‹ Ana sayfa
Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/8448 K.2012/652

Esas No: 2011/8448 · Karar No: 2012/652 · Karar Tarihi: 30.01.2012
1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu'na aykırı davranmaktan ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda eylemin kabahat oluşturduğundan bahisle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 07/03/2011 tarihli ve 2011/9546 esas, 2011/2478 sayılı kararını müteakip, Cumhuriyet Başsavcılığının eylemde kullanılan trol ağının müsadere edilmesine ilişkin 08/03/2011 tarihli ve 2011/9546 sayılı talep yazısı üzerine, iddianame ile müsadere istenmesi gerektiğinden bahisle talebin reddine dair İstanbul 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 05/05/2011 tarihli ve 2011/453 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/05/2011 tarihli ve 2011/171 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 06/07/2011 gün ve 37987 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 18/08/2011 gün ve KYB. 2011/248496 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu'nun, "24 üncü maddenin (a) bendinde belirtilen alanlarda trol ile su ürünleri istihsalinde bulunanlar üç milyar lira idari para cezası ile cezalandırılır ve istihsal olunan su ürünleri ile istihsal vasıtaları zapt ve mahkemece müsadere edilir." şeklindeki 36/i ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, "Suç konusu olmayıp sadece müsadereye tabi bulunan eşyanın müsaderesine sulh ceza hakimi tarafından duruşma yapılmaksızın karar verilir." şeklindeki 259.maddeleri karşısında söz konusu kabahat eylemine konu eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesinin kanunun gereği olduğu, buna ilişkin talep yazısının bir şüpheli hakkında düzenlenmiş iddianame niteliğinde olmayacağı, talebe ilişkin yazıda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun iddianamenin unsurları ile ilgili 170.maddesindeki şartları taşıması gerekmeyeceği gözetilmeksizin, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/05/2011 gün ve 2011/171 değişik iş sayılı kararının CMK.nın 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 30/01/2012 günü oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?