Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/4497 K.2011/8160
1 kez atıf aldıSonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık konusu: Bankacılık sektöründe kredi kullanma limitlerinin dolmuş olan gruplara “back to back” krediler vererek 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 22/3, 14/2 ve 22/2 maddelerine muhalefet suçundan ve bankayı zarara uğratmak suçundan açılan kamu davaları. Mahkeme: TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca tüm davaların ortadan kaldırılmasına karar vererek, bazı sanıkların beraatini ve bir başkasının yargılamada vefatı nedeniyle düşürülmesini, ayrıca ilgili sanıklara 11 yıl 8 ay hapis ve 10 yıl 4 ay 13 gün hapishane cezası ile adli para cezaları öngördü.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5411 Sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM: 2004/140 esas sayılı dosya yönünden: sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... haklarında, Pamukbank ve Etibank hakim hissedarı ve yöneticisi olan sanıkların kredi kullanma limitleri dolmuş olan kendi gruplarına dolaylı yollardan kredi kullandırabilmek amacıyla, "back to back" olarak adlandırılan kredi ilişkisine girmek suretiyle 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3.maddesine muhalefet suçundan açılmış bulunan kamu davasının TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddeleri uyarınca kamu davasının ortadan kaldırılmasına; Birleşen 2006/4 Esas sayılı dosya yönünden: sanıklar ..., ..., ..., ... haklarında, bankaca tahsis edilmemesi gereken kredinin açılması suretiyle bankayı zarara uğratmak suçundan açılmış bulunan kamu davasının TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddeleri uyarınca ortadan kaldırılmasına; Birleşen 2005/39 esas sayılı dosya yönünden; bankaca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak suretiyle bankayı zarara uğratmak suçundan, 1-Bays Yayın Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye kullandırılan kredilerle ilgili olarak sanıklar ... ve ... hakkında kamu davasının TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddeleri uyarınca ortadan kaldırılmasına, 2-4389 sayılı Yasanın 22/2.maddesi uyarınca talimatlara aykırılık fiili ile ilgili olarak sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddeleri uyarınca kamu davasının ortadan kaldırılmasına, 3-Tantaş Dış Ticaret Pazarlama A.Ş.'ye kullandırılan kredilerle ilgili olarak, sanıklar ..., ... ve ... haklarında beraatlerine;4-Pamukbank yönetim kurulu başkanı ve üyesi olan sanıklar ... ..., ... ve ... haklarında, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğünce 11.04.2000 tarihli yazı ile verilen talimata aykırı olarak Turkcell Holding A.Ş., Sınai ve Mali Yatırımlar Holding A.Ş., Pamukbank Off-Shore, A-Tel Pazarlama ve Servis Hizmetleri A.Ş., Pamukbank Finansal Kiralama A.Ş. ve Pamuk Factoring A.Ş. firmalarına kredi kullandırmak suretiyle talimatlara aykırı davranarak 4389 sayılı yasanın 14/2 ve 22/2.maddelerine muhalefet suçundan açılmış bulunan kamu davasının TCK 102/4 ve 104/2.maddeleri uyarınca ortadan kaldırılmasına, 2004/160 esas sayılı dosya ile ilgili Çukurova Çelik Endüstrisi A.Ş.'ye kullandırılan kredilerle ilgili olarak sanıklar ..., ... ve ... haklarında, bankaca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılıp kullandırılması suretiyle bankayı zarara uğrattıkları iddiası ile açılmış bulunan dava ile ilgili olarak beraatlerine; 2004/160, 2005/39 ve 2006/4 esas sayılı dosyalarla ilgili olarak sanık ... hakkında bankaca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılıp kullandırılması suretiyle bankayı zarara uğrattığı ve talimatlara aykırı olarak Çukurova grubuna ait firmalara kredi kullandırarak 4389 sayılı Yasanın 14, 22/2 ve 22/3.maddelerine muhalefet suçundan açılmış bulunan kamu davalarının adı geçen sanığın yargılama aşamasında vefat etmesi nedeniyle TCK.nun 64.maddesi uyarınca düşürülmesine; 2008/9 esas sayılı dosya ile ilgili olarak Çukurova Çelik Endüstrisi A.Ş.'ye kullandırılan kredilerle ilgili olarak sanıklar ... ve ... haklarında bankaca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılması suretiyle bankayı zarara uğrattıkları iddiasıyla açılmış bulunan kamu davasının CMK.nun 223/7.maddesi uyarınca reddine; Sanık ... hakkında bankaca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılması suretiyle bankayı zarara uğrattığı iddiasıyla, 2004/160, 2006/73 ve 2005/39 esas sayılı dosyalarla ilgili kamu davalarındaki eylemleri nedeniyle 5411 sayılı Kanunun 160/3, TCK.nun 80, 160/5, TCK.nun 59, 31, 33 maddelerinden 11 yıl 8 ay hapis ve 471.950.066,30 TL adli para cezası; Sanıklar ... ve ... haklarında bankaca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılması suretiyle bankayı zarara uğrattıkları iddiasıyla, 2004/160, 2006/73 ve 2005/39 esas sayılı dosyalarla ilgili kamu davalarındaki eylemleri nedeniyle, sanık ... yönünden 5411 sayılı Kanunun 160/2, TCK.nun 80, 160/5, TCK.nun 59,31,33 maddelerinden 10 yıl 4 ay 13 gün hapis ve 471.950.066,30 TL adli para cezası, sanık ... yönünden 5411 sayılı Kanunun 160/2, TCK.nun 80, 160/5, TCK.nun 59,31,33 maddelerinden 9 yıl 8 ay 20 gün hapis ve 471.950.066,30 TL adli para cezası. Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Hükmü temyiz eden müdahil ... vekili Av. Sami Türker, hâkim tarafından görülerek 14.03.2011 tarihinde havale edilen dilekçesi ile sanıklar hakkındaki davalarla ilgili olarak,müdahale talebi ve temyiz isteğinden vazgeçtiğini belirttiğinden, bu yönden inceleme yapılmasına yer olmadığına,
II-Müdahil Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekillerinin sanık ... hakkındaki, temyiz isteğinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere gösterilen gerekçeye ve takdire göre müdahil Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile yargılama aşamasında öldüğü anlaşılan sanık ... hakkındaki hükmün istem gibi oybirliğiyle, ONANMASINA,
III- 11.02.2010 tarihli müddeti muhafaza dilekçesi nedeniyle, BDDK vekillerinin hükmün tamamını temyiz ettiği yönündeki üye ...’ın karşı oyu ile 18.05.2010 tarihli dilekçesiyle, Müdahil Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekilleri temyizlerini, 11.05.2004, 24.12.2003 ve 15.06.2004 tarihli iddianameler ile açılan davalar sonucunda verilen hükümlere hasrettiğinden, temyiz kapsamına göre, anılan davalarla ilgili hükümlere yönelik yapılan incelemede;
a)11.05.2004 tarihli iddianame ile Pamukbank ve Etibank hakim hissedarları olan sanıkların, kredi kullanma limitleri dolmuş olan kendi grup firmalarına ,dolaylı yoldan kredi kullandırabilmek amacıyla, "back to back" olarak adlandırılan karşılıklı kredi ilişkisine girdikleri iddiasıyla açılan ve mahkemenin , 2004/140 esaslı dava ile ilgili hükme yönelik yapılan incelemede,
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere gösterilen gerekçeye ve takdire göre, müdahil BDDK vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... haklarındaki hükmün, istem gibi, üye Dr....’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA,
b-Müdahil BDDK vekilinin sanıklar hakkında 24.12.2003 tarihli iddianame ile talimatlara aykırılık suretiyle, 4389 sayılı yasanın 22/2.maddesine muhalefet suçundan açılan ve mahkemenin 2005/39 esasında kayıtlı dava ile ilgili hükme yönelik temyizinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere gösterilen gerekçeye ve takdire göre, müdahil BDDK vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarındaki hükmün, üyeler ...'ın, Sanayi ve Mali Yatırımlar Holding A.Ş.’ye ve Dr....'ın, Sanayi ve Mali Yatırımlar Holding A.Ş, Turkcell Holding AŞ, Pamuk Factoring A.Ş., Pamuk Finansal Kiralama A.Ş. firmalarına kredi kullandırılması, ile ilgili açılan davalarda, karşı oyları ve oyçokluğuyla diğer konularda oybirliğiyle istem gibi ONANMASINA,
c-Müdahil BDDK vekilinin sanıklar hakkında 15.06.2004 tarihli iddianame ile açılan ve mahkemenin 2005/39 esaslı hükme yönelik temyizine gelince,
1-Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre müdahil BDDK vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Bays Basın Yayın Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Tantaş Dış Ticaret Pazarlama A.Ş. firmalarına kullandırılan krediler ve verilen teminat mektubu yönüyle, sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarındaki hükümlerin istem gibi oybirliğiyle ONANMASINA,
2-Sanıklar ..., ... ve ... haklarında Bays Basın Yayın Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Tantaş Dış Ticaret Pazarlama A.Ş. firmalarına kredi verilmesi fiilleri, hükmün gerekçesinde ve hüküm fıkrasında irdelendiği halde, anılan suçlarla ilgili olarak adı geçen sanıklar hakkındaki bu davalar yönüyle hüküm kurulmaması,
Yasaya aykırı ve
IV-Cumhuriyet Savcısı ve sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin adı geçen sanıklar hakkında 08.04.2004, 15.06.2004 ve 16.06.2004 tarihli iddianamelerle açılan ve mahkemenin 2004/160 , 2006/73 ve 2005/39 esas sayılı dosyaları ile ilgili olarak, Pamukbank yönetim kurulu ve kredi komitesi üyesi olan sanıkların, Egelim Ege Liman Hizmetleri ve Nakliyecilik A.Ş., Cine 5 Filmcilik Yayıncılık A.Ş., Avrupa Amerika Holding A.Ş., AKS Televizyon Reklamcılık ve Filmcilik A.Ş., Aslı Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş., Pamukspor ve Turizm Hizmetleri A.Ş, Çukurova İthalat ve İhracat TAŞ, Egesat Ege Endüstri Ürünleri İmalat A.Ş., Baytur İnşaat ve Taahhüt A.Ş. Avor Investment Company Inc., BMC Sanayi ve Ticaret A.Ş., Çukurova Sanayi İşletmeleri A.Ş. ve Çukurova Çelik Endüstri A.Ş. firmalarına sağlanan krediler sonucunda adı geçen sanıklar hakkında,zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyizlerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkındaki davalara esas teşkil eden murakıp raporları, Pamukbank T.A.Ş. Teftiş Kurulu Başkanlığı görevlilerince düzenlenen müfettiş raporları ve konu ile ilgili olarak görüşlerine başvurulan bilirkişi raporlarının tümünde, mahkemece mahkumiyete esas alınan dava konusu teminat mektubu ve kredilerin tamamının, adı geçen firmalara 1998 yılı öncesinde verildiği, 4389 sayılı Bankalar Yasasının yürürlüğe girdiği 23.06.1999 tarihinden sonra bankadan herhangi bir nakit çıkışının söz konusu olmadığı, bu tarihten sonra, 1998 yılı ve öncesinde belirtilen firmalara verilen ve ödenmeyen kredilerin ana para ve faizleri toplamı üzerinden belirlenen yeni borç tutarlarının hesaplanarak temdit işlemlerinin gerçekleştiği, yeni borç yapılandırmasından ibaret temdit işlemlerinin ek teminatlar da alınarak gerçekleştirilmesi sırasında, bankadan yeni bir nakit çıkışının söz konusu olmadığı belirtilmiş olup, 4389 sayılı Bankalar Yasasının yürürlüğe girdiği 23.06.1999 tarihinden önce yürürlükte olan 3182 sayılı Bankalar Yasasında belirtilen eylemlerin suç olarak düzenlenmediği, buna karşılık Pamukbank'ın kamu bankası olmaması nedeniyle atılı eylemlerin; 765 sayılı TCK.nun 202.maddesinde tanımı yapılan zimmet suçunu da oluşturmayacağı, bununla birlikte koşulların varlığı halinde 765 sayılı Yasanın 510.maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal suçunu oluşturabileceği gözetilmeden, suç vasfında yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesisi,
Yasaya aykırı, yerel Cumhuriyet Savcısı, müdahil BDDK vekilleri ile sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ve sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme sırasında öne sürdükleri, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün yukarıda belirtilen sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca üye Dr....'ın karşı oyu ile BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre, sanıklar ..., ... ve ... haklarındaki yurtdışına çıkış yasağının üye Dr....'ın karşı oyu ile KALDIRILMASINA, 15.06.2011 günü talebe kısmen aykırı olarak karar verildi.
