Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/2238 K.2013/9489
Özet: Uyuşmazlık, 4926 sayılı Kaçakçılık Kanunu kapsamında sanıkların adli para cezası ve hürriyet kısıtlamasıyla ilgili temyiz taleplerinin değerlendirilmesidir; mahkeme, temyiz taleplerini reddederek kararın bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4926 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Sanıkların hükümlülüklerine ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan ... idaresi vekilinin 27.05.2009 havale tarihli dilekçe ile temyiz talebinden vazgeçtiği görülmekle, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ...'un temyiz taleplerine yönelik yapılan incelemede;
Sanık ...'un yokluğunda verilen karar 7201 sayılı yasanın 35. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, gıyabi kararın tebliğ edildiği adresin daha önce usulüne uygun olarak tebligat yapılan bir adres olmadığı cihetle, sanığın temyiz inceleme talebinin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre sanıklar ... ve ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebi yerinde görülmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
1-10.04.2006 tarihli keşifte refakate alınan bilirkişinin dava konusu eşyaların CİF değerinin 11.150 TL olarak tespit ettiği, bu değere göre tanzim edilen tespit varakasında gümrüklenmiş değerin 13.157 TL olarak gösterildiği; 19.06.2006 tarihli keşifte atanan bilirkişinin ise eşyaların CİF değerini 17.145 TL olarak saptadığı, bu değere göre tanzim edilen tespit varakasında ise gümrüklenmiş değerin 20.231 TL olarak gösterildiği ve yüksek olan son gümrüklenmiş değere göre hüküm kurulduğu görülmüş olup, bilirkişilerce düzenlenen raporlar arasındaki çelişkinin giderildikten sonra gümrük idaresine hesaplattırılacak gümrüklenmiş değer üzerinden yeniden önödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanıklar lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ... müdafiinin ve sanık ...'un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden. 5320 sayılı yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.04.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 4926 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Sanıkların hükümlülüklerine ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan ... idaresi vekilinin 27.05.2009 havale tarihli dilekçe ile temyiz talebinden vazgeçtiği görülmekle, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ...'un temyiz taleplerine yönelik yapılan incelemede;
Sanık ...'un yokluğunda verilen karar 7201 sayılı yasanın 35. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, gıyabi kararın tebliğ edildiği adresin daha önce usulüne uygun olarak tebligat yapılan bir adres olmadığı cihetle, sanığın temyiz inceleme talebinin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre sanıklar ... ve ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebi yerinde görülmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
1-10.04.2006 tarihli keşifte refakate alınan bilirkişinin dava konusu eşyaların CİF değerinin 11.150 TL olarak tespit ettiği, bu değere göre tanzim edilen tespit varakasında gümrüklenmiş değerin 13.157 TL olarak gösterildiği; 19.06.2006 tarihli keşifte atanan bilirkişinin ise eşyaların CİF değerini 17.145 TL olarak saptadığı, bu değere göre tanzim edilen tespit varakasında ise gümrüklenmiş değerin 20.231 TL olarak gösterildiği ve yüksek olan son gümrüklenmiş değere göre hüküm kurulduğu görülmüş olup, bilirkişilerce düzenlenen raporlar arasındaki çelişkinin giderildikten sonra gümrük idaresine hesaplattırılacak gümrüklenmiş değer üzerinden yeniden önödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanıklar lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ... müdafiinin ve sanık ...'un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden. 5320 sayılı yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.04.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.