Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/22593 K.2012/25861
Özet: Uyuşmazlık, 4320 sayılı Ailenin Korunması Dair Kanun'un yürürlükten kaldırılması nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi talebine ilişkin; Mahkeme, Yüksek Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemini kabul ederek Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesi kararını bozdurmuş ve dosyayı görevli Aile Mahkemesine iade etmiştir.
4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun'a muhalefet suçundan sanık ...'nın, anılan Kanunu'nun 2/son, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1 ve 52/1. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Küçükçekmece 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 09/02/2012 tarihli ve 2012/44-181 sayılı kararını müteakip, 4320 sayılı Kanun'un 20/03/2012 tarihli ve 28239 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/03/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 23. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığından bahisle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi talebi üzerine, verilen mahkumiyet hükmünün aynen infazına ilişkin aynı Mahkemenin 03/05/2012 tarihli ek kararına yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına, görevsizlik kararı verilip dosyanın görevli Aile Mahkemesine gönderilmek üzere iadesine dair mercii Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/05/2012 tarihli ve 2012/101 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 03.07.2012 gün ve 40184 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.07.2012 gün ve KYB. 2012-186632 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Küçükçekmece 6. Sulh Ceza Mahkemesince, 6284 sayılı Kanun'un "Bu Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce 4320 sayılı Kanun hükümlerine göre verilen kararların uygulanmasına devam olunur" şeklindeki 23/1. maddesinden bahisle mahkumiyet hükmünün İnfazının devamına karar verilmiş ise de, uygulanmasına devam olunacak kararların 4320 sayılı Kanun kapsamında verilen koruma ve tedbir kararları olarak anlaşılması gerektiği, 4320 sayılı Kanun ile koruma kararına aykırı davrananlar için üç aydan altı aya kadar hapis cezası öngörülmüş iken 6284 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinde üç günden on güne kadar zorlama hapsinin öngörülmüş olduğu, bu haliyle işlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimsenin cezalandıramayacağına ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamayacağına ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamında ilk kararı veren Sulh Ceza Mahkemesince bir uyarlama yargılaması yapılarak karar verilmesi gerekeceği gözetilmeksizin yapılan itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozma istemine konu ihbarname içeriğinde belirtilen neden yerinde görüldüğünden Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/05/2012 tarih ve 2012/101 D. iş sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 17.10.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Küçükçekmece 6. Sulh Ceza Mahkemesince, 6284 sayılı Kanun'un "Bu Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce 4320 sayılı Kanun hükümlerine göre verilen kararların uygulanmasına devam olunur" şeklindeki 23/1. maddesinden bahisle mahkumiyet hükmünün İnfazının devamına karar verilmiş ise de, uygulanmasına devam olunacak kararların 4320 sayılı Kanun kapsamında verilen koruma ve tedbir kararları olarak anlaşılması gerektiği, 4320 sayılı Kanun ile koruma kararına aykırı davrananlar için üç aydan altı aya kadar hapis cezası öngörülmüş iken 6284 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinde üç günden on güne kadar zorlama hapsinin öngörülmüş olduğu, bu haliyle işlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimsenin cezalandıramayacağına ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamayacağına ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamında ilk kararı veren Sulh Ceza Mahkemesince bir uyarlama yargılaması yapılarak karar verilmesi gerekeceği gözetilmeksizin yapılan itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozma istemine konu ihbarname içeriğinde belirtilen neden yerinde görüldüğünden Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/05/2012 tarih ve 2012/101 D. iş sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 17.10.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.