KARŞI OY
1-BDDK vekili 12.02.2010 günlü müddeti muhafaza dilekçesiyle hükmün tamamını temyiz etmiş olup gerekçeli temyiz dilekçesinde de diğer temyizlerden açıkça vazgeçilmediğinden çoğunluğun gerekçeli temyiz dilekçesi ile sınırlı inceleme yapılması,
2-15.06.2004 günlü iddianamede dava açılan Tantaş Şirketi ile ilgili olarak zimmet suçundan sanık ...'la ilgili bir karar verilmemesi,
3-Hazine Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğü tarafından Çukurova grubu şirketlerine kullandırılmaması talimatına rağmen devamlı olarak kredi açılmak suretiyle temdit edilmesi, vadesi gelmesine rağmen tahsili cihetine gidilmemesi zimmet suçunu oluşturabilirse de 23.06.1999 da yürürlüğe giren 4389 sayılı Bankalar Kanunu yürürlüğe girdikten önce kredi açılıp bu tarihten sonra temdit edilen (uzatılan) kredi tahsisi sırasında bankadan para çıkışı olmaması, amacın bankanın alacağını karşılamak üzere kredi açılması nedeniyle bu eylemlerde zimmet suçunun maddi ve manevi unsurları gerçekleşmemiştir.
Ancak;
24.12.2003 günlü iddianamede belirtilen Hazine Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğünün talimatlarına rağmen Çukurova grubu şirket ve banka hissedarı olan Sınai ve Mali Yatırımlar Holding A.Ş.'ne 4389 sayılı Bankalar Kanununun yürürlüğe girdiği 23.06.1999'dan sonra 30.03.2001 tarihinde verilen kredi, iddianamedeki anlatıma göre adi zimmet suçunu oluşturacağından, çoğunluğun bu iddianame ile ilgili olarak Sınai ve Mali Yatırımlar Holding A.Ş. ile ilgili eylemin talimatlara aykırılık suçunu oluşturduğu düşüncesiyle verilen zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırma kararının onanmasına dair çoğunluk kararı doğru olmadığından,
Kabule göre de;
4-Mahkumiyette nazara alınan dövizlerin efektif satış kuru toplamı 326.840.851 TL olduğu halde 188.788.026 TL üzerinden adli para cezası tayini nedenleriyle çoğunluğun kararına bu yönler itibariyle katılmıyorum.
KARŞI OY
Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğünün, davanın esasını oluşturan Pamukbank Yönetim Kurulu Başkanlığına hitaben yazdığı;16.Ağustos.1991 tarih ve 36021 sayılı yazılarında “Çukurova grubuna hiçbir surette kredi kullandırılmaması yönünde talimat” verilmiştir.
Bankalar yeminli başmurakıbının Çukurova Grubu riskleri toplamının Kredi + reeskont + Geçici hesaplarla ilgili 24.12.1997 tarih ve M-7/15/656 sayılı mütalaası üzerine Hazine Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğünün 23.01.1998 tarih 3076 sayılı yazısıyla Pamukbank Yönetim Kuruluna “30.09.1997 tarihi itibariyle 245.955 Milyar Tl. olduğu, bu risklerin tamamının donuklaştığı ve grup bankalarında tutulan 10.584 Milyar Tl. tutarındaki deponun da risk toplamına dahil edilmesi halinde Grubun toplam risk tutarının 256.539 Milyar Tl. ye ulaştığı, donuklaşan grup riskleri nedeniyle aktif kalitesinin, dolayısıyla Bankanın mali bünyesinin önemli ölçüde bozulduğu, aralık 97 itibariyle yaklaşık 325 Milyon Tl. döviz pozisyon açığı bulunduğu, bankanın birikmiş zararının azaltılması ve çözümlenemeyecek boyutlara ulaşmamasını teminen “Çukurova grubuna yeni kaynak kullandırılmaması yönündeki politikalara devam edilmesi, grup risklerinden nakit tahsilatına başlanması ve toplam grup risklerinin en kısa zamanda bilanço toplamının yüzde 25’i seviyesine indirilmesi, …ve zorunlu harcamalar dışında tüm giderlerin kontrol altına alınması” talimatı verilmiştir.
Yeniden, Bankalar yeminli başmurakıplarının, Bankanın, 30.06.1999 tarihli mali tablolar esas alınarak yapılan incelemeleri sonucunda düzenlenen 28.02.2000 tarih ve R-2, R-2 sayılı Mali Bünye Raporu değerlendirilerek Hazine Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğü tarafından yazılan 11.04.2000 günlü 28414 sayılı yazıları ile “….Bankanız yetkilileri ile yapılan 21.Şubat.2000 tarihli toplantıda değeri 25 -30 milyar ABD doları arasında tahmin edilen bankanızın %7 hissesine sahip olduğu iştiraklerinden Turkcell’ in satışından bankanızca ve Çukurova grubunca elde edilecek girdilerin grup risklerinin tasfiyesi ile sermaye artışında kullanılacağı ve bu satışın haziran ayından önce gerçekleşmesinin tahmin edildiği ifade edilmiştir. Bu çerçevede Bankanızın mali bünyesindeki olumsuzlukların giderilmesini teminen 4491 sayılı Kanun ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanununun 14. maddesinin 2. fıkrasına istinaden Bankanızca;
1–Çukurova grubuna doğrudan ve dolaylı olarak hiçbir şekil ve surette yeni kredi kullandırılmaması,
2–Bankanız aktifinde yer alan gizli rezerv niteliğindeki varlıkların ivedilikle elden çıkartılması, Çukurova grubu risklerinin tasfiyesi ve sermayenin nakit olarak arttırılması suretiyle mali bünyenin iyileştirilmesine yönelik bir uygulama planının hazırlanarak yazımız tarihinden itibaren 15 gün içinde müsteşarlığımıza gönderilmesi gerekli görülmüştür.” şeklinde talimat verilmiştir
Tüm bu yazışmalardan sonra mali yapıda bir iyileşme olmadığını hatta daha da kötüye gidiş olduğunu tespit eden BDDK (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu) tarafından 18.06.2002 tarihinde el konularak Banka ...’ ye (Türkiye Mevduat ve Sigorta Fonuna) devredilmiştir.
BDDK. nun el koyma kararı şöyledir:
“Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan: Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurulu Kararı
4389 sayılı Bankalar Kanununa 4743 sayılı Kanunla eklenen geçici 4 üncü maddeye istinaden yapılan özel denetim çerçevesinde oluşturulan çalışma grupları ve üst komisyon tarafından bağımsız denetim ve murakıp raporları göz önünde bulundurulmak suretiyle hazırlanan ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 11.06.2002 tarih ve BDDK.DEG/50-2-6588 sayılı yazısı ekini teşkil eden raporlardan Pamukbank T.A.Ş.'ne ilişkin raporlar ve Pamukbank T.A.Ş.'Nil Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.'ne devri taleplerine ilişkin ayrıntıları içeren 18.06.2002 tarih ve BDDK.KYİ-37-1, 50-1-6984 sayılı yazısı ve ekleri incelenmiştir.
Yapılan değerlendirmeler sonucunda;
1-Pamukbank T.A.Ş.'nin Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.'ne devrine yönelik olarak sunulan plan ve fizibilite raporlarının uygulanabilir olmadığına,
2-Mali bünyesindeki olumsuzlukların giderilmesini teminen 4389 sayılı Bankalar Kanununun 14 üncü maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları kapsamında alınması istenen tedbirleri almayan, yükümlülüklerinin toplam değeri varlıklarının toplam değerini aşan, faaliyetine devamı mevduat sahiplerinin hakları ve mali sistemin güven ve istikrarı bakımından tehlike arz eden, kaynaklarını bankanın emin bir şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek biçimde Bankanın yönetim ve denetimini doğrudan ya da dolaylı olarak, tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklarının lehlerine kullandıran Pamukbank T.A.Ş.'nin, temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin 4389 sayılı Bankalar Kanununun 14 üncü maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkraları uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmesine
karar verilmiştir.”
... tarafından yapılan inceleme sonucunda, el konulan bu bankada ve karşılıklı kredi ilgisi nedeniyle daha önce el konulmuş olan Etibank’ta gerçekleştirilen bazı işlemlerden dolayı, bu işlemleri yaptığı tespit edilen sanıklar ..., ..., ... haklarında, talimatlara aykırılık, hizmet sebebiyle emniyeti suiistimal ve zimmete para geçirme suçlarından, ... ve ... haklarında ise zimmete para geçirme suçundan cezalandırılmaları için kamu davası açılmıştır.
Sözü edilen işlemlerin, gerçekleştirme yöntemlerine göre aşağıda dört başlık altında toplanarak bankacılık mevzuatına göre hangi suç kapsamında kaldığı açıklanmaya çalışılacaktır:
1- Back-to-back (karşılıklı) kredi kullandırma yöntemi:
Pamukbank ve Etibank mensup oldukları grup firmalarına 17.08.1998- 10.9.1998 tarihleri arasında karşılıklı (back-to-back) kredi kullandırmışlardır. Her iki bankanın da kullandırdığı kredi toplamı 25 milyon dolardır. Bu kredilerin geri ödeme tarihleri olarak 03.09.2000 - 17.09.2000 tarihleri kararlaştırılmıştır. Etibank Yönetim Kurulunca 09.08.2000 tarihinde alınan kararla, Çukurova gurubu firmalarına açılan krediler 48 ay vadeli olarak temdit edilmiştir. Temdit edilen bu kredi, Etibank’ın ...’ye devrinden sonra temdit süresi beklenmeden 14.11.2000 - 27.11.2000 tarihleri arasında tahsil edilmiştir. Pamukbank’ın, Etibank’ın mensup olduğu grup firmalarına açtığı kredinin ise ödenip ödenmediği bilinememektedir.
Bu kredilerle ilgili olarak 11.05.2004 gün ve 2004/223–688 iddianame sayılı 1.iddianame ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... haklarında 4389 sayılı kanuna muhalefet etmek suçundan cezalandırılmaları için dava açılmıştır. Yapılan yargılama sonucunda tüm sanıklar hakkında emniyeti suiistimal suçundan zamanaşımı ile ortadan kaldırılmasına kararı verilmiştir.
Eylemin Niteliği:
İddianamede de anlatıldığı gibi sanık ... yönünden bu eylem, hakim ortağı olduğu Etibank’a ait parayı, diğer sanık ... ile iştirak halinde zimmetine geçirme suçunu oluşturmaktadır.
