Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/22109 K.2012/29207
Özet: Başvuran Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 23.05.2012 tarihli Asliye Ceza Mahkemesi kararına itiraz etmiş; mahkeme, itirazın yerinde görülmediğini, kararın düzeltilmesine gerek olmadığını karara varmış ve dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderme kararı almıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere
İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Dairemizin 23.05.2012 tarih ve 2010/3480 Esas-2012/16861 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.07.2012 tarih ve 7-2008/238660 sayılı yazısı ile itirazda bulunulduğu anlaşılmakla;
Yapılan yeniden inceleme sonucunda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden, 6352 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 308/3. maddesi gözetilerek,
Dairemizin 23.05.2012 tarih ve 2010/3480 Esas-2012/16861 Karar sayılı kararının düzeltilmesine yer olmadığına, itiraz konusunda karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
İstinabe, görülmekte olan bir davada, talimatların yerine getirilmesi için bir mahkemenin başka bir mahkemeden hukuki yardım talep etmesidir ve CMK’nun 196. maddesinde düzenlenmiştir. İstinabe yoluyla sanığın sorgusunun yapılabilmesi için sanığın rızasının bulunması gerekir. Somut olayda sanığın savunmasını talimat mahkemesinde verdiği, daha sonraki aşamalarda aksi yönde herhangi bir itirazının söz konusu olmadığı ve sanığın zımni olarak rızasının kabulünün gerekeceği görüşüyle sayın çoğunluğun bozma düşüncesine katılmıyorum.
SUÇ: 5607 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere
İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Dairemizin 23.05.2012 tarih ve 2010/3480 Esas-2012/16861 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.07.2012 tarih ve 7-2008/238660 sayılı yazısı ile itirazda bulunulduğu anlaşılmakla;
Yapılan yeniden inceleme sonucunda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden, 6352 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 308/3. maddesi gözetilerek,
Dairemizin 23.05.2012 tarih ve 2010/3480 Esas-2012/16861 Karar sayılı kararının düzeltilmesine yer olmadığına, itiraz konusunda karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
İstinabe, görülmekte olan bir davada, talimatların yerine getirilmesi için bir mahkemenin başka bir mahkemeden hukuki yardım talep etmesidir ve CMK’nun 196. maddesinde düzenlenmiştir. İstinabe yoluyla sanığın sorgusunun yapılabilmesi için sanığın rızasının bulunması gerekir. Somut olayda sanığın savunmasını talimat mahkemesinde verdiği, daha sonraki aşamalarda aksi yönde herhangi bir itirazının söz konusu olmadığı ve sanığın zımni olarak rızasının kabulünün gerekeceği görüşüyle sayın çoğunluğun bozma düşüncesine katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.