Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/8070 K.2012/4780
İki ayrı firar suçundan sanık ... hakkındaki cezaların 15 ay hapis cezası olarak toplanmasına dair Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesinin 21.02.2011 tarihli ve 2010/166 esas, 2011/61 sayılı içtima kararının infazı sırasında, hükümlü tarafından yapılan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/4.maddesi uyarınca mahkumiyet süresinin geriye kalan yarısını kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilmesi talebinin reddine dair Silivri 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2011 tarihli ve 2011/244 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile 5275 sayılı Kanun'un 105/4.maddesi uyarınca hükümlünün mahkumiyet süresinin geriye kalan yarısını kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına ilişkin SİLİVRİ Ağır Ceza Mahkemesinin 21.04.2011 tarihli ve 2011/375 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 17.06.2011 gün ve 34654 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2011 gün ve KYB. 2011-238763 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'nun 244/1.maddesinde yer alan, "Askeri mahkemelerce verilen ceza hükümleri, kesinleşmedikçe yerine getirilmez. Bu Kanunda ve Askeri Ceza Kanununda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde cezalar ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesinde, 13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun ilgili hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenleme ile 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na 5329 sayılı Kanunla eklenen ek 8.maddenin 2.fıkrasında yer alan, "Sırf askeri suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile ön ödeme hükümleri uygulanmaz." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sırf askeri suç olan firar suçundan verilen hapis cezasının, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/4.maddesine göre infaz edilemeyeceği, aksi halde kısa süreli hapis cezalarının yargılama aşamasında seçenek yaptırıma çevrilemeyeceğine ilişkin hükmün, infaz aşamasında göz ardı edilerek kanun koyucunun amacının dışına çıkılacağı gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Askeri Ceza Kanununun 66.maddesinde tanımı yapılan firar suçu yalnızca asker şahıslar tarafından ve askeri sadakat görevinin ihlali suretiyle işlenebilen ve bu yönüyle "sırf askeri suç" niteliğinde olup, 353 sayılı askeri mahkemeler kurulması ve yargılama usulleri kanununun 9.maddesi uyarınca anılan suçlara bakmakla askeri mahkemelerin görevli kılınmasına ve aynı kanunun 254.maddesi uyarınca askeri mahkeme tarafından verilen hükmün infazına ilişkin uyuşmazlığın da, hükmü veren askeri mahkemelerce karara bağlanmasının öngörüldüğüne nazaran,
Hükümlü ...'ın askeri suç vasfındaki firar eyleminden dolayı yetkili ve görevli Genel Kurmay Başkanlığı ... Askeri Mahkemesi ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ... Askeri Mahkemesinde iki ayrı tarihte firar suçlarından yapılan yargılamalar sonucunda her iki mahkemece toplam 15 ay hapis cezasıyla cezalandırıldığı ve hükümlerin kesinleşmesini müteakip sanığın ... Kapalı ve Açık Cezaevlerinde cezasının infazı sırasında 13.04.2011 tarihli dilekçesiyle cezasının yarısını tamamladığını, kalan kısmını kamuya yararlı işte çalışarak tamamlamak istediğini belirttiği cihetle, dilekçesinin, mahkumiyet kararlarını veren askeri mahkemelerce verilecek bir kararla çözümlenmesi gerektiği gözetilmeden, adliye mahkemelerinin görev alanına girmeyen bir konuda Silivri 2.Asliye Ceza Mahkemesince hükümlünün dilekçesinin karara bağlanması ve bu karara karşı yapılan itirazın Silivri 1.Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilmesi, usul ve yasaya aykırı olduğundan, kararın bu yönü ile kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının Adalet Bakanlığınca takdirinden sonra iade edilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'nun 244/1.maddesinde yer alan, "Askeri mahkemelerce verilen ceza hükümleri, kesinleşmedikçe yerine getirilmez. Bu Kanunda ve Askeri Ceza Kanununda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde cezalar ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesinde, 13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun ilgili hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenleme ile 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na 5329 sayılı Kanunla eklenen ek 8.maddenin 2.fıkrasında yer alan, "Sırf askeri suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile ön ödeme hükümleri uygulanmaz." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sırf askeri suç olan firar suçundan verilen hapis cezasının, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/4.maddesine göre infaz edilemeyeceği, aksi halde kısa süreli hapis cezalarının yargılama aşamasında seçenek yaptırıma çevrilemeyeceğine ilişkin hükmün, infaz aşamasında göz ardı edilerek kanun koyucunun amacının dışına çıkılacağı gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Askeri Ceza Kanununun 66.maddesinde tanımı yapılan firar suçu yalnızca asker şahıslar tarafından ve askeri sadakat görevinin ihlali suretiyle işlenebilen ve bu yönüyle "sırf askeri suç" niteliğinde olup, 353 sayılı askeri mahkemeler kurulması ve yargılama usulleri kanununun 9.maddesi uyarınca anılan suçlara bakmakla askeri mahkemelerin görevli kılınmasına ve aynı kanunun 254.maddesi uyarınca askeri mahkeme tarafından verilen hükmün infazına ilişkin uyuşmazlığın da, hükmü veren askeri mahkemelerce karara bağlanmasının öngörüldüğüne nazaran,
Hükümlü ...'ın askeri suç vasfındaki firar eyleminden dolayı yetkili ve görevli Genel Kurmay Başkanlığı ... Askeri Mahkemesi ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ... Askeri Mahkemesinde iki ayrı tarihte firar suçlarından yapılan yargılamalar sonucunda her iki mahkemece toplam 15 ay hapis cezasıyla cezalandırıldığı ve hükümlerin kesinleşmesini müteakip sanığın ... Kapalı ve Açık Cezaevlerinde cezasının infazı sırasında 13.04.2011 tarihli dilekçesiyle cezasının yarısını tamamladığını, kalan kısmını kamuya yararlı işte çalışarak tamamlamak istediğini belirttiği cihetle, dilekçesinin, mahkumiyet kararlarını veren askeri mahkemelerce verilecek bir kararla çözümlenmesi gerektiği gözetilmeden, adliye mahkemelerinin görev alanına girmeyen bir konuda Silivri 2.Asliye Ceza Mahkemesince hükümlünün dilekçesinin karara bağlanması ve bu karara karşı yapılan itirazın Silivri 1.Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilmesi, usul ve yasaya aykırı olduğundan, kararın bu yönü ile kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının Adalet Bakanlığınca takdirinden sonra iade edilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.