Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku Trafik Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/19697 K.2012/25981
Özet: Uyuşmazlık, üçüncü kez alkollü araç kullanan sürücünün ehliyetinin beş yıl süreyle geri alınmasına ilişkin idari yaptırım kararının kanun yararına bozulmasını talep etmesidir. Mahkeme, Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 22/03/2012 tarihli ve 2012/151 D.İş sayılı kararını kanun yararına bozarak ehliyetin geri alınması yaptırımının iptalini kabul etti.
Üçüncü kez alkollü araç kullanmak eyleminden dolayı ... hakkında, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48/5. maddesi uyarınca 3,600,00 Türk lirası idari para cezası uygulanmasına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 11/01/2011 tarihli ve 2011/264-242 sayılı idari yaptırım kararının müteakip, sürücü belgesinin 5 yıl süre ile geri alınması talebinin reddine dair Ankara 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 09/02/2012 tarihli ve 2011/3606-3606 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/03/2012 tarihli ve 2012/151 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 01.06.2012 gün ve 32672 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2012 gün ve KYB. 2012-152256 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 24/12/2007 tarihinde birinci kez, 16/08/2009 tarihinde ikinci kez alkollü araç kullanırken yakalanarak trafik görevlilerince geçici olarak sürücü belgesi geri alınan ...'ın, 04/01/2011 tarihinde üçüncü kez alkollü araç kullanerken yakalanması karşısında, 2918 sayılı Kanun'un 48/5. maddesinde yer alan "Yönetmelik ile belirtilen miktarların üzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilen sürücülerin, suçun işlendiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde; birinci defasında sürücü belgeleri altı ay süreyle geri alınır ve haklarında 265.300.000 Lira para cezası uygulanır. İkinci defasında sürücü belgeleri iki yıl süreyle geri alınır ve haklarında 332.600.000 Lira para cezası uygulanır ve bu sürücüler Sağlık Bakanlığınca, esas ve usulleri Sağlık ve içişleri Bakanlıklarınca çıkarılacak yönetmelikte gösterilen sürücü davranışlarını geliştirme eğitimine tabi tutulurlar, eğitimi başarıyla tamamlayanların belgeleri süresi sonunda iade edilir. Üç veya üçten fazlasında ise, sürücü belgeleri beş yıl süreyle geri alınır ve altı aydan aşağı olmamak üzere hafif hapis cezası ile birlikte 532.600.000 Lira hafif para cezası uygulanır. Ayrıca, psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesinin yapılmasına dair esas ve usuller yönetmelikte gösterilir," şeklindeki düzenlemeye nazaran, üç veya üçten fazla alkollü araç kullanma eylemlerinde aynı madde hükmünün uygulanması gerekeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2012 tarih ve 2012/151 D.İş sayılı kararının CMK.nın 309/4-c maddesi uyarınca aleyhe tesir etmemek üzere BOZULMASINA, 17.10.2012 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
5326 sayılı yasanın 3/a bendi "idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanır" şeklinde düzenlenmiştir.
Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 gün ve 38/55 sayılı kararında ehliyetin geri alınması hükmünün temyizi kabil ve Yargıtay denetimine tabi olduğuna dair bir başka Genel Kurul Kararı gerekçe olarak gösterilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanununun 19. maddesi "saklı tutulan hükümler" başlığı altında diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için (a) (b) (c) (d) bentlerinde belirtilen yaptırımlara ilişkin hükümlerin, ilgili kanunlarda bu kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır şeklinde düzenlenmiş, (c) bendinde de "Ruhsat veya ehliyetin geri alınması yer almış olup, kabahatler kanununda düzenlenen başvuru ve itirazla ilgili hükümlerin uygulanmayacağı açıkça belirtilmiştir.
İzah edilen nedenler karşısında 2918 sayılı yasanın 48. maddesi gereği verilen ehliyetin geri alınması yaptırımı temyize tabi olup asliye cezaya itiraz dilekçesi temyiz dilekçesi olarak görülüp Yargıtaya gönderilmesi gerektiğinden itiraz ile ilgili verilen hüküm hukuken yok hükmünde olduğundan ve sulh ceza kararı da henüz kesinleşmediğinden kanun yararına bozma talebinin reddi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun kabule dair kararına katılmıyorum.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 24/12/2007 tarihinde birinci kez, 16/08/2009 tarihinde ikinci kez alkollü araç kullanırken yakalanarak trafik görevlilerince geçici olarak sürücü belgesi geri alınan ...'ın, 04/01/2011 tarihinde üçüncü kez alkollü araç kullanerken yakalanması karşısında, 2918 sayılı Kanun'un 48/5. maddesinde yer alan "Yönetmelik ile belirtilen miktarların üzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilen sürücülerin, suçun işlendiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde; birinci defasında sürücü belgeleri altı ay süreyle geri alınır ve haklarında 265.300.000 Lira para cezası uygulanır. İkinci defasında sürücü belgeleri iki yıl süreyle geri alınır ve haklarında 332.600.000 Lira para cezası uygulanır ve bu sürücüler Sağlık Bakanlığınca, esas ve usulleri Sağlık ve içişleri Bakanlıklarınca çıkarılacak yönetmelikte gösterilen sürücü davranışlarını geliştirme eğitimine tabi tutulurlar, eğitimi başarıyla tamamlayanların belgeleri süresi sonunda iade edilir. Üç veya üçten fazlasında ise, sürücü belgeleri beş yıl süreyle geri alınır ve altı aydan aşağı olmamak üzere hafif hapis cezası ile birlikte 532.600.000 Lira hafif para cezası uygulanır. Ayrıca, psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesinin yapılmasına dair esas ve usuller yönetmelikte gösterilir," şeklindeki düzenlemeye nazaran, üç veya üçten fazla alkollü araç kullanma eylemlerinde aynı madde hükmünün uygulanması gerekeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2012 tarih ve 2012/151 D.İş sayılı kararının CMK.nın 309/4-c maddesi uyarınca aleyhe tesir etmemek üzere BOZULMASINA, 17.10.2012 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
5326 sayılı yasanın 3/a bendi "idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanır" şeklinde düzenlenmiştir.
Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 gün ve 38/55 sayılı kararında ehliyetin geri alınması hükmünün temyizi kabil ve Yargıtay denetimine tabi olduğuna dair bir başka Genel Kurul Kararı gerekçe olarak gösterilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanununun 19. maddesi "saklı tutulan hükümler" başlığı altında diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için (a) (b) (c) (d) bentlerinde belirtilen yaptırımlara ilişkin hükümlerin, ilgili kanunlarda bu kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır şeklinde düzenlenmiş, (c) bendinde de "Ruhsat veya ehliyetin geri alınması yer almış olup, kabahatler kanununda düzenlenen başvuru ve itirazla ilgili hükümlerin uygulanmayacağı açıkça belirtilmiştir.
İzah edilen nedenler karşısında 2918 sayılı yasanın 48. maddesi gereği verilen ehliyetin geri alınması yaptırımı temyize tabi olup asliye cezaya itiraz dilekçesi temyiz dilekçesi olarak görülüp Yargıtaya gönderilmesi gerektiğinden itiraz ile ilgili verilen hüküm hukuken yok hükmünde olduğundan ve sulh ceza kararı da henüz kesinleşmediğinden kanun yararına bozma talebinin reddi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun kabule dair kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.