Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/9068 K.2013/8375
Özet: Uyuşmazlık, 1163 sayılı Kanuna muhalefet suçundan dolayı sanıkların kooperatif yönetim kurulu üyeliğinden istifa edip etmedikleri ve bu eylemin yasal sonuçlarıyla ilgiliydi; mahkeme, dosyada maddi zarar tespiti yapılmadığını belirterek CMK 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığını karar vererek hükmü bozdu.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: 1163 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülüğe, ertelemeye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-... ve ...'nün S.S. ... toplu iş yeri yapı kooperatifi yönetim kurulu üyeliğinden 24.12.2004 tarihinde istifa ettiklerine dair yönetim kurulu kararı fotokopisi ibraz ettiklerinin anlaşılması karşısında, ilgili kooperatifin yönetim kurulu karar defteri getirilip incelenerek adı geçenlerin kooperatif yönetim kurulu üyeliğinden istifa edip etmedikleri belirlenip, suç tarihinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilerek, 08.02.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı yasanın 340. maddesi ile sanıkların eylemine uygulanacak 1163 sayılı yasanın ek 2. maddesi değiştirilmiş olduğundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi uyarınca lehe olan yasanın belirlenip sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerekirken, anılan yasal düzenlemenin sanık hakkında uygulanıp, uygulanmayacağının hükümde tartışılmaması,
Kabul ve uygulamaya göre de,
2-5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK.nun 231/5 madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında; " hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi gerekir. Dosya kapsamından 1163 sayılı yasaya muhalefet suçundan dolayı meydana gelen zararın basit bir araştırma ile tespit edilebilecek zarar niteliğinde olmadığı ve dosyaya yansıyan tespit edilmiş bir zararı bulunmadığı gözetilmeden mahkemece "müştekilerin ve kamunun meydana gelen maddi ve manevi zararının karşılandığına dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı" gerekçesiyle sanık hakkında CMK 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin ve sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.04..2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 1163 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülüğe, ertelemeye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-... ve ...'nün S.S. ... toplu iş yeri yapı kooperatifi yönetim kurulu üyeliğinden 24.12.2004 tarihinde istifa ettiklerine dair yönetim kurulu kararı fotokopisi ibraz ettiklerinin anlaşılması karşısında, ilgili kooperatifin yönetim kurulu karar defteri getirilip incelenerek adı geçenlerin kooperatif yönetim kurulu üyeliğinden istifa edip etmedikleri belirlenip, suç tarihinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilerek, 08.02.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı yasanın 340. maddesi ile sanıkların eylemine uygulanacak 1163 sayılı yasanın ek 2. maddesi değiştirilmiş olduğundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi uyarınca lehe olan yasanın belirlenip sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerekirken, anılan yasal düzenlemenin sanık hakkında uygulanıp, uygulanmayacağının hükümde tartışılmaması,
Kabul ve uygulamaya göre de,
2-5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK.nun 231/5 madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında; " hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi gerekir. Dosya kapsamından 1163 sayılı yasaya muhalefet suçundan dolayı meydana gelen zararın basit bir araştırma ile tespit edilebilecek zarar niteliğinde olmadığı ve dosyaya yansıyan tespit edilmiş bir zararı bulunmadığı gözetilmeden mahkemece "müştekilerin ve kamunun meydana gelen maddi ve manevi zararının karşılandığına dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı" gerekçesiyle sanık hakkında CMK 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin ve sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.04..2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.