Şöyle ki;
Dosya içersinde bulunan bilirkişilerden Sn. Doç. Dr. Mahmut Koca’nın ayrık görüş raporunda da belirtildiği gibi Back-to-back (karşılıklı) krediler, hakim ortağı olduğu bankalardan yasal engeller nedeniyle kendi firmalarına kredi kullandırma imkanı bulunmadığından kendi aralarında yazılı ya da sözlü anlaşmalar çerçevesinde birbirlerine verdikleri krediler olarak tanımlanmaktadır. Bu krediler, birbirlerinin teminatı niteliğindedir. “Ödemezsen ben de ödemem” anlayışı ile verilmektedir. Bankaların karşılıklı kredi kullandırmaları bir kredi türü olarak suç teşkil etmez. Ancak 4389 sayılı Kanun döneminde baştan itibaren geri dönmeyeceğini bilerek kredi yeterliliği olmayan gerçek ya da tüzel kişilere bu tür bir kredi açılması 4389 sayılı Kanunun 22/3 maddesi ya da 5411 sayılı Kanunun 160/2 maddesi (lehe yasa belirlendikten sonra) uyarınca zimmet suçunu oluşturacaktır. (Bkz; Sözüer s.179. Mahmutoğlu s.241-242) Böyle bir durumda zimmet suçunun tespiti için kredi veren bankanın içinde bulunduğu durum ve kredi verilen firmaların kredi değerliliği önem arz etmektedir. Somut olayımızda sanık ..., Etibank’ın alacaklısı olduğu karşılık kredisini 09.08.2000 tarihinde 48 ay süreyle temlik etmiştir. Bu temliki yapılırken kredi borçlusu firmanın kredi değerliliği bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Dosya kapsamına göre de kredi değerliliği yoktur. Ayrıca karşılık krediyi temdit eden Etibank’ın da mali yapısı bu temdidi yapmaya uygun değildir. Zira temditten 2 ay 20 gün sonra 27.10.2000 tarihinde Etibank’a el konularak ... ye devredilmiştir.
Etibank tarafından verilen karşılık (back-to-back) kredi, verildiği tarih itibariyle hukuka uygun olsa da, kredi veren bankanın ve kredi verilen firmanın temdit tarihindeki mali yapılarına göre bu kredinin vadesinin uzatılmaması ve derhal tahsili cihetine gidilmesi gerekirdi. Bu yapılmayarak kredi, temdit edilmeden önce ödenmeyeceği bilindiği halde temdit edilmiştir. Bu temlikle de kredi, temdit tarihi olan 09.08.2000 tarihi itibariyle hukuka aykırı hale gelmiştir.
Sanık ...’in Etibank tarafından Pamukbank’ın mensup olduğu grup firmasına kullandırılan back-to-back (karşılıklı) krediyi temdit etme eylemi banka parasını zimmete geçirme suçunu oluşturmaktadır. Suç tarihi kredinin 48 aylık süre ile temdit edildiği 09.08.2000 tarihidir. Kredinin temdit edildiği tarihte temdit koşullarının bulunmadığı konusu basit bir iç denetim ile anlaşılması mümkün olduğundan eylem basit nitelikte zimmet suçudur.
Sanık ... bu işlemdeki eylemine gelince;
Back-to-back (karşılıklı) krediler gruplar arasında sözlü ya da yazılı anlaşma ile yapılmaktadır. Sözlü ya da yazılı talep olmaksızın bir firmanın kredisinin temdit edilmesi söz konusu olamaz. Olayımızda da her ne kadar yazılı talep olmadığı belirtilmekte ise de bu temdidin, karşılık (back-to-back) kredi kullanan firma sahibi ve Pamukbank’ın hakim ortağı olan bu sanığın sözlü talebi üzerine yapıldığının kabulü gerekir. Aksinin düşünülmesi işlemin amacı ve niteliği gözetildiğinde hayatın olağan akışı ile bağdaşmaz. Bu sanık da temditten önce kredinin ödenmeyeceğini bilerek hareket etmiştir. Açıklanan nedenle olayda, sanık ... diğer sanık ...’e krediye temdit ettirmek suretiyle zimmet suçuna iştirak etmiştir.
2-Çukurova gurubu firmalarına kullandırılmış olan ve vadesinde ödenmediği halde Kredi Komitesi kararıyla kredilerin temdit edilmesi yöntemi:
a) BAYTUR İNŞAAT TAAHHÜT AŞ’ ye muhtelif tarihlerde kullandırılan ve vadeleri dolmasına rağmen ödenmeyen kredilerin ertelenmesi talepleri, firmanın kredi değerliliği bulunmadığı bilindiği halde kredi komisyonunca geriye dönük olarak kabul edilip 08.03.2000 ve daha sonra 06.12.2001 tarihlerinde onaylanmak suretiyle ertelenmiştir. Bankanın ... ye devredildiği 18.06.2002 tarih itibariyle firmanın 65 trilyon lira borcu bulunmaktadır.
b) ÇUKUROVA İTHALAT ve İHRACAAT AŞ’ ye 31.05.1991 tarihinde Şişli Şubesince verilen 2.130.000 dolar ve 27.11.1997 tarihinde Bahreyn şubesinden verilen 57 milyon dolar kredilerin vadeleri dolduğu halde faiz ve ana para tahsilatı yapılmadan 25.12.2001 tarihinde Kredi Komisyonu kararıyla bu krediler temdit edilmiştir. Bankanın ...’ ye devredildiği 18.06.2002 tarih itibariyle firmanın 90.793.014 dolar borcu bulunmaktadır.
c) BMC SAN. ve TİC. AŞ’ye 25.04.1995 tarihinde Bahreyn şubesinden kullandırılan, üç yıl vadeli 1.3 milyon dolar kredi, 06.12.2001 tarihinde, 05.09.1996 tarihinde kullandırılan beş yıl vadeli 1.8 milyon dolar kredi 07.12.2001 tarihinde, 27.09.1996 tarihinde kullandırılan 767.784 dolar kredi 07.12.2001 tarihinde firmanın kredi değerliliği bulunmadığı halde üç yıl temdit edilmiştir. Bankanın ...’ye devredildiği 18.06.2002 tarih itibariyle firmanın 321.861.593.000. 000-Tl. borcu bulunmaktadır.
d) ÇUKUROVA SANAYİİ İŞLETMELERİ AŞ’ye 08.01.1991 - 12.08.1991 tarihleri arasında toplam 6.103.013 dolar tutarında kullandırılan beş adet kredi, 12.12.1997 - 26.12.1997 tarihleri arasında Bahreyn şubesinden kullandırılan 4 adet toplam 24.860.000 DM’lık döviz kredisi ile kapatılmıştır. 12.12.2000 - 26.03.2001 tarihlerinde bu kredinin vadesi dolduğu halde Firma faiz ödemesi yapamadığı gibi kredi değerliliği de bulunmamasına rağmen 25.12.2001 tarihinde kredi ödemesi üç yıl süreyle temdit edilmiştir. Bankanın ...’ye devredildiği 18.06.2002 tarih itibariyle firmanın 23.109.120.000.000-TL borcu bulunmaktadır.
e) ÇUKUROVA ÇELİK ENDÜSTRİSİ AŞ’ye 09.04.1997 tarihinde 500 000 dolar tutarında kredi kullandırılmıştır. Bahreyn şubesinden kullandırılan bu kredi beş yıl vadelidir. Firma bu krediyi vadesinde ödeyememiş, faiz ödemesi dahi yapamayan ve kredi değerliliği de bulunmayan firmanın kredi borcu 09.04.2002 tarihinde temdit edilmiştir.
Yukarıda belirtilen kredilerle ilgili olarak 08.04.2004 gün ve 2004/2778 iddianame sayılı 2. iddianame ile Kredi Komitesi üyeleri ..., ..., ... haklarında emniyeti suiistimal suçundan cezalandırılmaları için açılan dava, eylemin zimmet suçunu oluşturacağından bahisle görevsizlik kararı ile Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda bu eylemler nitelikli zimmet suçu kapsamında değerlendirilerek sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
f) 19.12.1997 tarihinde aldığı 3.5 milyon dolar kredi nedeniyle Pamukbank’a borçlu bulunan AKS TELEVİZYON REKLAMCILIK ve FİLMCİLİK AŞ’ ye ait olan SHOW TV 15.12.1999 tarihinde borçlarıyla birlikte Çukurova Grubuna devredilmiştir. Daha önceki ertelemelere rağmen ödenmeyen bu kredi en son 03.12.2001 tarihinde temdit edilmiştir. Bankanın ...’ye devir tarihi olan 18.06.2002 tarihi itibariyle firmanın 8.489.970.000.000. Tl. borcu bulunmaktadır.
g) 17.11.1997 tarihinde Çukurova gurubuna geçen ASLI GAZETECİLİK A.Ş’ ye 30.04.1997 – 01.12.1997 tarihleri arasında toplam 6,5 milyon dolar kredi kullandırılmıştır. Bu krediler vadesinde ödenmediği gibi 08.03.2000 ve 04.12.2001 tarihlerinde temdit edilmiştir. Bankanın ...’ ye devir tarihi olan 18.06.2002 tarihi itibariyle firmanın 16.908.630.000.000 Tl. borcu bulunmaktadır.
ğ) Sermayesinin %99,5'i Pamukbank’a ait olan PAMUK SPOR VE TURİZM HİZMETLERİ A.Ş’ ye 03.03.1997 günü 17.6 milyon dolar kredi kullandırılmıştır. Vadesinde ödenmeyen bu kredi 08.03.2000 ve 25.12.2001 tarihlerinde temdit edilmiştir. Yine 08.05.1997 tarihinde kullandırılan 1.2 milyon dolar kredi vadesinde ödenmediği halde 04.05.2000 ve 19.12.2000 tarihlerinde temdit edilmiştir.
Yukarıda belirtilen bu kredilerle ilgili olarak 16.06.2004 gün ve 2004/4774 iddianame sayılı 6. iddianame ile sanıklar ..., ..., ... haklarında hizmet nedeni ile emniyeti suiistimal suçundan açılan dava görevsizlik kararı ile Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda sanıkların bu eylemleri de nitelikli zimmet suçu kapsamında kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
h) CİNE 5 FİLM YAPIMCILIK A.Ş’ye 28.05.1997 tarihli 5.milyon dolar ve AVRUPA-AMERİKA HOLDİNG A.Ş firmasına 22.12.1997 tarihli 3,5 milyon dolar kredi komitesi kararıyla kredi açılmıştır. Yine, Cine 5 firması adına 22.05.1996 tarihli Yönetim Kurulu Kararıyla Futbol Federasyonuna 2.milyon dolarlık teminat mektubu vermiştir. Bu teminat mektubu sonradan 17.09.1999 tarihinde Federasyon tarafından paraya çevrilerek Pamukbank’dan tahsil edilmiştir. Adı geçen firmalara verilen bu krediler 20.07.1999 tarihinde ve daha sonrada birer aylık olmak üzere 20.07.2000, 20.08.2000 ve 28.09.2000 tarihlerinde üç kez temdit edilmiştir. Bankanın ...’ ye devir tarihi olan 18.06.2002 tarihi itibariyle bu krediler ödenmemiştir.
Bu krediler ve teminat mektubu ile ilgili olarak 15.06.2004 gün ve 2004/4725 iddianame sayılı 4.iddianame ile sanıklar ..., ..., ... ve arkadaşları hakkında emniyeti suiistimal suçundan açılan dava görevsizlik kararı ile Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda sanıklar ..., ..., ...’ın bu eylemleri de nitelikli zimmet suçu kapsamında kabul edilerek mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
Eylemlerin Niteliği:
Bankanın hakim ortağı ve aynı zamanda kredi komitesi üyesi olan sanık ... ile kredi komitesi üyesi olan diğer sanıklar ... ve ...’ın yukarıda belirtilen gerçekleştirdikleri eylemler banka parasını zimmete geçirme suçunu oluşturmaktadır.
Şöyle ki:
Dosyada mevcut bilirkişi Doçent Doktor Mahmut Koca’nın ayrık raporunda da belirtildiği gibi kredi ilişkisinden, kredinin ilk açıldığı andaki şartları göz önüne alarak değerlendirme yapmak ve bankadan nakit çıkış tarihini esas alarak fiili nitelendirmek ve temditlerin suç oluşturmayacağını her olayda söylemek doğru değildir. Bazen kredinin temdit edilmesi başlangıçta hukuka uygun olarak verilen krediyi hukuka aykırı hale getirebilir. Sırf kağıt üzerinde kredi değerliliğinin var gösterilmesi ve yine gerekli teminatların kağıt üzerinde alınmış olması kredinin hukuka uygun verildiğini göstermez.
