Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/2124 K.2013/7634
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4926 sayılı Yasaya aykırılık
**HÜKÜM:** Hükümlülüğe, müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Katılan vekilinin temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;
Katılan vekilinin 21.07.2009 havale tarihli temyizden vazgeçme dilekçesi ile temyiz isteğinden vazgeçtiğinden dosyanın incelenmeksizin mahalline iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2-Sanık ...'ın temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;
a-)Soruşturma evresinde, 4926 sayılı yasanın 34.maddesi uyarınca sanıklara 29.08.2006 tarihinde tebliğ edilen ödeme önerisi üzerine anılan maddedeki 30 günlük süre beklenmeden dava açılmış olup, sanığa yeniden ödeme önerisi tebliğ edilip, sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, ödeme önerisine uyulmadığından bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi,
b-)4926 sayılı yasanın 34.maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir" düzenlemesindeki "Gümrük İdaresince" ibaresinin hükümden önce 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğundan, dava konusu eşyanın, konusunda uzman bilirkişiye incelettirilip cif değerinin belirlenmesi ve bu miktar üzerinden gümrük idaresine hesaplattırılacak gümrüklenmiş değer üzerinden yeniden önödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3-Dairemizce de benimsenen Y.C.G.K.'nun 25.12.2012 gün ve 2012/1404-1872 sayılı kararında belirtildiği üzere;
4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nun 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.03.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : 4926 sayılı Yasaya aykırılık
**HÜKÜM:** Hükümlülüğe, müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Katılan vekilinin temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;
Katılan vekilinin 21.07.2009 havale tarihli temyizden vazgeçme dilekçesi ile temyiz isteğinden vazgeçtiğinden dosyanın incelenmeksizin mahalline iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2-Sanık ...'ın temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;
a-)Soruşturma evresinde, 4926 sayılı yasanın 34.maddesi uyarınca sanıklara 29.08.2006 tarihinde tebliğ edilen ödeme önerisi üzerine anılan maddedeki 30 günlük süre beklenmeden dava açılmış olup, sanığa yeniden ödeme önerisi tebliğ edilip, sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, ödeme önerisine uyulmadığından bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi,
b-)4926 sayılı yasanın 34.maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir" düzenlemesindeki "Gümrük İdaresince" ibaresinin hükümden önce 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğundan, dava konusu eşyanın, konusunda uzman bilirkişiye incelettirilip cif değerinin belirlenmesi ve bu miktar üzerinden gümrük idaresine hesaplattırılacak gümrüklenmiş değer üzerinden yeniden önödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3-Dairemizce de benimsenen Y.C.G.K.'nun 25.12.2012 gün ve 2012/1404-1872 sayılı kararında belirtildiği üzere;
4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nun 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.03.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.