Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/21400 K.2012/24268
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 5179 sayılı Kanuna (ve sonrasında yürürlükten kaldırılan 5996 sayılı yasa) karşı bir suç işlemesi ve bu nedenle sulh ceza mahkemesi tarafından verilen hükümle ilgilidir. Mahkeme, sanığın hapis cezası, hak yoksunluğu, denetimli serbestlik tedbiri ve mükerrer infaz rejimine tabi tutulmasını onaylayarak kararını sürdürmüştür.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5179 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Sanığın hükümlülüğüne, hak yoksunluğuna, denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç ve karar tarihi itibariyle 5179 sayılı Kanunun 29/ı.maddesinde öngörülen cezanın miktarına göre sulh ceza mahkemesi görevli ise de,
Hükümden sonra, 13.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren ve 5179 sayılı yasayı yürürlükten kaldıran 5996 sayılı yasanın 40/1-a maddesine göre Türk Ceza Kanununun "Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar" başlıklı bölümünde yer alan hükümlere göre cezalandırılacağı düzenlenmiş olup; 5237 sayılı TCK.nun 186/1. maddesinde "Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş, değiştirilmiş her tür yenilecek veya içilecek şeyleri veya ilaçları satan, tedarik eden, bulunduran kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis veya binbeşyüz güne kadar adli para cezası" öngörüldüğünden, anılan hapis cezasının üst sınırı itibariyle suç tarihine göre lehe yasanın belirlenip uygulanması bakımından davaya bakma görevinin 5235 sayılı yasanın 11. maddesi uyarınca asliye ceza mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek 5728 sayılı yasanın geçici 2. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmesinin gerekmesi,
Kabule göre;
İl Tarım Müdürlüğü yazısında sanığa ait işyerinde üretilen peynirlerin e.coli yönünden TGK limitlerine uygun olmadığının belirtildiği, ekindeki analiz raporlarında ise bu hususta bir açıklama bulunmadığı ve 5179 sayılı yasada düzenlenen ve sağlığa aykırılık teşkil etmeyen tüm eylemlerin idari ceza gerektirdiği cihetle, analiz raporunda yazılı değerlere göre numunenin 5179 sayılı yasanın 18. maddesinde belirtilen sağlığa zararlı nitelikte olup olmadığı ve sonucuna göre eylemin adli yada idari cezalardan hangisini gerektirdiği belirlenip bir karar verilmesinin gerekmesi,
Bozmayı icabettirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.09.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 5179 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Sanığın hükümlülüğüne, hak yoksunluğuna, denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç ve karar tarihi itibariyle 5179 sayılı Kanunun 29/ı.maddesinde öngörülen cezanın miktarına göre sulh ceza mahkemesi görevli ise de,
Hükümden sonra, 13.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren ve 5179 sayılı yasayı yürürlükten kaldıran 5996 sayılı yasanın 40/1-a maddesine göre Türk Ceza Kanununun "Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar" başlıklı bölümünde yer alan hükümlere göre cezalandırılacağı düzenlenmiş olup; 5237 sayılı TCK.nun 186/1. maddesinde "Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş, değiştirilmiş her tür yenilecek veya içilecek şeyleri veya ilaçları satan, tedarik eden, bulunduran kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis veya binbeşyüz güne kadar adli para cezası" öngörüldüğünden, anılan hapis cezasının üst sınırı itibariyle suç tarihine göre lehe yasanın belirlenip uygulanması bakımından davaya bakma görevinin 5235 sayılı yasanın 11. maddesi uyarınca asliye ceza mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek 5728 sayılı yasanın geçici 2. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmesinin gerekmesi,
Kabule göre;
İl Tarım Müdürlüğü yazısında sanığa ait işyerinde üretilen peynirlerin e.coli yönünden TGK limitlerine uygun olmadığının belirtildiği, ekindeki analiz raporlarında ise bu hususta bir açıklama bulunmadığı ve 5179 sayılı yasada düzenlenen ve sağlığa aykırılık teşkil etmeyen tüm eylemlerin idari ceza gerektirdiği cihetle, analiz raporunda yazılı değerlere göre numunenin 5179 sayılı yasanın 18. maddesinde belirtilen sağlığa zararlı nitelikte olup olmadığı ve sonucuna göre eylemin adli yada idari cezalardan hangisini gerektirdiği belirlenip bir karar verilmesinin gerekmesi,
Bozmayı icabettirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.09.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.