Bir kredinin temdit edilmesinin kredi hukukuna uygun olup olmadığını belirlemek için;
a) Kredi veren bankanın mali yapısının güçlü olup olmadığını,
b) Kredinin niçin temdit edildiğini,
c) Kredi alan firmanın kredinin alınma tarihi ile temdit tarihi arasındaki mali yapısının ve ödeme yeteneğinin değişip değişmediğini,
d) Tabela şirketi olmasa bile daha önce aldığı kredileri vadesinde ödeyip ödemediğini, ödememişse bankaya olan borç miktarının ne olduğunu,
e) Firmanın kredi değerliliğinin bulunup bulunmadığını,
f) Kredi karşılığı alınan teminatların, kağıt üzerinde bir teminat olup olmadığı, ekonomik değeri ve kısa sürede paraya çevrilebilme kabiliyetleri olup olmadığını,
g) Faillerin, hangi maksatla hareket ettiklerini,
Araştırmak ve bilmek gerekir.
Temdit işleminin krediyi hukuka aykırı hale getirmemesi ya da temdit işleminin hukuka uygun olması için yukarıdaki koşulların, yapılacak araştırma sonucunda her birinin ayrı ayrı olumlu olduğunun tespiti gerekir. Bu koşullardan bir tanesinin dahi olumsuz olması halinde kredi temdit edilmemelidir. Böyle bir durumda gerektiğinde teminatlar da kullanılarak kredinin tasfiyesi yoluna gidilmelidir. Böyle yapılmayıp da kredi, yukarıdaki kriterlerden bir veya birkaçı olumsuz olduğu halde temdit edilirse, bu temditle birlikte kredi hukuka aykırı hale gelir ve bu durum zimmet suçuna konu olur. Örneğin, bir banka kendi mali yapısı bozulmasına rağmen (ki bu durum genelde bankaları denetleyen kuruluşlarca tespit edilmektedir.) verdiği kredilerin vadesi dolduğu halde temdit edilmesinde banka yöneticilerinin zimmet kastı ile hareket ettikleri kabul edilmelidir. Keza kredi verilen firmanın da mali yapısı bozuk olduğu, kredi değerliliği bulunmadığı halde (ki bu durumun banka tarafından araştırılması zorunludur.) kredi temdit edildiğinde kredinin geri ödenmeyeceği önceden bilindiği varsayılarak banka yöneticilerinin zimmet kastı ile hareket ettiği kabul edilmelidir.
Bu değerlendirmeler ışığında somut olaya baktığımız da;
1- Temdit işlemleri yapılmadan önce ve yapıldığı sırada bankanın mali yapısı bozuktur. Bu konuda banka yönetim kurulu yukarıda da belirttiğimiz gibi 1991 yılından itibaren bankaya el koyma tarihi olan 18.06.2002 tarihine kadar yetkili merciler tarafından defalarca uyarılmış ve kendilerine ne yolda hareket edeceklerine dair talimatlar verilmiştir. Yine yetkili merciler tarafından, banka yöneticilerinden grup firmalarına kredi açılmaması ve daha önceden açılmış olan kredilerin de vadelerinde tasfiye edilmesi istenmiştir.
2- Krediler temdit edilirken bankanın değil grup firmalarının çıkarı gözetilmiştir.
3- Daha önceden kredi verilen grup firmaları, vadeleri gelmesine rağmen kredi anaparası ya da gerçekleşmiş faizlerden hiçbir ödemede bulunmadıkları halde, sanıklar tarafından firmalarla ilgili hiçbir araştırma yaptırılmadan krediler temdit edilmiştir. Hiç kuşkusuz ki bu firmaların, aldıkları kredileri vadesinde ödeyemedikleri için mali yapıları bozuktur. Temdit sırasında firmaların bankaya olan borç toplamları da ne araştırılmış ne de gözetilmiştir. Öte yandan Kredi komitesi üyesi ve bankanın hakim ortağı olan sanık ... aynı zamanda kredileri temdit edilen grup şirketlerinin de sahibidir. Temdit sırasında kredi borçlusu firmaların mali durumlarını bilmemesi mümkün değildir.
4- Kredileri temdit edilen grup firmalarının hiç birinin kredi değerlilikleri yoktur. Bu durum daha önce aldıkları kredileri vadesinde ödeyememelerinden açıkça anlaşılmaktadır.
5- Sanıklar, vadesi gelmiş kredileri, teminatlarını kullanarak tasfiye etmeleri gerekirken bunu yapmayarak, temdit etmeyi tercih etmişlerdir. Teminatlar kağıt üzerinde kalmıştır. Teminatların paraya çevrilme kabiliyeti olup olmadığı ve gerçek parasal değeri de belli değildir.
6- Üstteki ilk beş madde de belirttiğimiz hususlar karşısında, sanıkların, vadesi gelmiş ancak ödenmemiş grup firmalarının kredi borçlarını defalarca temdit ederken bu kredilerin geri ödenmeyeceğini bilerek hareket ettiklerinin kabulü gerekmektedir. Bu kabule göre de sanıklar, bankanın ödenmemiş kredi alacaklarını temdit ederken banka parasını zimmete geçirme kastıyla hareket etmişlerdir. Firmaların, mali yapısı, önceki kredi borçlarını ödeyememeleri, kredi değerlerinin bulunmadığı bu nedenlerle de yeni kredi verilmemesi gerektiği hususlarının basit bir denetimle hemen anlaşılabilmesi mümkün olduğundan bu işlemler niteliksiz zimmet suçu olarak kabul edilmelidir.
Açıkladığımız nedenlerle sanıklar ..., ... ve ...’a yükletilen eylemlerin zimmet suçunu oluşturduğu sabittir. Suç tarihi ise her işlem için yapılan en son temdit tarihidir. Sözünü ettiğimiz işlemlerin en son temdit tarihlerinde 4389 sayılı Bankalar Kanunu yürürlüktedir. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin bu konu ile ilgili olarak başka bir olay nedeniyle verdiği 02.06.2010 gün ve E. 2009/15631, K. 2010/7411 sayılı kararında;
“..Zimmet suçu Fiduciary Loan (inançlı işlemler) işlemlerle ilgili senetlerin ve rehin sözleşmelerinin en son düzenlendiği 25.10.1999 ve 16.11.1999 tarihlerinin mahkemenin kabulü doğrultusunda suç tarihi olduğu…” demek suretiyle vadesinde ödenmeyen bir kredi için verilen rehin sözleşmesinin yenilenmesini zimmet suçu, suç tarihini de rehin sözleşmesinin yenilendiği en son tarih olarak kabul etmiştir.
3- Grubun bazı firmalarına kredi kullandırma görüntüsü verilerek bu firmalar üzerinden aktarma suretiyle kredi borçlusu olan diğer grup firmalarının önceki ödenmemiş kredi borçlarının kapatılması yöntemi:
a) EGESAT EGE ENDÜSTRİ ÜRÜNLERİ İMALAT SANAYİ AŞ’ye 19.02.1988 tarihinde ilk kredi kullandırılmıştır. 29.09.1990 tarihli raporla firmanın kredi değerinin bulunmadığı tespit edildiği halde Kredi Komitesinin 14.05.2001 tarihli kararıyla Bahreyn şubesinden 34 milyon 151 bin dolar kredi tahsis edilmiş ve bu kredi firmanın yukarıda sözü edilen önceki borcunu kapatmada kullanılmıştır. Firmanın, Bankanın ...’ye devir tarihi olan 18.06.2002 tarihi itibariyle 105.503.335.000- Tl. si borcu bulunmaktadır.
b) Panama’da kurulu AVOR INVESTMENT COMPANY INC. firmasına 02.05.2001 tarihinde istihbarat ve güvenilirlik değerlendirilmesi yapılmadan, genel kredi sözleşmesi eki de düzenlenmeden Bahreyn Şubesince üç yıl vadeli 40.000.000 dolar kredi kullandırılmıştır. 6 ayda bir tahsil edilmesi gereken kredi faizleri tahsil edilememiştir. Söz konusu kredi bankanın hakim ortağı Çukurova gurubu firmalarına aktarılmıştır. Bankanın ...’ye devredildiği 18.06.2002 tarih itibariyle firmanın 69.232.500.000.000 Tl. borcu bulunmaktadır.
Yukarıda belirtilen kredilerle ilgili olarak 08.04.2004 gün ve 2004/2778 iddianame sayılı 2. iddianame ile Kredi Komitesi üyeleri ..., ..., ... haklarında Emniyeti suiistimal suçundan cezalandırılmaları için açılan dava, eylemin zimmet suçunu oluşturacağından bahisle görevsizlik kararı ile Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda sanıkların bu eylemi nitelikli zimmet suçu kapsamında değerlendirilmiştir.
c) EGELİM EGE LİMAN HİZ. ve NAKLİYECİLİK AŞ’ ye 1992- 1994 yılları arasında verilen) kredileri ödemediği ve kredi değerliliği de bulunmadığı halde 24.05.2001 tarihinde 52.000.000.dolar kredi tahsis edilmiştir. Bu kredi firmaya 29.05.2001–06.06.2001 tarihleri arasında 4 dilim halinde kullandırılmış ve bu krediyle firmanın ödenmeyen eski kredileri kapatılmıştır. Bankanın ...’ye devredildiği 18.06.2002 tarih itibariyle firmanın 63.733.002 dolar ve 117.037.078.187.732 Tl. borcu bulunmaktadır.
Yukarıda belirtilen krediyle ilgili olarak 16.06.2004 gün ve 2004/4774 iddianame sayılı 6.iddianame ile sanıklar ..., ..., ..., haklarında 9. Asliye Ceza Mahkemesine emniyeti suiistimal suçundan açılan dava görevsizlik kararı ile Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda sanıklar ..., ..., ...’ın bu eylemleri de nitelikli zimmet suçu kapsamında kabul edilerek mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
Eylemlerin Niteliği:
Bankanın hakim ortağı ve aynı zamanda kredi komitesi üyesi olan sanık ... ile kredi komitesi üyesi olan diğer sanıklar ... ve ...’ın gerçekleştirdikleri yukarıda belirtilen eylemler de banka parasını zimmete geçirme suçunu oluşturmaktadır.
Şöyle ki ;
Egesat Ege Endüstri Ürünleri İmalat Sanayi A.Ş’ ye 14.05.2001 tarihinde tahsis edilen 34 milyon 151 bin dolar kredi bu firmaya önceden verilip, ödenmeyen kredilerin kapanmasında kullanılmıştır.
.11..
Yine 1992- 1994 yılları arasında verilen kredileri ödeyemediği ve kredi değerliliği de bulunmadığı halde Egelim Ege Liman Hiz. ve Nakliyecilik AŞ’ ye 24.05.2001 tarihinde verilen 52.000.000.dolar kredi, bu firmanın eski kredi borçlarını kapatmada kullanılmıştır. Her iki firma da gruba aittir. Ödeyemedikleri eski kredi borçlarını kapatmak için bu firmalara yeni kredi açılması, açıkça banka parasının geri ödenmeyeceği bilinerek bu firmalara aktarılması demektir.
Eylemler zimmet suçunu oluşturmaktadır. Firmaların mali yapısı, önceki kredi borçlarını ödeyememeleri, kredi yeterliliklerinin bulunmadığı, bu nedenlerle de yeni kredi verilmemesi gerektiği hususları basit bir denetimle anlaşılabileceğinden bu eylemler basit zimmet niteliğindedir. Suç tarihi, banka parasının, borçlu şirketlere kredi borcunu kapatma amacıyla kredi görüntüsü altında verildiği 14.05.2001 tarihidir. Bu tarihlerde 4389 sayılı Bankalar Kanunu yürürlüktedir.
