Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/8410 K.2013/10131
Özet: Uyuşmazlık, 1993‑1999 yılları arasında İzmir şubelerinde gerçekleşen zimmet suçlarıyla ilgili birden fazla sanığın yargılandığı davaların hangi Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiği ve bu mahkemenin kararlarının geçerliliği üzerineydi. Mahkeme, 4389 ve 5411 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde dosyayı İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesine göndererek, sanıkların diğer mahkemelerdeki hükümlülüklerinin 104/2 ve 102/2 maddesi uyarınca düşmesini kararlaştırdı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Sanık ...'nın hükümlülüğüne diğer sanıkların 104/2, 102/2 maddesi uyarınca düşme
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- 26.12.2003 gün ve 25328 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4389 sayılı Bankalar Kanununun 24/4. madde ve fıkrasını değiştiren 5020 sayılı yasanın 26. Maddesinin 1. Fıkrasının 2. Bendindeki "22. maddenin (3) ve (4) numaralı fıkrası kapsamında veya bu suçlarla bağlantılı olup da ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar, ilgili bankanın bulunduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür. Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer Ağır Ceza Mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir" hükmü ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı ile yukarıda belirtilen suçlardan dolayı açılan davalara bakma görevinin İstanbul dışında birden fazla ağır ceza mahkemesi olan yerler için 2. Ağır Ceza mahkemesine ait olduğu belirtilmiş, 01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 164. Maddesinde de 4389 sayılı Kanunun, 5020 sayılı yasanın 26. maddesi ile değişik 24/4. maddesindeki düzenlemenin korunduğu, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 08.12.2005 gün ve 861 sayılı kararında da HSYK.nun 29.12.2003 gün ve 610 sayılı, 15.01.2004 gün ve 2 sayılı kararları ile 4389 sayılı Kanun yürürlükte iken belirlenen mahkemelerin, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun geçici 1 inci maddesi gereğince bu kanundan doğan davalara bakmaya devam etmelerine karar verildiği gözetilip görevsizlik kararı verilerek dosyanın İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Sanıklar ... ve ...'ın ... Bankası İzmir ... Şubesindeki 1997-1999 yılları arasındaki eylemleri nedeniyle İzmir C. Başsavcılının 18/02/2000 tarihli iddianamesi ile İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine 2000/103(daha sonra 2001/374 esas olmuştur) esas sayısı ile dava açıldıktan sonra sanık ..., ... ve ...'ın ... Bankası İzmir ... Şubesindeki 1993-1999 yılları arasındaki eylemleri nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılının 31.10.2000 tarihli iddianamesi ile açılan davanın İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/374 esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, yine sanık ...'nın ... Şubesindeki bu eylemlerinden sonra ... Bankası İzmir ... Şubesine atandığı ve bu şubede de benzer eylemleri gerçekleştirdiği iddiası ile diğer sanık ... ile birlikte haklarında zimmet suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 22/08/2000 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, ayrıca sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında İzmir C. Başsavcılığının 09/02/2001 tarihli iddianamesi ile İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine açılan 2002/512 esas sayılı davanın temyize konu dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, birleşen İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/512 esas sayılı dosyası kapsamında verilen kararın temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 24/11/2005 tarih ve 2005/2289-12181 E.K sayılı kararı ile sanık ... hakkında aynı türden suçlar ile ilgili olarak yargılama yapılan Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/156 Esas, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/374 Esas ve İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/51 Esas sayılı dosyalarının akıbetlerinin araştırılarak birleştirme olanağının bulunmaması halinde ilgili delillerin onaylı örnekleri usulen dosyaya konularak sonucuna göre 4389 sayılı Kanun ve 5411 sayılı Kanun hükümleri de değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği cihetle; sanıkların eylemleri nedeniyle mağdur bankanın aynı olması karşısında eylemlerin sübutu halinde mütessil suç oluşacağı ve teselsül hükümlerinin uygulanacağının anlaşılması karşısında sanıklar hakkında benzer eylemleri nedeniyle açılan davaların araştırılarak, derdest olanların birleştirilmelerine karar verilmesi ile karara bağlanmış olmaları halinde dosyaların getirtilip incelemelerinin yapılması ve ilgili kısımlarının onaylı örneklerinin dosya arasına konulması ile tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
3-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan dava açıldığı halde bu suç yönünden yargılama yapılarak bir hüküm kurulması gerekirken, eylemin vasıf değiştirdiği kabul edilerek yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
