Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/12011 K.2012/17482
Özet: Uyuşmazlık, sanığın bakaya kalmak suçundan yargılanması ve bu eylemin 6217 sayılı Kanunla değişik 1111 sayılı Askerlik Kanunu kapsamında kabahate dönüştüğü gerekçesiyle beraat edilip sadece 500 TL idari para cezası verilmesi talebidir. Mahkeme, sanığın beraatini kararlaştırırken aynı zamanda yalnızca 500 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına karar vererek eylemin kabahate dönüştüğünü kabul etti.
Bakaya kalmak suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, 14/04/2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunla değişik 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun 47/1, 86 ve 89. maddeleriyle eylemin kabahate dönüştüğünden bahisle sanığın beraatine, sanığın eyleminin aynı Kanun'un 89/4-c. maddesi kapsamında kaldığı anlaşıldığından 500,00 Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına dair Yıldızeli Sulh Ceza Mahkemesinin 21/06/2011 tarihli ve 2010/560 esas, 2011/477 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 01/03/2012 gün ve 13092 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 26/03/2012 gün ve KYB. 2012/82029 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Başvurunun İncelenmesi" başlıklı 28. maddesinin son fıkrasında yer alan, "İkibin Türk Lirası dahil idari para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir." şeklindeki düzenleme karşısında, Yıldızeli Sulh Ceza Mahkemesince verilen karara karşı yapılan itirazın reddine dair Yıldızeli Asliye Ceza Mahkemesinin 21/06/2011 tarihli ve 2011/40 değişik iş sayılı kararının hukuken yok hükmünde bulunduğu düşünülerek yapılan incelemede,
Tüm dosya kapsamına göre, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "kişisel suçlarla soruşturma ve kovuşturma" kenar başlıklı 93. maddesinde "Hâkim ve savcıların kişisel suçları hakkında soruşturma, ilgilinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sorgu hâkimine ve son soruşturma o yer ağır ceza mahkemesine aittir."hükmüne yer verilmiş bulunduğu cihetle, sanığın 2802 sayılı Kanun'a tabî kişilerden olması ve bakaya kalmak suçunun kişisel suç kapsamında olması karşısında, anılan Kanun'un 93. maddesine göre Cumhuriyet savcısınca yapılacak tahkikat sonucunda takipsizlik kararı verilebileceği veya son soruşturma yapılmak üzere o yer ağır ceza Mahkemesine dava açılabileceği gözetilmeden, görevsizlik kararı verilerek dosyanın ilgilinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi cumhuriyet savcılığına gönderilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında iddianame ile 1632 sayılı yasanın 63/1-A maddesine aykırılıktan dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda atılı eylemin 6217 sayılı yasayla değişik 1111 sayılı kanun uyarınca eylemin suç olmaktan çıkıp kabahate dönüştüğünden bahisle sanığın beraatine, ancak 500 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, muterizin idari para cezasına itirazı üzerine Yıldızeli Asliye Ceza Mahkemesince 03.10.2011 gün ve 2011/40 D. İş sayılı karar ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmış 5560 sayılı yasayla değişik 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27/5. maddesi uyarınca Sulh Ceza Mahkemesinin kararının itiraza tabi bulunduğu, itiraz üzerine Asliye Ceza Mahkemesince verilen 03.10.2011 tarihli kararın anılan yasanın 28/son maddesi uyarınca kesin olup yok hükmünde sayılamayacağı bu nedenle Yıldızeli Asliye Ceza Mahkemesinin anılan kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceğinin takdiri yönünden dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 30.05.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Başvurunun İncelenmesi" başlıklı 28. maddesinin son fıkrasında yer alan, "İkibin Türk Lirası dahil idari para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir." şeklindeki düzenleme karşısında, Yıldızeli Sulh Ceza Mahkemesince verilen karara karşı yapılan itirazın reddine dair Yıldızeli Asliye Ceza Mahkemesinin 21/06/2011 tarihli ve 2011/40 değişik iş sayılı kararının hukuken yok hükmünde bulunduğu düşünülerek yapılan incelemede,
Tüm dosya kapsamına göre, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "kişisel suçlarla soruşturma ve kovuşturma" kenar başlıklı 93. maddesinde "Hâkim ve savcıların kişisel suçları hakkında soruşturma, ilgilinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sorgu hâkimine ve son soruşturma o yer ağır ceza mahkemesine aittir."hükmüne yer verilmiş bulunduğu cihetle, sanığın 2802 sayılı Kanun'a tabî kişilerden olması ve bakaya kalmak suçunun kişisel suç kapsamında olması karşısında, anılan Kanun'un 93. maddesine göre Cumhuriyet savcısınca yapılacak tahkikat sonucunda takipsizlik kararı verilebileceği veya son soruşturma yapılmak üzere o yer ağır ceza Mahkemesine dava açılabileceği gözetilmeden, görevsizlik kararı verilerek dosyanın ilgilinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi cumhuriyet savcılığına gönderilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında iddianame ile 1632 sayılı yasanın 63/1-A maddesine aykırılıktan dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda atılı eylemin 6217 sayılı yasayla değişik 1111 sayılı kanun uyarınca eylemin suç olmaktan çıkıp kabahate dönüştüğünden bahisle sanığın beraatine, ancak 500 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, muterizin idari para cezasına itirazı üzerine Yıldızeli Asliye Ceza Mahkemesince 03.10.2011 gün ve 2011/40 D. İş sayılı karar ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmış 5560 sayılı yasayla değişik 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27/5. maddesi uyarınca Sulh Ceza Mahkemesinin kararının itiraza tabi bulunduğu, itiraz üzerine Asliye Ceza Mahkemesince verilen 03.10.2011 tarihli kararın anılan yasanın 28/son maddesi uyarınca kesin olup yok hükmünde sayılamayacağı bu nedenle Yıldızeli Asliye Ceza Mahkemesinin anılan kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceğinin takdiri yönünden dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 30.05.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.