararı ile kaçakçılık suçlarına, "yargılama yapacak yerde birden fazla asliye ceza ve ağır ceza mahkemeleri varsa 1 numaralı asliye ceza ve ağır ceza mahkemelerinin bakmasını..." kararlaştırıldığı, bu durum karşısında davaya bakma görevinin 1 numaralı Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun ek 5.maddesinde kaçakçılığın özel bir türü olarak petrol kaçakçılığı suçu düzenlenmiş, anılan yasanın ek 3.maddesinde ise kaçak petrole ilişkin olarak bu Kanunda yer almayan hususlarda, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Bu düzenleme karşısında söz konusu atfın, Kaçakçılıkla Müadele Kanununun kaçak petrole uygulanabilecek tüm hükümlerine yönelik olduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununda davaya bakmakla görevli mahkemelerin belirlenmemesi ve yapılan atıf nedeniyle, bu davalara bakacak mahkemelerin görevleri ile ilgili olarak Kaçakçılıkla Mücadele Kanunundaki düzenlemenin uygulanması gerekmektedir.
Suç ve karar tarihlerinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 17.maddesinin 2.fıkrasında "Bu kanun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür. Ancak bu suçlarla bağlantılı olarak resmi belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir." hükmü bulunmaktadır.
Bu kurala göre kaçakçılık davalarının uzman mahkemelerde görülmesinin amaçlandığı açıktır.
Nitekim, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 17/2.maddesi uyarınca, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, 24.07.2007 gün ve 346 sayılı kararı ile; kaçakçılık suçlarına, "yargılama yapacak yerde birden fazla asliye ceza veya ağır ceza mahkemeleri varsa 1 numaralı asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinin bakmasını..." kararlaştırmıştır.
Bu durum karşısında, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun ek 5.maddesi uyarınca açılan kamu davasına bakma görevi 1 nolu Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğundan ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, Kocaeli 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2011 gün ve 2011/414 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 15.10.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Suç ve karar tarihlerinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 17.maddesinin 2.fıkrasında "Bu kanun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye ceza mahkemelerinde görülür. Ancak bu suçlarla bağlantılı olarak resmi belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir." hükmünün yer aldığı; Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 24.07.2007 tarihli ve 346 sayılı kararı ile kaçakçılık suçlarına, "yargılama yapacak yerde birden fazla asliye ceza ve ağır ceza mahkemeleri varsa 1 numaralı asliye ceza ve ağır ceza mahkemelerinin bakmasını..." kararlaştırıldığı, bu durum karşısında davaya bakma görevinin 1 numaralı Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun ek 5.maddesinde kaçakçılığın özel bir türü olarak petrol kaçakçılığı suçu düzenlenmiş, anılan yasanın ek 3.maddesinde ise kaçak petrole ilişkin olarak bu Kanunda yer almayan hususlarda, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Bu düzenleme karşısında söz konusu atfın, Kaçakçılıkla Müadele Kanununun kaçak petrole uygulanabilecek tüm hükümlerine yönelik olduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununda davaya bakmakla görevli mahkemelerin belirlenmemesi ve yapılan atıf nedeniyle, bu davalara bakacak mahkemelerin görevleri ile ilgili olarak Kaçakçılıkla Mücadele Kanunundaki düzenlemenin uygulanması gerekmektedir.
Suç ve karar tarihlerinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 17.maddesinin 2.fıkrasında "Bu kanun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür. Ancak bu suçlarla bağlantılı olarak resmi belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir." hükmü bulunmaktadır.
Bu kurala göre kaçakçılık davalarının uzman mahkemelerde görülmesinin amaçlandığı açıktır.
Nitekim, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 17/2.maddesi uyarınca, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, 24.07.2007 gün ve 346 sayılı kararı ile; kaçakçılık suçlarına, "yargılama yapacak yerde birden fazla asliye ceza veya ağır ceza mahkemeleri varsa 1 numaralı asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinin bakmasını..." kararlaştırmıştır.
Bu durum karşısında, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun ek 5.maddesi uyarınca açılan kamu davasına bakma görevi 1 nolu Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğundan ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, Kocaeli 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2011 gün ve 2011/414 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 15.10.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.