4-Sanık ...'nın zimmetine geçirdiği parayı kovuşturma aşamasında tamamen ödediği ve bankanın zararı bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmesi,
Yasaya aykırı olup, katılan vekilinin ve sanık ... müdafıinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 06/05/2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Sanık ...'nın hükümlülüğüne diğer sanıkların 104/2, 102/2 maddesi uyarınca düşme
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- 26.12.2003 gün ve 25328 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4389 sayılı Bankalar Kanununun 24/4. madde ve fıkrasını değiştiren 5020 sayılı yasanın 26. Maddesinin 1. Fıkrasının 2. Bendindeki "22. maddenin (3) ve (4) numaralı fıkrası kapsamında veya bu suçlarla bağlantılı olup da ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar, ilgili bankanın bulunduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür. Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer Ağır Ceza Mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir" hükmü ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı ile yukarıda belirtilen suçlardan dolayı açılan davalara bakma görevinin İstanbul dışında birden fazla ağır ceza mahkemesi olan yerler için 2. Ağır Ceza mahkemesine ait olduğu belirtilmiş, 01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 164. Maddesinde de 4389 sayılı Kanunun, 5020 sayılı yasanın 26. maddesi ile değişik 24/4. maddesindeki düzenlemenin korunduğu, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 08.12.2005 gün ve 861 sayılı kararında da HSYK.nun 29.12.2003 gün ve 610 sayılı, 15.01.2004 gün ve 2 sayılı kararları ile 4389 sayılı Kanun yürürlükte iken belirlenen mahkemelerin, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun geçici 1 inci maddesi gereğince bu kanundan doğan davalara bakmaya devam etmelerine karar verildiği gözetilip görevsizlik kararı verilerek dosyanın İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Sanıklar ... ve ...'ın ... Bankası İzmir ... Şubesindeki 1997-1999 yılları arasındaki eylemleri nedeniyle İzmir C. Başsavcılının 18/02/2000 tarihli iddianamesi ile İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine 2000/103(daha sonra 2001/374 esas olmuştur) esas sayısı ile dava açıldıktan sonra sanık ..., ... ve ...'ın ... Bankası İzmir ... Şubesindeki 1993-1999 yılları arasındaki eylemleri nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılının 31.10.2000 tarihli iddianamesi ile açılan davanın İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/374 esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, yine sanık ...'nın ... Şubesindeki bu eylemlerinden sonra ... Bankası İzmir ... Şubesine atandığı ve bu şubede de benzer eylemleri gerçekleştirdiği iddiası ile diğer sanık ... ile birlikte haklarında zimmet suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 22/08/2000 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, ayrıca sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında İzmir C. Başsavcılığının 09/02/2001 tarihli iddianamesi ile İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine açılan 2002/512 esas sayılı davanın temyize konu dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, birleşen İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/512 esas sayılı dosyası kapsamında verilen kararın temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 24/11/2005 tarih ve 2005/2289-12181 E.K sayılı kararı ile sanık ... hakkında aynı türden suçlar ile ilgili olarak yargılama yapılan Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/156 Esas, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/374 Esas ve İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/51 Esas sayılı dosyalarının akıbetlerinin araştırılarak birleştirme olanağının bulunmaması halinde ilgili delillerin onaylı örnekleri usulen dosyaya konularak sonucuna göre 4389 sayılı Kanun ve 5411 sayılı Kanun hükümleri de değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği cihetle; sanıkların eylemleri nedeniyle mağdur bankanın aynı olması karşısında eylemlerin sübutu halinde mütessil suç oluşacağı ve teselsül hükümlerinin uygulanacağının anlaşılması karşısında sanıklar hakkında benzer eylemleri nedeniyle açılan davaların araştırılarak, derdest olanların birleştirilmelerine karar verilmesi ile karara bağlanmış olmaları halinde dosyaların getirtilip incelemelerinin yapılması ve ilgili kısımlarının onaylı örneklerinin dosya arasına konulması ile tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
3-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan dava açıldığı halde bu suç yönünden yargılama yapılarak bir hüküm kurulması gerekirken, eylemin vasıf değiştirdiği kabul edilerek yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
4-Sanık ...'nın zimmetine geçirdiği parayı kovuşturma aşamasında tamamen ödediği ve bankanın zararı bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmesi,
Yasaya aykırı olup, katılan vekilinin ve sanık ... müdafıinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 06/05/2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.