Panama’ da kurulu Avor Investment Company Inc firmasına verilen krediye gelince;
Grubun hissedarı olduğu ve tabela şirketi olma olasılığı yüksek olan bu firmaya istihbarat ve güvenilirlik değerlendirilmesi yapılmadan, genel kredi sözleşmesi eki de düzenlenmeden Bahreyn Şubesince üç yıl vadeli 40.000 000 dolar kredi kullandırılmıştır. Bu kredinin 6 ayda bir tahsil edilmesi gereken faizleri tahsil edilmediği gibi kredi, grup firmalarına aktarılmış ve bu firmaların Pamukbank’tan daha önceden alıp da ödeyemedikleri kredi borçlarının kapatılmasında kullanılmıştır. Sanıklar bu işlemle, hem Hazine Müsteşarlığının grup şirketlerine kredi açma yasağını dolanmışlardır ve hem de geri ödeyemeyeceğini bildikleri bir firma üzerinden grup firmalarına banka parasını aktarmışlardır. Bu kredi yabancı bir ülkedeki şirkete normal kredi görüntüsü altında verildiğinden uzmanınca araştırılmadan basit bir iç kontrolle ortaya çıkması mümkün değildir. Bu nedenle eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturmaktadır. Suç tarihi kredinin verildiği 02.05.2001 tarihidir.
4- Talimatlara rağmen Grup firmalarına avans ve teminat verme, kredi kullandırma yöntemi:
a) TURKCELL HOLDİNG AŞ ye yapılacak sermaye artırımına katılmak için 24.5.2000 tarihinde 12.016.476.611.000-Tl ve 06.08.2001 tarihinde 18.625.716.000.000-Tl tutarında avans verilmiştir.
b) ... nin sahip olduğu Anadolu Kredi Kartı Turizm ve Ticaret AŞ. (AKK) firmasının Pamukbank’a 26.771.502 dolar ve 426.991.515.000- Tl. kredi borcu vardır. Grup firmalarından SINAÎ ve MALİ YATIRIMLAR HOLDİNG AŞ, nin de AAK. Firmasına borcu bulunmaktadır. Pamukbank, bu firmaya 30.03.2001 tarihinde 23.963.000. dolar kredi vermiştir. Bu kredi aynı gün (30.03.2001) Anadolu Kredi Kartı Turizm ve Ticaret AŞ. (AKK) firmasının Pamukbank nezdinde bulunan kredi hesabına havale ve virman yoluyla aktarılarak kredi hesabı borcu kapatılmıştır. Bu suretli kendi grup şirketlerine kredi kullandırma yasağı olduğu halde kredi açılarak bankanın alacağı bulunan firma hesabına aktarılmak suretiyle kredi hesabı kapatılmış gibi gösterilmiştir. Başka bir ifade ile banka, kredi alacağını, kendi grup firmaları üzerinden açtığı kredi ile kendi parası ile tahsil etmiş olmaktadır. Bu durum kredi hukukuna aykırıdır.
c) PAMUKBANK FİNANSAL KİRALAMA ile PAMUKBANK FACTORİNG AŞ.lerine 13.01.2000 ve 26.09.2000 tarihleri arasında toplam 10.272.388 dolar, 24.290.000 EURO ve 1.500 milyar TL tutarında nakit kredi teminine yönelik olarak teminat mektubu veya kefalet şeklinde gayri nakdi kredi kullandırılmıştır.
Yukarıda belirtilen avans, teminat ve kredilerle ilgili olarak 24.12.2003 gün ve 2003/449 iddianame sayılı 3.iddianame ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve Tevfik Fikret Aytekin haklarında 4389 sayılı Kanunun 22/2 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları için dava açılmıştır. Yapılan yargılama sonucunda bu dava zamanaşımı dolduğu gerekçesiyle ortadan kaldırılmıştır.
Eylemlerin Niteliği:
Sözünü ettiğimiz avans, kredi ve teminatlar, Hazine Müsteşarlığının yukarıda yazılı 11.04.2000 gün ve 28414 sayılı yazısı ile banka yöneticilerine, “grup firmalarına kredi verilmemesi talimatına” rağmen grup firmalarına verilmeye devam edilmiştir.
.12..
Bu işlemlerle 4389 sayılı kanunun 22/2 maddesi kapsamında talimatlara aykırı davranma suçunun işlendiği kabul edilebilir. Ancak sanıklar vermiş oldukları bu avans, kredi ve teminatların başından beri geri ödenmeyeceğini bilerek grup firmalarına vermişlerdir. Başka bir anlatım ile banka parasını grup firmalarına aktarmışlardır. Bu nedenle eylemleri aynı zamanda zimmet suçunu da oluşturmaktadır. Bu durumda sanıklar tarafından tek fiil ile kanunun farklı hükümlerinin aynı zamanda ihlali söz konusudur. Bu nedenle, olayda fikri içtima vardır.
TCK. nın 44. maddesi uyarınca sanıkların en ağır cezayı gerektiren zimmet suçundan cezalandırılmaları gerekir. Suç tarihi ise avans, kredi ve teminatların verildiği tarihlerdir. Bu tarihlerde 4389 sayılı Kanun yürürlüktedir.
Sanıkların zimmet oluşturan bu fiilleri basit bir iç denetim ile ortaya çıkacağından niteliksiz zimmet suçunu oluşturmaktadır.
Kredi komitesi üyeleri olan sanıkların yukarıda açıklanan ve zimmete konu olan tüm eylemleri sonucunda bankanın mali yapısı daha da zayıflamıştır.
Bilindiği gibi 4389 sayılı Kanunun Geçici 4. maddesinin 4. fıkrasında “….kanunun 13. maddesi uyarınca sermaye yeterlilik oranı, bu oranın yüzde sekizin altında olması halinde, yüzde sekize ulaşabilmek için gerekli sermaye tutarı, sermayenin artırılması veya sermaye benzeri kaynak temin edilmesi ve alınması gerekli görülen tedbirler kurum tarafından Bankaların Yönetim Kurullarına bildirilir.” hükmü yer almaktadır.
Grup firmalarına verilen vadesi gelmiş ancak ödenmemiş ve birden çok temdit edilmiş krediler, ertelenerek ve yeni krediler açılmak suretiyle banka mali yönden daha da güçsüz hale getirilmiştir. Bu işlemler nedeni ile yukarıda sözünü ettiğimiz hükümde yer alan yüzde sekiz olan sermaye yeterliliği standart oranı bu seviyenin çok altına düşmüştür. Nitekim, Banka 31.12.2001 bilanço tarihi itibariyle incelemeye alınmıştır. Gerek birinci ve ikinci bağımsız denetim kuruluşlarıyla, bankalar yeminli murakıplarınca düzenlenen mali tablo ve raporlarda ve gerekse BDDK. ca yapılan değerlendirmelerde (06.06.2002 ve 12.06.2002 günlü raporlar), Bankanın sermaye yeterlilik standart oranının negatif olduğu, bu oranın yasal seviye olan yüzde sekize yükseltilmesi için 2.9 katrilyon Tl. sermayeye ihtiyaç bulunduğu tespit edilmiştir. Bu sermayenin banka yönetimi ve ortakları tarafından karşılanamayacağı için BDDK tarafından, Banka, 18.06.2002 tarihi itibariyle ...’ ye devredilmiştir.
Bu devirden sonra da banka sermayesinin kanuni sermaye yeterlilik standart oranı olan asgari % 8 lik orana çıkması için gerekli olan, 2.9 katrilyon Tl. hazine parasının (Devletin parasının) sanık ...’in hakim hissedarı olduğu Pamukbank’ın sermayesine ilave edilmesi zarureti ile karşı karşıya kalınmıştır.
Öte yandan, gerek ertelenen ve gerekse yeni verilen krediler karşılığında yeterli teminat alındığından bahisle sanıkların eylemlerinin zimmet suçunu oluşturamayacağı da düşünülemez.
Pamukbank’a borçlu Çukurova grubu firmaları bu borçlarından dolayı birbirlerine kefil olmuşlardır. Çukurova grubu firmalarının sahibi olan ... aynı zamanda Pamukbank’ın hakim hissedarıdır. Bu duruma göre krediyi veren de, krediyi alan da, bu kredilerin teminatını veren de aynı kişi dir. Bunun sonucu olarak da teminatlar kağıt üzerinde kalmıştır ve gerçek bir değer taşımamaktadır. Nitekim sanık ...’ de sahibi olduğu şirketler tarafından verilen teminatları, ödenmeyen kredilerin tahsilinde kullanmamış ve bu kredileri, ödenmemesine rağmen defalarca temdit etmiştir. Bu durum ise Bankanın mali yapısını daha da olumsuzlaştırarak el koyma sonucunu doğurmuştur. Yapılan tüm işlemlerde grup şirketlerinin çıkarına hareket edilmiştir.
4389 sayılı Kanun döneminde Bankadan nakit çıkışı olmadığı görüşüne gelince;
4389 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce verilen kredilerin, ödenmediği halde temdit edildiği, ödenmeyen önceki kredileri kapatmak için gerek kredi borçlusu gruplarına ve gerekse diğer grup firmalarına kredilerin açıldığı, yine bazı grup firmalarına yeni kredilerin verildiği tarihler yukarıda da ayrıntıları ile belirtildiği gibi 4389 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu dönem içerisindedir. Böylece Bankadan 4389 sayılı Kanun döneminde nakit çıkışı yapılmış olmaktadır.
.13..
Yukarıdaki açıklamalarımızın tümü birlikte değerlendirildiğinde sanıklar, ..., ..., ..., ..., ve ...’ ın eylemleri bakımından aşağıdaki sonuçlara varılması gerekmektedir:
1 - Sanık ...’in eylemi yönünden:
Etibank’ın Pamukbank’ın mensup olduğu grup firmasına kullandırdığı back-to-back (karşılıklı) krediyi temdit etme eylemi yukarıda “Back-to-back (karşılıklı) kredi kullandırma yöntemi” şeklinde yazılı başlık altında açıklandığı gibi banka parasını zimmete geçirme suçunu oluşturmaktadır. Bu eylemin yukarıda açıklandığı gibi niteliksiz zimmet olarak kabulü gerekir.
Bu işlemle ilgili olarak Etibank’a el konulması sonucu İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinde görülen 2004/160 esas sayılı dava dosyasında açılmış bir dava bulunmamaktadır. Gerektiğinde, mahkemece bu sanık hakkındaki davanın, devam eden Etibank davası ile birleştirilmesinin düşünülmesi, buna gerek görülmediği takdirde niteliksiz zimmet suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, eylemin emniyeti suiistimal suçu olarak kabulü ile kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi kanuna aykırıdır.
2 - Sanık ...’ın eylemi yönünden:
Bu işlemle ilgili olarak sanığa, iddianame ile yükletilen eylemin de sübutu halinde diğer sanık ... ile birlikte Etibank’a ait parayı zimmete geçirme suçunu oluşturacağı düşünülse de, temditten önce, 06.07.1998 de Etibank A,Ş. deki %1 hissesini Bilgin grubuna sattığından zimmet suçundan beraat kararı verilmesi yerine, eylemin emniyeti suistimal suçu olarak kabulü ile kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi kanuna aykırıdır.
3 - Sanık ...’in eylemleri yönünden:
a) Sanığın, back-to-back(karşılıklı) kredi verme işleminde Sanık ...’in işlediği niteliksiz zimmet suçuna iştirak ettiği yukarıda “Back-to-back (karşılıklı) kredi kullandırma yöntemi” şeklinde yazılı başlık altında açıklandığı gibi sabittir.
