Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/852 K.2012/973
Bakaya kalıp yedi günden sonra üç ay içinde kendiliğinden gelmek suçundan sanık ...'in, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63/1-A, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62.maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/6.maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına dair Sarayköy Sulh Ceza Mahkemesinin 30/04/2009 tarihli ve 2008/252 esas, 2009/107 sayılı kararına itiraz üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına ilişkin Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 11/05/2009 tarihli ve 2009/149 değişik iş sayılı kararını müteakip, sanık hakkında yapılan yargılama sonunda beraatine dair Sarayköy Sulh Ceza Mahkemesinin 04/03/2010 tarihli ve 2010/36 esas, 2010/91 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 02.01.2011 gün ve 11/11 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2011 gün ve KYB. 2011/10081 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, itiraz üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kaldırılmasını müteakip, geri bırakılmasına karar verilen hükmün açıklanması ile yetinilmesi gerekirken yeniden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Sarayköy Sulh Ceza Mahkemesinin 04.03.2010 tarihli ve 2010/36 Esas 2010/91 Karar sayılı kararının CMK.nın 309/4-c.maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere BOZULMASINA, 01.02.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, itiraz üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kaldırılmasını müteakip, geri bırakılmasına karar verilen hükmün açıklanması ile yetinilmesi gerekirken yeniden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Sarayköy Sulh Ceza Mahkemesinin 04.03.2010 tarihli ve 2010/36 Esas 2010/91 Karar sayılı kararının CMK.nın 309/4-c.maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere BOZULMASINA, 01.02.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.