Yargıtay7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/1027 K.2012/2598
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4926 sayılı kanuna muhalefet
**HÜKÜM:** Sanığın hükümlülüğüne ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay C.G.K.nun 07.11.2006 tarih ve 2006/6-213 E. -2006/229 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, Anayasanın 40/2, 5271 sayılı CMK'nun 34/2, 231/2, 232/6.maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.
Yerel mahkemece verilen kararda; yasa yolunun başlangıcının belirtilmemek suretiyle sanığın yasa yoluna müracaat süresinde yanıltılması nedeniyle temyiz süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
1-Hükümden önce yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 5560, 5728 sayılı yasalar ile değişik 231.maddesinin 5, 6 ve 14. fıkralarında yapılan değişiklikler uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 sayılı TCK.nın 7.maddesi gözetilerek, yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunduğu gözetilmeden bu husus tartışılmasız bırakılarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-5271 sayılı CMK`da 6008 sayılı yasa ile yapılan değişikliğin, 5237 sayılı TÇK'nun 7.maddesi gözetilerek uygulama yapma görevinin yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 13.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : 4926 sayılı kanuna muhalefet
**HÜKÜM:** Sanığın hükümlülüğüne ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay C.G.K.nun 07.11.2006 tarih ve 2006/6-213 E. -2006/229 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, Anayasanın 40/2, 5271 sayılı CMK'nun 34/2, 231/2, 232/6.maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.
Yerel mahkemece verilen kararda; yasa yolunun başlangıcının belirtilmemek suretiyle sanığın yasa yoluna müracaat süresinde yanıltılması nedeniyle temyiz süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
1-Hükümden önce yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 5560, 5728 sayılı yasalar ile değişik 231.maddesinin 5, 6 ve 14. fıkralarında yapılan değişiklikler uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 sayılı TCK.nın 7.maddesi gözetilerek, yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunduğu gözetilmeden bu husus tartışılmasız bırakılarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-5271 sayılı CMK`da 6008 sayılı yasa ile yapılan değişikliğin, 5237 sayılı TÇK'nun 7.maddesi gözetilerek uygulama yapma görevinin yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 13.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.