Ancak bu işlemle ilgili olarak Etibank’a el konulması sonucu İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinde görülen 2004/160 esas sayılı dava dosyasında açılmış bir dava bulunmamaktadır. Gerektiğinde, mahkemece bu işlemle ilgili olarak sanık hakkındaki bu davanın, devam eden Etibank davası ile birleştirilmesinin düşünülmesi, buna gerek görülmediği takdirde sanığın bu eyleminin niteliksiz zimmet suçu kabul edilmesi gerekirken emniyeti suiistimal suçu olarak kabulü ile kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi kanuna aykırıdır.
b) Sanığın da üyesi olduğu kredi komitesi kararıyla, grubun hissedarı olduğu ve tabela şirketi olma olasılığı yüksek olan Panama’ da kurulu Avor Investment Company Inc firmasına, grubun firmalarına aktarma amaçlı kredi verilmesi eylemi yukarıda açıklandığı gibi sanık yönünden nitelikli zimmet suçunu oluşturmaktadır.
c) Yine yukarıda;
“Çukurova gurubu firmalarına kullandırılmış olan ve vadesinde ödenmediği halde Kredi Komitesi kararıyla kredilerin temdit edilmesi yöntemi”,
“Grubun bazı firmalarına kredi kullandırma görüntüsü verilerek bu firmalar üzerinden aktarma suretiyle kredi borçlusu olan diğer grup firmalarının önceki ödenmemiş kredi borçlarının kapatılması yöntemi”
“ Yasağa rağmen Gurup firmalarına avans ve teminat verme, kredi kullandırma yöntemi”
Şeklinde yazılı başlıklar altında belirtilen işlemlerle kredi komitesi üyesi olarak imzası bulunan sanık ...’ in eylemleri Avor Investment Company Inc firmasına verilen kredi işlemi bakımından nitelikli zimmet, diğer işlemleri bakımından niteliksiz zimmet kabul edilerek 4389 sayılı Kanunun 22/3 ya da 5411 sayılı Kanunun 160/2 maddesi uyarınca (lehe yasa değerlendirilmesi yapıldıktan sonra) mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken sanığın tüm eylemleri 5411 sayılı Kanunun 160/3. maddesi kapsamında kabul edilmesi kanuna aykırıdır.
4 - Sanıklar ..., ve ... yönünden:
a) Sanıklar hakkında ... ile birlikte back – to – back (karşılıklı) kredi verme işleminde sanık ...’in eylemine iştirak etmekten dava açılmış ise de sübutu halinde zimmet olarak kabulü gereken bu eyleme sanıkların azmettiren ya da yardım eden olarak katıldıklarına dair mahkumiyetlerini gerektirecek delil bulunmadığından beraatlerine karar verilmesi yerine emniyeti suiistimal suçundan zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararı verilmesi kanuna aykırıdır.
Üyesi oldukları kredi komitesi kararıyla, grubun hissedarı olduğu ve tabela şirketi olma olasılığı yüksek olan Panama’da kurulu Avor Investment Company Inc firmasına, gurubun firmalarına aktarma amaçlı kredi verilmesi eylemi bu sanıklar yönünden yukarıda açıklandığı gibi nitelikli zimmet suçunu oluşturmaktadır
b) Yine yukarıda;
“Çukurova gurubu firmalarına kullandırılmış olan ve vadesinde ödenmediği halde Kredi Komitesi kararıyla kredilerin temdit edilmesi yöntemi”,
“Grubun bazı firmalarına kredi kullandırma görüntüsü verilerek bu firmalar üzerinden aktarma suretiyle kredi borçlusu olan diğer grup firmalarının önceki ödenmemiş kredi borçlarının kapatılması yöntemi”
“ Yasağa rağmen Gurup firmalarına avans ve teminat verme, kredi kullandırma yöntemi”
Şeklinde yazılı başlıklar altında belirtilen işlemlerde kredi komitesi üyesi olarak imzası bulunan sanıklar ... ve ...’ın eylemleri, Avor Investment Company Inc firmasına verilen kredi işlemi bakımından nitelikli zimmet, diğer eylemleri bakımından niteliksiz ise niteliksiz zimmet kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken tüm eylemleri nitelikli zimmet kabul edilerek fazla para cezasına hükmedilmesi kanuna aykırıdır.
5– 01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankalar Kanununun 168. maddesiyle suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu yürürlükten kaldırılmış olup 5237 sayılı TCK. nın 7. maddesi uyarınca her iki yasanın da kararda karşılaştırılması yapılarak lehe olan yasa belirlendikten sonra mahkumiyetlerine karar verilen sanıkların hukuki durumlarının takdir ve değerlendirilmesi gerekirken sadece 5411 sayılı Kanunun lehe olduğu belirtilerek yazılı şekilde karar verilmesi kanuna aykırıdır.
Hükmün, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden yukarıda açıkladığımız gerekçelerle bozulması gerekirken, Sayın çoğunluk tarafından verilen kararın III-a ve b nolu bentlerindeki onama kararına, IV nolu bentdeki bozma gerekçesine katılmıyorum. 15.06.2011
.15..
SUÇ : 5411 Sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM: 2004/140 esas sayılı dosya yönünden: sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... haklarında, Pamukbank ve Etibank hakim hissedarı ve yöneticisi olan sanıkların kredi kullanma limitleri dolmuş olan kendi gruplarına dolaylı yollardan kredi kullandırabilmek amacıyla, "back to back" olarak adlandırılan kredi ilişkisine girmek suretiyle 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3.maddesine muhalefet suçundan açılmış bulunan kamu davasının TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddeleri uyarınca kamu davasının ortadan kaldırılmasına; Birleşen 2006/4 Esas sayılı dosya yönünden: sanıklar ..., ..., ..., ... haklarında, bankaca tahsis edilmemesi gereken kredinin açılması suretiyle bankayı zarara uğratmak suçundan açılmış bulunan kamu davasının TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddeleri uyarınca ortadan kaldırılmasına; Birleşen 2005/39 esas sayılı dosya yönünden; bankaca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak suretiyle bankayı zarara uğratmak suçundan, 1-Bays Yayın Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye kullandırılan kredilerle ilgili olarak sanıklar ... ve ... hakkında kamu davasının TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddeleri uyarınca ortadan kaldırılmasına, 2-4389 sayılı Yasanın 22/2.maddesi uyarınca talimatlara aykırılık fiili ile ilgili olarak sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddeleri uyarınca kamu davasının ortadan kaldırılmasına, 3-Tantaş Dış Ticaret Pazarlama A.Ş.'ye kullandırılan kredilerle ilgili olarak, sanıklar ..., ... ve ... haklarında beraatlerine;4-Pamukbank yönetim kurulu başkanı ve üyesi olan sanıklar ... ..., ... ve ... haklarında, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğünce 11.04.2000 tarihli yazı ile verilen talimata aykırı olarak Turkcell Holding A.Ş., Sınai ve Mali Yatırımlar Holding A.Ş., Pamukbank Off-Shore, A-Tel Pazarlama ve Servis Hizmetleri A.Ş., Pamukbank Finansal Kiralama A.Ş. ve Pamuk Factoring A.Ş. firmalarına kredi kullandırmak suretiyle talimatlara aykırı davranarak 4389 sayılı yasanın 14/2 ve 22/2.maddelerine muhalefet suçundan açılmış bulunan kamu davasının TCK 102/4 ve 104/2.maddeleri uyarınca ortadan kaldırılmasına, 2004/160 esas sayılı dosya ile ilgili Çukurova Çelik Endüstrisi A.Ş.'ye kullandırılan kredilerle ilgili olarak sanıklar ..., ... ve ... haklarında, bankaca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılıp kullandırılması suretiyle bankayı zarara uğrattıkları iddiası ile açılmış bulunan dava ile ilgili olarak beraatlerine; 2004/160, 2005/39 ve 2006/4 esas sayılı dosyalarla ilgili olarak sanık ... hakkında bankaca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılıp kullandırılması suretiyle bankayı zarara uğrattığı ve talimatlara aykırı olarak Çukurova grubuna ait firmalara kredi kullandırarak 4389 sayılı Yasanın 14, 22/2 ve 22/3.maddelerine muhalefet suçundan açılmış bulunan kamu davalarının adı geçen sanığın yargılama aşamasında vefat etmesi nedeniyle TCK.nun 64.maddesi uyarınca düşürülmesine; 2008/9 esas sayılı dosya ile ilgili olarak Çukurova Çelik Endüstrisi A.Ş.'ye kullandırılan kredilerle ilgili olarak sanıklar ... ve ... haklarında bankaca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılması suretiyle bankayı zarara uğrattıkları iddiasıyla açılmış bulunan kamu davasının CMK.nun 223/7.maddesi uyarınca reddine; Sanık ... hakkında bankaca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılması suretiyle bankayı zarara uğrattığı iddiasıyla, 2004/160, 2006/73 ve 2005/39 esas sayılı dosyalarla ilgili kamu davalarındaki eylemleri nedeniyle 5411 sayılı Kanunun 160/3, TCK.nun 80, 160/5, TCK.nun 59, 31, 33 maddelerinden 11 yıl 8 ay hapis ve 471.950.066,30 TL adli para cezası; Sanıklar ... ve ... haklarında bankaca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılması suretiyle bankayı zarara uğrattıkları iddiasıyla, 2004/160, 2006/73 ve 2005/39 esas sayılı dosyalarla ilgili kamu davalarındaki eylemleri nedeniyle, sanık ... yönünden 5411 sayılı Kanunun 160/2, TCK.nun 80, 160/5, TCK.nun 59,31,33 maddelerinden 10 yıl 4 ay 13 gün hapis ve 471.950.066,30 TL adli para cezası, sanık ... yönünden 5411 sayılı Kanunun 160/2, TCK.nun 80, 160/5, TCK.nun 59,31,33 maddelerinden 9 yıl 8 ay 20 gün hapis ve 471.950.066,30 TL adli para cezası. Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Hükmü temyiz eden müdahil ... vekili Av. Sami Türker, hâkim tarafından görülerek 14.03.2011 tarihinde havale edilen dilekçesi ile sanıklar hakkındaki davalarla ilgili olarak,müdahale talebi ve temyiz isteğinden vazgeçtiğini belirttiğinden, bu yönden inceleme yapılmasına yer olmadığına,
II-Müdahil Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekillerinin sanık ... hakkındaki, temyiz isteğinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere gösterilen gerekçeye ve takdire göre müdahil Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile yargılama aşamasında öldüğü anlaşılan sanık ... hakkındaki hükmün istem gibi oybirliğiyle, ONANMASINA,
III- 11.02.2010 tarihli müddeti muhafaza dilekçesi nedeniyle, BDDK vekillerinin hükmün tamamını temyiz ettiği yönündeki üye ...’ın karşı oyu ile 18.05.2010 tarihli dilekçesiyle, Müdahil Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekilleri temyizlerini, 11.05.2004, 24.12.2003 ve 15.06.2004 tarihli iddianameler ile açılan davalar sonucunda verilen hükümlere hasrettiğinden, temyiz kapsamına göre, anılan davalarla ilgili hükümlere yönelik yapılan incelemede;
a)11.05.2004 tarihli iddianame ile Pamukbank ve Etibank hakim hissedarları olan sanıkların, kredi kullanma limitleri dolmuş olan kendi grup firmalarına ,dolaylı yoldan kredi kullandırabilmek amacıyla, "back to back" olarak adlandırılan karşılıklı kredi ilişkisine girdikleri iddiasıyla açılan ve mahkemenin , 2004/140 esaslı dava ile ilgili hükme yönelik yapılan incelemede,
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere gösterilen gerekçeye ve takdire göre, müdahil BDDK vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... haklarındaki hükmün, istem gibi, üye Dr....’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA,
