Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/844 K.2012/3213
Geceleyin bina içinde hırsızlık ve mütecaviz sarhoşluk suçlarından sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 492/1, 62, 522/1, 81/1, 572/1.maddeleri gereğince 5 ay 26 gün hapis ve 2 ay hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Karapınar Asliye Ceza Mahkemesinin 24/02/2005 tarihli ve 2004/31 esas, 2005/23 sayılı kararın infazı sırasında 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, hırsızlık suçunda verilen cezanın aynen infazına, 2 ay hafif hapis cezasının infaz edilmesine yer olmadığına ilişkin, aynı Mahkemenin 14/06/2005 tarihli ve 2004/31 esas, 2005/23 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 11/05/2006 gün ve 20289 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 01/06/2006 gün ve KYB. 2006/107949 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3.maddeleri uyarınca, yeni kanunun sanık lehine hükümler getirip getirmediği ve kesinleşmiş hükümler açısından infaz aşamasında uygulanıp uygulanmayacağının tespit edilmesi bakımından, temel ceza maddesi yanında kanuni ve takdiri artırım ve indirim maddelerinin uygulanmasında hakimin takdir hakkını kullanarak karar vermesini gerektiren durumlar ile hükmün zat ve mahiyetinde değişiklik gerektirecek bir hususta öncelikle incelemenin duruşmalı olarak yapılması gerektiği gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde,
Kabule göre de, ise sanığın önceki hükümde mütecaviz sarhoşluk şeklinde belirlenen eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 35.maddesinde sarhoşluk başlığı altında yeniden düzenlendiği ve müeyyidesinin idari para cezası olduğu gözetilmeden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenmediğinden bahisle yazılı şekilde cezanın infazına yer olmadığına karar verilmesinde, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Karapınar Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14/06/2005 gün ve 2004/31 Esas, 2005/23 Karar sayılı kararının CMK'nun 309/4-b maddesi uyarınca aleyhe tesir etmemek üzere BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 20/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3.maddeleri uyarınca, yeni kanunun sanık lehine hükümler getirip getirmediği ve kesinleşmiş hükümler açısından infaz aşamasında uygulanıp uygulanmayacağının tespit edilmesi bakımından, temel ceza maddesi yanında kanuni ve takdiri artırım ve indirim maddelerinin uygulanmasında hakimin takdir hakkını kullanarak karar vermesini gerektiren durumlar ile hükmün zat ve mahiyetinde değişiklik gerektirecek bir hususta öncelikle incelemenin duruşmalı olarak yapılması gerektiği gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde,
Kabule göre de, ise sanığın önceki hükümde mütecaviz sarhoşluk şeklinde belirlenen eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 35.maddesinde sarhoşluk başlığı altında yeniden düzenlendiği ve müeyyidesinin idari para cezası olduğu gözetilmeden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenmediğinden bahisle yazılı şekilde cezanın infazına yer olmadığına karar verilmesinde, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Karapınar Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14/06/2005 gün ve 2004/31 Esas, 2005/23 Karar sayılı kararının CMK'nun 309/4-b maddesi uyarınca aleyhe tesir etmemek üzere BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 20/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.