Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/1963 K.2012/22648
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4389 sayılı yasaya aykırılık
**HÜKÜM:** Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1.) Zimmet suçunun konusu olan sanığın 4389 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden sonra gerçekleştirdiği işlemlerde, mudiler adına atılan imzaların kimin eli ürünü olduğu, sanık tarafından atılmış iseler aldatıcılık kabiliyeti olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Başkanlığı Grafoloji bölümüne inceleme yaptırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre;
2.) Suç tarihinde yürürlükte bulunan 4389 sayılı yasanın 22/3. ve 765 sayılı TCK.nun 80.maddelerinin uygulanmasının sanık lehine olduğunun gözetilmemesi,
3.)Banka zararının ödettirilmesine karar verildiği halde nisbi harca hükmedilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiininin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMK.nun 321.maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 05/07/2012 gününde 1.bozma nedeni oyçokluğuyla, diğer bozma nedenleri oybirliğiyle karar verildi.
(Muhalif
KARŞI OY
4389 sayılı yasanın 24/1.fıkraya göre; "Bu kanunda belirtilen suçlara ilişkin kovuşturma yapılması kurum ve fon tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır" denmiş olmasına, kurum ya da fon'un başvurusu olmamasına, bakmaksızın şikayetçinin suçun ortaya çıkmasından yaklaşık dört yıl sonra şikayette bulunulmasına göre sanığın mahkumiyetine karar verilmeyeceği,
Kabule göre de; 20/08/2002 günü zimmete geçirilen miktar için atılan imza müdinin imzasına benzemesi nedeniyle nitelikli zimmet, 28/08/2002'de zimmete geçirilen miktar için atılan imza ise müdilin imzasına bezemediğinden adi zimmet suçunu oluşturacağı düşüncesiyle çoğunluğun bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine dair çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
SUÇ : 4389 sayılı yasaya aykırılık
**HÜKÜM:** Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1.) Zimmet suçunun konusu olan sanığın 4389 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden sonra gerçekleştirdiği işlemlerde, mudiler adına atılan imzaların kimin eli ürünü olduğu, sanık tarafından atılmış iseler aldatıcılık kabiliyeti olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Başkanlığı Grafoloji bölümüne inceleme yaptırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre;
2.) Suç tarihinde yürürlükte bulunan 4389 sayılı yasanın 22/3. ve 765 sayılı TCK.nun 80.maddelerinin uygulanmasının sanık lehine olduğunun gözetilmemesi,
3.)Banka zararının ödettirilmesine karar verildiği halde nisbi harca hükmedilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiininin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMK.nun 321.maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 05/07/2012 gününde 1.bozma nedeni oyçokluğuyla, diğer bozma nedenleri oybirliğiyle karar verildi.
(Muhalif
KARŞI OY
4389 sayılı yasanın 24/1.fıkraya göre; "Bu kanunda belirtilen suçlara ilişkin kovuşturma yapılması kurum ve fon tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır" denmiş olmasına, kurum ya da fon'un başvurusu olmamasına, bakmaksızın şikayetçinin suçun ortaya çıkmasından yaklaşık dört yıl sonra şikayette bulunulmasına göre sanığın mahkumiyetine karar verilmeyeceği,
Kabule göre de; 20/08/2002 günü zimmete geçirilen miktar için atılan imza müdinin imzasına benzemesi nedeniyle nitelikli zimmet, 28/08/2002'de zimmete geçirilen miktar için atılan imza ise müdilin imzasına bezemediğinden adi zimmet suçunu oluşturacağı düşüncesiyle çoğunluğun bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine dair çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.