b-Müdahil BDDK vekilinin sanıklar hakkında 24.12.2003 tarihli iddianame ile talimatlara aykırılık suretiyle, 4389 sayılı yasanın 22/2.maddesine muhalefet suçundan açılan ve mahkemenin 2005/39 esasında kayıtlı dava ile ilgili hükme yönelik temyizinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere gösterilen gerekçeye ve takdire göre, müdahil BDDK vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarındaki hükmün, üyeler ...'ın, Sanayi ve Mali Yatırımlar Holding A.Ş.’ye ve Dr....'ın, Sanayi ve Mali Yatırımlar Holding A.Ş, Turkcell Holding AŞ, Pamuk Factoring A.Ş., Pamuk Finansal Kiralama A.Ş. firmalarına kredi kullandırılması, ile ilgili açılan davalarda, karşı oyları ve oyçokluğuyla diğer konularda oybirliğiyle istem gibi ONANMASINA,
c-Müdahil BDDK vekilinin sanıklar hakkında 15.06.2004 tarihli iddianame ile açılan ve mahkemenin 2005/39 esaslı hükme yönelik temyizine gelince,
1-Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre müdahil BDDK vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Bays Basın Yayın Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Tantaş Dış Ticaret Pazarlama A.Ş. firmalarına kullandırılan krediler ve verilen teminat mektubu yönüyle, sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarındaki hükümlerin istem gibi oybirliğiyle ONANMASINA,
2-Sanıklar ..., ... ve ... haklarında Bays Basın Yayın Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Tantaş Dış Ticaret Pazarlama A.Ş. firmalarına kredi verilmesi fiilleri, hükmün gerekçesinde ve hüküm fıkrasında irdelendiği halde, anılan suçlarla ilgili olarak adı geçen sanıklar hakkındaki bu davalar yönüyle hüküm kurulmaması,
Yasaya aykırı ve
IV-Cumhuriyet Savcısı ve sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin adı geçen sanıklar hakkında 08.04.2004, 15.06.2004 ve 16.06.2004 tarihli iddianamelerle açılan ve mahkemenin 2004/160 , 2006/73 ve 2005/39 esas sayılı dosyaları ile ilgili olarak, Pamukbank yönetim kurulu ve kredi komitesi üyesi olan sanıkların, Egelim Ege Liman Hizmetleri ve Nakliyecilik A.Ş., Cine 5 Filmcilik Yayıncılık A.Ş., Avrupa Amerika Holding A.Ş., AKS Televizyon Reklamcılık ve Filmcilik A.Ş., Aslı Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş., Pamukspor ve Turizm Hizmetleri A.Ş, Çukurova İthalat ve İhracat TAŞ, Egesat Ege Endüstri Ürünleri İmalat A.Ş., Baytur İnşaat ve Taahhüt A.Ş. Avor Investment Company Inc., BMC Sanayi ve Ticaret A.Ş., Çukurova Sanayi İşletmeleri A.Ş. ve Çukurova Çelik Endüstri A.Ş. firmalarına sağlanan krediler sonucunda adı geçen sanıklar hakkında,zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyizlerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkındaki davalara esas teşkil eden murakıp raporları, Pamukbank T.A.Ş. Teftiş Kurulu Başkanlığı görevlilerince düzenlenen müfettiş raporları ve konu ile ilgili olarak görüşlerine başvurulan bilirkişi raporlarının tümünde, mahkemece mahkumiyete esas alınan dava konusu teminat mektubu ve kredilerin tamamının, adı geçen firmalara 1998 yılı öncesinde verildiği, 4389 sayılı Bankalar Yasasının yürürlüğe girdiği 23.06.1999 tarihinden sonra bankadan herhangi bir nakit çıkışının söz konusu olmadığı, bu tarihten sonra, 1998 yılı ve öncesinde belirtilen firmalara verilen ve ödenmeyen kredilerin ana para ve faizleri toplamı üzerinden belirlenen yeni borç tutarlarının hesaplanarak temdit işlemlerinin gerçekleştiği, yeni borç yapılandırmasından ibaret temdit işlemlerinin ek teminatlar da alınarak gerçekleştirilmesi sırasında, bankadan yeni bir nakit çıkışının söz konusu olmadığı belirtilmiş olup, 4389 sayılı Bankalar Yasasının yürürlüğe girdiği 23.06.1999 tarihinden önce yürürlükte olan 3182 sayılı Bankalar Yasasında belirtilen eylemlerin suç olarak düzenlenmediği, buna karşılık Pamukbank'ın kamu bankası olmaması nedeniyle atılı eylemlerin; 765 sayılı TCK.nun 202.maddesinde tanımı yapılan zimmet suçunu da oluşturmayacağı, bununla birlikte koşulların varlığı halinde 765 sayılı Yasanın 510.maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal suçunu oluşturabileceği gözetilmeden, suç vasfında yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesisi,
Yasaya aykırı, yerel Cumhuriyet Savcısı, müdahil BDDK vekilleri ile sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ve sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme sırasında öne sürdükleri, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün yukarıda belirtilen sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca üye Dr....'ın karşı oyu ile BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre, sanıklar ..., ... ve ... haklarındaki yurtdışına çıkış yasağının üye Dr....'ın karşı oyu ile KALDIRILMASINA, 15.06.2011 günü talebe kısmen aykırı olarak karar verildi.
KARŞI OY
1-BDDK vekili 12.02.2010 günlü müddeti muhafaza dilekçesiyle hükmün tamamını temyiz etmiş olup gerekçeli temyiz dilekçesinde de diğer temyizlerden açıkça vazgeçilmediğinden çoğunluğun gerekçeli temyiz dilekçesi ile sınırlı inceleme yapılması,
2-15.06.2004 günlü iddianamede dava açılan Tantaş Şirketi ile ilgili olarak zimmet suçundan sanık ...'la ilgili bir karar verilmemesi,
3-Hazine Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğü tarafından Çukurova grubu şirketlerine kullandırılmaması talimatına rağmen devamlı olarak kredi açılmak suretiyle temdit edilmesi, vadesi gelmesine rağmen tahsili cihetine gidilmemesi zimmet suçunu oluşturabilirse de 23.06.1999 da yürürlüğe giren 4389 sayılı Bankalar Kanunu yürürlüğe girdikten önce kredi açılıp bu tarihten sonra temdit edilen (uzatılan) kredi tahsisi sırasında bankadan para çıkışı olmaması, amacın bankanın alacağını karşılamak üzere kredi açılması nedeniyle bu eylemlerde zimmet suçunun maddi ve manevi unsurları gerçekleşmemiştir.
Ancak;
24.12.2003 günlü iddianamede belirtilen Hazine Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğünün talimatlarına rağmen Çukurova grubu şirket ve banka hissedarı olan Sınai ve Mali Yatırımlar Holding A.Ş.'ne 4389 sayılı Bankalar Kanununun yürürlüğe girdiği 23.06.1999'dan sonra 30.03.2001 tarihinde verilen kredi, iddianamedeki anlatıma göre adi zimmet suçunu oluşturacağından, çoğunluğun bu iddianame ile ilgili olarak Sınai ve Mali Yatırımlar Holding A.Ş. ile ilgili eylemin talimatlara aykırılık suçunu oluşturduğu düşüncesiyle verilen zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırma kararının onanmasına dair çoğunluk kararı doğru olmadığından,
Kabule göre de;
4-Mahkumiyette nazara alınan dövizlerin efektif satış kuru toplamı 326.840.851 TL olduğu halde 188.788.026 TL üzerinden adli para cezası tayini nedenleriyle çoğunluğun kararına bu yönler itibariyle katılmıyorum.
KARŞI OY
Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğünün, davanın esasını oluşturan Pamukbank Yönetim Kurulu Başkanlığına hitaben yazdığı;16.Ağustos.1991 tarih ve 36021 sayılı yazılarında “Çukurova grubuna hiçbir surette kredi kullandırılmaması yönünde talimat” verilmiştir.
Bankalar yeminli başmurakıbının Çukurova Grubu riskleri toplamının Kredi + reeskont + Geçici hesaplarla ilgili 24.12.1997 tarih ve M-7/15/656 sayılı mütalaası üzerine Hazine Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğünün 23.01.1998 tarih 3076 sayılı yazısıyla Pamukbank Yönetim Kuruluna “30.09.1997 tarihi itibariyle 245.955 Milyar Tl. olduğu, bu risklerin tamamının donuklaştığı ve grup bankalarında tutulan 10.584 Milyar Tl. tutarındaki deponun da risk toplamına dahil edilmesi halinde Grubun toplam risk tutarının 256.539 Milyar Tl. ye ulaştığı, donuklaşan grup riskleri nedeniyle aktif kalitesinin, dolayısıyla Bankanın mali bünyesinin önemli ölçüde bozulduğu, aralık 97 itibariyle yaklaşık 325 Milyon Tl. döviz pozisyon açığı bulunduğu, bankanın birikmiş zararının azaltılması ve çözümlenemeyecek boyutlara ulaşmamasını teminen “Çukurova grubuna yeni kaynak kullandırılmaması yönündeki politikalara devam edilmesi, grup risklerinden nakit tahsilatına başlanması ve toplam grup risklerinin en kısa zamanda bilanço toplamının yüzde 25’i seviyesine indirilmesi, …ve zorunlu harcamalar dışında tüm giderlerin kontrol altına alınması” talimatı verilmiştir.
Yeniden, Bankalar yeminli başmurakıplarının, Bankanın, 30.06.1999 tarihli mali tablolar esas alınarak yapılan incelemeleri sonucunda düzenlenen 28.02.2000 tarih ve R-2, R-2 sayılı Mali Bünye Raporu değerlendirilerek Hazine Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğü tarafından yazılan 11.04.2000 günlü 28414 sayılı yazıları ile “….Bankanız yetkilileri ile yapılan 21.Şubat.2000 tarihli toplantıda değeri 25 -30 milyar ABD doları arasında tahmin edilen bankanızın %7 hissesine sahip olduğu iştiraklerinden Turkcell’ in satışından bankanızca ve Çukurova grubunca elde edilecek girdilerin grup risklerinin tasfiyesi ile sermaye artışında kullanılacağı ve bu satışın haziran ayından önce gerçekleşmesinin tahmin edildiği ifade edilmiştir. Bu çerçevede Bankanızın mali bünyesindeki olumsuzlukların giderilmesini teminen 4491 sayılı Kanun ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanununun 14. maddesinin 2. fıkrasına istinaden Bankanızca;
1–Çukurova grubuna doğrudan ve dolaylı olarak hiçbir şekil ve surette yeni kredi kullandırılmaması,
2–Bankanız aktifinde yer alan gizli rezerv niteliğindeki varlıkların ivedilikle elden çıkartılması, Çukurova grubu risklerinin tasfiyesi ve sermayenin nakit olarak arttırılması suretiyle mali bünyenin iyileştirilmesine yönelik bir uygulama planının hazırlanarak yazımız tarihinden itibaren 15 gün içinde müsteşarlığımıza gönderilmesi gerekli görülmüştür.” şeklinde talimat verilmiştir
Tüm bu yazışmalardan sonra mali yapıda bir iyileşme olmadığını hatta daha da kötüye gidiş olduğunu tespit eden BDDK (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu) tarafından 18.06.2002 tarihinde el konularak Banka ...’ ye (Türkiye Mevduat ve Sigorta Fonuna) devredilmiştir.
BDDK. nun el koyma kararı şöyledir:
“Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan: Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurulu Kararı
4389 sayılı Bankalar Kanununa 4743 sayılı Kanunla eklenen geçici 4 üncü maddeye istinaden yapılan özel denetim çerçevesinde oluşturulan çalışma grupları ve üst komisyon tarafından bağımsız denetim ve murakıp raporları göz önünde bulundurulmak suretiyle hazırlanan ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 11.06.2002 tarih ve BDDK.DEG/50-2-6588 sayılı yazısı ekini teşkil eden raporlardan Pamukbank T.A.Ş.'ne ilişkin raporlar ve Pamukbank T.A.Ş.'Nil Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.'ne devri taleplerine ilişkin ayrıntıları içeren 18.06.2002 tarih ve BDDK.KYİ-37-1, 50-1-6984 sayılı yazısı ve ekleri incelenmiştir.
