‹ Ana sayfa
Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/1460 K.2012/5180

Esas No: 2012/1460 · Karar No: 2012/5180 · Karar Tarihi: 08.03.2012
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların 5607 sayılı kanuna (gümrük işlemi olmadan Türkiye'den ihraç etme) muhalefetiyle ilgili kabahat ve idari para cezası konusundaki itirazıdır. (2) Mahkeme, sanıkların suç oluşturmadığını, yalnızca kabahat teşebbüsü yaptığını belirterek beraat kararını onaylamış ve idari para cezasına ilişkin kararı iptal ederek eşya ile nakil vasıtalarının sanıklara iade edilmesine hükmetmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 sayılı kanuna muhalefet

HÜKÜM: Sanıkların 5607 sayılı yasanın 3/1 maddesindeki suçtan beraatlerine; sanıkların gümrük işlemine tabi tutmaksızın Türkiye'den ihraç etmek eyleminden hükümlülüklerine, müsadereye, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5326 sayılı Kabahatler Kanununun 27/7 madde fıkrasındaki, "kovuşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırım kararı verilmesi halinde; fiilin suç oluşturmaması nedeniyle verilen beraat kararına karşı kanun yoluna gidildiği takdirde, idari yaptırım kararına karşı itiraz da bu kanun yolu merciinde incelenir" amir hüküm karşısında; katılan vekilinin beraat kararı yanında sanıklar hakkında verilen idari para cezasına ilişkin itirazının da temyiz kanun yolu merciince incelenmesi gerektiğinden, itiraz merciinin idari para cezasına ilişkin kararı hukuken geçersiz ve yok hükmünde olup, katılan vekilinin beraat kararı ile idari yaptırım kararına yönelik itirazlarının birlikte incelenmesinde;
Eylem tarihinin 04.12.2008 olduğu, 5326 sayılı Yasanın 13. maddesine göre kabahatlerde teşebbüsün cezalandırılması için ilgili Kanunda hüküm bulunması gerektiği, fiil tarihi itibariyle 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi uyarınca yalnızca 3/10 madde fıkrasında yazılı kabahatlerde teşebbüsün cezalandırılmasının mümkün olduğu, aynı yasanın 3/15 madde fıkrasında öngörülen kabahat nedeniyle teşebbüsün cezalandırılmasının olanaklı bulunmadığı, ilgililerin 5607 sayılı Yasanın 3/15. maddesi kapsamında kalan kabahate teşebbüs niteliğindeki eylemlerinin fiil tarihi itibariyle cezalandırılamayacağı ve bu nedenle eşyanın ve eşyanın naklinde kullanılan vasıtanın müsaderesine yahut mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilemeyeceği gözetilerek, sanıklar hakkında fiilin suç oluşturmadığı gibi kabahatinde teşebbüs aşamasında kalması nedeni ile idari para cezası verilmesine yer olmadığına ve eşya ile eşyanın haklinde kullanılan nakil vasıtasının sanıklara iadesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.03.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?