Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/5015 K.2011/7122
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1918 Sayılı Kanuna Muhalefet
**HÜKÜM:** Sanıklar ... ve ... haklarında TCK.nun 102/4.maddesi gereğince kamu davasının ortadan kaldırılmasına; sanıklar ... hakkında hükümlülüğüne ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık Yusuf Kaymaz'ın kurmuş olduğu kaçak rafineride diğer sanıkları da çalıştırmak suretiyle piyasadan temin ettikleri kaçak ham petrolü burada rafine edip piyasaya sattıkları, davaya konu yerde yapılan aramada 6 ton ham petrol, 10 ton fuel oil ve 3 ton mazot ele geçtiği buna ilişkin herhangi bir fatura ya da belge ibraz edilemediği sanıkların anılan tesisin faaliyeti kapsamında bir araya geldikleri cihetle, dosya kapsamına göre eylemlerinin teşekkül halinde kaçakçılık suçunu oluşturacağı bu durumda 765 sayılı TCK.nun 102/3.maddesinde öngörülen zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunun 3/4.maddesi delaletiyle 4(a)-2 ve maddesinde yaptırım ve müeyyide altına alındığı, yine hüküm tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren, 5607 sayılı Yasanın 3/5 ve 4/1.maddelerinde ifadesini bulan suça temas ettiği ve bu suçun yaptırımının da 3 yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza olarak öngörüldüğüne nazaran, belirtilen eylem için suç tarihinde yürürlükte bulunan 1918 sayılı Yasanın 27/1-3 maddesinde, 10 yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza ve 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4926 sayılı yasanın 5/1.maddesinde de 2 yıldan 6 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza öngörüldüğü göz önüne alındığında, 4926 sayılı Yasada belirtilen ceza miktarının sanklar lehine olduğu cihetle, olayda dava zamanaşımının da 765 sayılı TCK.nun 102/3 ve 104/2.maddelerinde öngörülen sürelere tabi bulunduğu ve suç tarihinden itibaren anılan madelerde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği gözetilmeden keza suçun niteliği hususunda yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, sanık ... yönünden cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 10.05.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : 1918 Sayılı Kanuna Muhalefet
**HÜKÜM:** Sanıklar ... ve ... haklarında TCK.nun 102/4.maddesi gereğince kamu davasının ortadan kaldırılmasına; sanıklar ... hakkında hükümlülüğüne ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık Yusuf Kaymaz'ın kurmuş olduğu kaçak rafineride diğer sanıkları da çalıştırmak suretiyle piyasadan temin ettikleri kaçak ham petrolü burada rafine edip piyasaya sattıkları, davaya konu yerde yapılan aramada 6 ton ham petrol, 10 ton fuel oil ve 3 ton mazot ele geçtiği buna ilişkin herhangi bir fatura ya da belge ibraz edilemediği sanıkların anılan tesisin faaliyeti kapsamında bir araya geldikleri cihetle, dosya kapsamına göre eylemlerinin teşekkül halinde kaçakçılık suçunu oluşturacağı bu durumda 765 sayılı TCK.nun 102/3.maddesinde öngörülen zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunun 3/4.maddesi delaletiyle 4(a)-2 ve maddesinde yaptırım ve müeyyide altına alındığı, yine hüküm tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren, 5607 sayılı Yasanın 3/5 ve 4/1.maddelerinde ifadesini bulan suça temas ettiği ve bu suçun yaptırımının da 3 yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza olarak öngörüldüğüne nazaran, belirtilen eylem için suç tarihinde yürürlükte bulunan 1918 sayılı Yasanın 27/1-3 maddesinde, 10 yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza ve 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4926 sayılı yasanın 5/1.maddesinde de 2 yıldan 6 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza öngörüldüğü göz önüne alındığında, 4926 sayılı Yasada belirtilen ceza miktarının sanklar lehine olduğu cihetle, olayda dava zamanaşımının da 765 sayılı TCK.nun 102/3 ve 104/2.maddelerinde öngörülen sürelere tabi bulunduğu ve suç tarihinden itibaren anılan madelerde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği gözetilmeden keza suçun niteliği hususunda yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, sanık ... yönünden cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 10.05.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.