Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/1548 K.2012/19333
2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'ın, anılan Kanun'un 47/A-4., 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62.maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 30.291,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5-6. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, İstanbul 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 24/05/2010 tarihli ve 2009/1196 esas, 2010/450 sayılı kararına karşı katılan vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin, İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 18/10/2010 tarihli ve 2010/1696 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 05.10.2011 gün ve 50887 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2012 gün ve KYB. 2011/360006 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın genel müdür yardımcısı olduğu ... Bankası T. A. Ş.'nin yetki belgesi olmadan yatırımcılara, 565.114.134.545.542 Türk lirası karşılığı devlet tahvili ve hazine bonosu satışı yapmasının borsada işlem yapan diğer yatırımcılar zararına olduğu, mağduru tespit edilemeyen kamu zararının doğduğu, buna bağlı olarak borsa müessesinin yaralandığı, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile korunması gereken değerlerin korunamadığı, 5271 sayılı Kanun'un 231/6 maddesi yer alan objektif unsurun gerçekleşmediği gözetilerek itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5271 Sayılı CMK.nun 231.maddesindeki düzenlemeden "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde CMK.nun 231/5 madde fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas 2009/13 sayılı kararında; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılması gerektiği cihetle, dava konusu olayda isnat edilen fiilin işlenmesi neticesinde mağduru belirlenmiş bir zarar veya kamusal anlamda tespit edilmiş, somut bir zarar söz konusu olmamasına nazaran, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Kanun Yararına Bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görülmediğinden REDDİNE, 21.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın genel müdür yardımcısı olduğu ... Bankası T. A. Ş.'nin yetki belgesi olmadan yatırımcılara, 565.114.134.545.542 Türk lirası karşılığı devlet tahvili ve hazine bonosu satışı yapmasının borsada işlem yapan diğer yatırımcılar zararına olduğu, mağduru tespit edilemeyen kamu zararının doğduğu, buna bağlı olarak borsa müessesinin yaralandığı, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile korunması gereken değerlerin korunamadığı, 5271 sayılı Kanun'un 231/6 maddesi yer alan objektif unsurun gerçekleşmediği gözetilerek itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5271 Sayılı CMK.nun 231.maddesindeki düzenlemeden "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde CMK.nun 231/5 madde fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas 2009/13 sayılı kararında; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılması gerektiği cihetle, dava konusu olayda isnat edilen fiilin işlenmesi neticesinde mağduru belirlenmiş bir zarar veya kamusal anlamda tespit edilmiş, somut bir zarar söz konusu olmamasına nazaran, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Kanun Yararına Bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görülmediğinden REDDİNE, 21.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.