Yapılan değerlendirmeler sonucunda;
1-Pamukbank T.A.Ş.'nin Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.'ne devrine yönelik olarak sunulan plan ve fizibilite raporlarının uygulanabilir olmadığına,
2-Mali bünyesindeki olumsuzlukların giderilmesini teminen 4389 sayılı Bankalar Kanununun 14 üncü maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları kapsamında alınması istenen tedbirleri almayan, yükümlülüklerinin toplam değeri varlıklarının toplam değerini aşan, faaliyetine devamı mevduat sahiplerinin hakları ve mali sistemin güven ve istikrarı bakımından tehlike arz eden, kaynaklarını bankanın emin bir şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek biçimde Bankanın yönetim ve denetimini doğrudan ya da dolaylı olarak, tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklarının lehlerine kullandıran Pamukbank T.A.Ş.'nin, temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin 4389 sayılı Bankalar Kanununun 14 üncü maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkraları uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmesine
karar verilmiştir.”
... tarafından yapılan inceleme sonucunda, el konulan bu bankada ve karşılıklı kredi ilgisi nedeniyle daha önce el konulmuş olan Etibank’ta gerçekleştirilen bazı işlemlerden dolayı, bu işlemleri yaptığı tespit edilen sanıklar ..., ..., ... haklarında, talimatlara aykırılık, hizmet sebebiyle emniyeti suiistimal ve zimmete para geçirme suçlarından, ... ve ... haklarında ise zimmete para geçirme suçundan cezalandırılmaları için kamu davası açılmıştır.
Sözü edilen işlemlerin, gerçekleştirme yöntemlerine göre aşağıda dört başlık altında toplanarak bankacılık mevzuatına göre hangi suç kapsamında kaldığı açıklanmaya çalışılacaktır:
1- Back-to-back (karşılıklı) kredi kullandırma yöntemi:
Pamukbank ve Etibank mensup oldukları grup firmalarına 17.08.1998- 10.9.1998 tarihleri arasında karşılıklı (back-to-back) kredi kullandırmışlardır. Her iki bankanın da kullandırdığı kredi toplamı 25 milyon dolardır. Bu kredilerin geri ödeme tarihleri olarak 03.09.2000 - 17.09.2000 tarihleri kararlaştırılmıştır. Etibank Yönetim Kurulunca 09.08.2000 tarihinde alınan kararla, Çukurova gurubu firmalarına açılan krediler 48 ay vadeli olarak temdit edilmiştir. Temdit edilen bu kredi, Etibank’ın ...’ye devrinden sonra temdit süresi beklenmeden 14.11.2000 - 27.11.2000 tarihleri arasında tahsil edilmiştir. Pamukbank’ın, Etibank’ın mensup olduğu grup firmalarına açtığı kredinin ise ödenip ödenmediği bilinememektedir.
Bu kredilerle ilgili olarak 11.05.2004 gün ve 2004/223–688 iddianame sayılı 1.iddianame ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... haklarında 4389 sayılı kanuna muhalefet etmek suçundan cezalandırılmaları için dava açılmıştır. Yapılan yargılama sonucunda tüm sanıklar hakkında emniyeti suiistimal suçundan zamanaşımı ile ortadan kaldırılmasına kararı verilmiştir.
Eylemin Niteliği:
İddianamede de anlatıldığı gibi sanık ... yönünden bu eylem, hakim ortağı olduğu Etibank’a ait parayı, diğer sanık ... ile iştirak halinde zimmetine geçirme suçunu oluşturmaktadır.
Şöyle ki;
Dosya içersinde bulunan bilirkişilerden Sn. Doç. Dr. Mahmut Koca’nın ayrık görüş raporunda da belirtildiği gibi Back-to-back (karşılıklı) krediler, hakim ortağı olduğu bankalardan yasal engeller nedeniyle kendi firmalarına kredi kullandırma imkanı bulunmadığından kendi aralarında yazılı ya da sözlü anlaşmalar çerçevesinde birbirlerine verdikleri krediler olarak tanımlanmaktadır. Bu krediler, birbirlerinin teminatı niteliğindedir. “Ödemezsen ben de ödemem” anlayışı ile verilmektedir. Bankaların karşılıklı kredi kullandırmaları bir kredi türü olarak suç teşkil etmez. Ancak 4389 sayılı Kanun döneminde baştan itibaren geri dönmeyeceğini bilerek kredi yeterliliği olmayan gerçek ya da tüzel kişilere bu tür bir kredi açılması 4389 sayılı Kanunun 22/3 maddesi ya da 5411 sayılı Kanunun 160/2 maddesi (lehe yasa belirlendikten sonra) uyarınca zimmet suçunu oluşturacaktır. (Bkz; Sözüer s.179. Mahmutoğlu s.241-242) Böyle bir durumda zimmet suçunun tespiti için kredi veren bankanın içinde bulunduğu durum ve kredi verilen firmaların kredi değerliliği önem arz etmektedir. Somut olayımızda sanık ..., Etibank’ın alacaklısı olduğu karşılık kredisini 09.08.2000 tarihinde 48 ay süreyle temlik etmiştir. Bu temliki yapılırken kredi borçlusu firmanın kredi değerliliği bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Dosya kapsamına göre de kredi değerliliği yoktur. Ayrıca karşılık krediyi temdit eden Etibank’ın da mali yapısı bu temdidi yapmaya uygun değildir. Zira temditten 2 ay 20 gün sonra 27.10.2000 tarihinde Etibank’a el konularak ... ye devredilmiştir.
Etibank tarafından verilen karşılık (back-to-back) kredi, verildiği tarih itibariyle hukuka uygun olsa da, kredi veren bankanın ve kredi verilen firmanın temdit tarihindeki mali yapılarına göre bu kredinin vadesinin uzatılmaması ve derhal tahsili cihetine gidilmesi gerekirdi. Bu yapılmayarak kredi, temdit edilmeden önce ödenmeyeceği bilindiği halde temdit edilmiştir. Bu temlikle de kredi, temdit tarihi olan 09.08.2000 tarihi itibariyle hukuka aykırı hale gelmiştir.
Sanık ...’in Etibank tarafından Pamukbank’ın mensup olduğu grup firmasına kullandırılan back-to-back (karşılıklı) krediyi temdit etme eylemi banka parasını zimmete geçirme suçunu oluşturmaktadır. Suç tarihi kredinin 48 aylık süre ile temdit edildiği 09.08.2000 tarihidir. Kredinin temdit edildiği tarihte temdit koşullarının bulunmadığı konusu basit bir iç denetim ile anlaşılması mümkün olduğundan eylem basit nitelikte zimmet suçudur.
Sanık ... bu işlemdeki eylemine gelince;
Back-to-back (karşılıklı) krediler gruplar arasında sözlü ya da yazılı anlaşma ile yapılmaktadır. Sözlü ya da yazılı talep olmaksızın bir firmanın kredisinin temdit edilmesi söz konusu olamaz. Olayımızda da her ne kadar yazılı talep olmadığı belirtilmekte ise de bu temdidin, karşılık (back-to-back) kredi kullanan firma sahibi ve Pamukbank’ın hakim ortağı olan bu sanığın sözlü talebi üzerine yapıldığının kabulü gerekir. Aksinin düşünülmesi işlemin amacı ve niteliği gözetildiğinde hayatın olağan akışı ile bağdaşmaz. Bu sanık da temditten önce kredinin ödenmeyeceğini bilerek hareket etmiştir. Açıklanan nedenle olayda, sanık ... diğer sanık ...’e krediye temdit ettirmek suretiyle zimmet suçuna iştirak etmiştir.
2-Çukurova gurubu firmalarına kullandırılmış olan ve vadesinde ödenmediği halde Kredi Komitesi kararıyla kredilerin temdit edilmesi yöntemi:
a) BAYTUR İNŞAAT TAAHHÜT AŞ’ ye muhtelif tarihlerde kullandırılan ve vadeleri dolmasına rağmen ödenmeyen kredilerin ertelenmesi talepleri, firmanın kredi değerliliği bulunmadığı bilindiği halde kredi komisyonunca geriye dönük olarak kabul edilip 08.03.2000 ve daha sonra 06.12.2001 tarihlerinde onaylanmak suretiyle ertelenmiştir. Bankanın ... ye devredildiği 18.06.2002 tarih itibariyle firmanın 65 trilyon lira borcu bulunmaktadır.
b) ÇUKUROVA İTHALAT ve İHRACAAT AŞ’ ye 31.05.1991 tarihinde Şişli Şubesince verilen 2.130.000 dolar ve 27.11.1997 tarihinde Bahreyn şubesinden verilen 57 milyon dolar kredilerin vadeleri dolduğu halde faiz ve ana para tahsilatı yapılmadan 25.12.2001 tarihinde Kredi Komisyonu kararıyla bu krediler temdit edilmiştir. Bankanın ...’ ye devredildiği 18.06.2002 tarih itibariyle firmanın 90.793.014 dolar borcu bulunmaktadır.
c) BMC SAN. ve TİC. AŞ’ye 25.04.1995 tarihinde Bahreyn şubesinden kullandırılan, üç yıl vadeli 1.3 milyon dolar kredi, 06.12.2001 tarihinde, 05.09.1996 tarihinde kullandırılan beş yıl vadeli 1.8 milyon dolar kredi 07.12.2001 tarihinde, 27.09.1996 tarihinde kullandırılan 767.784 dolar kredi 07.12.2001 tarihinde firmanın kredi değerliliği bulunmadığı halde üç yıl temdit edilmiştir. Bankanın ...’ye devredildiği 18.06.2002 tarih itibariyle firmanın 321.861.593.000. 000-Tl. borcu bulunmaktadır.
d) ÇUKUROVA SANAYİİ İŞLETMELERİ AŞ’ye 08.01.1991 - 12.08.1991 tarihleri arasında toplam 6.103.013 dolar tutarında kullandırılan beş adet kredi, 12.12.1997 - 26.12.1997 tarihleri arasında Bahreyn şubesinden kullandırılan 4 adet toplam 24.860.000 DM’lık döviz kredisi ile kapatılmıştır. 12.12.2000 - 26.03.2001 tarihlerinde bu kredinin vadesi dolduğu halde Firma faiz ödemesi yapamadığı gibi kredi değerliliği de bulunmamasına rağmen 25.12.2001 tarihinde kredi ödemesi üç yıl süreyle temdit edilmiştir. Bankanın ...’ye devredildiği 18.06.2002 tarih itibariyle firmanın 23.109.120.000.000-TL borcu bulunmaktadır.
e) ÇUKUROVA ÇELİK ENDÜSTRİSİ AŞ’ye 09.04.1997 tarihinde 500 000 dolar tutarında kredi kullandırılmıştır. Bahreyn şubesinden kullandırılan bu kredi beş yıl vadelidir. Firma bu krediyi vadesinde ödeyememiş, faiz ödemesi dahi yapamayan ve kredi değerliliği de bulunmayan firmanın kredi borcu 09.04.2002 tarihinde temdit edilmiştir.
Yukarıda belirtilen kredilerle ilgili olarak 08.04.2004 gün ve 2004/2778 iddianame sayılı 2. iddianame ile Kredi Komitesi üyeleri ..., ..., ... haklarında emniyeti suiistimal suçundan cezalandırılmaları için açılan dava, eylemin zimmet suçunu oluşturacağından bahisle görevsizlik kararı ile Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda bu eylemler nitelikli zimmet suçu kapsamında değerlendirilerek sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
f) 19.12.1997 tarihinde aldığı 3.5 milyon dolar kredi nedeniyle Pamukbank’a borçlu bulunan AKS TELEVİZYON REKLAMCILIK ve FİLMCİLİK AŞ’ ye ait olan SHOW TV 15.12.1999 tarihinde borçlarıyla birlikte Çukurova Grubuna devredilmiştir. Daha önceki ertelemelere rağmen ödenmeyen bu kredi en son 03.12.2001 tarihinde temdit edilmiştir. Bankanın ...’ye devir tarihi olan 18.06.2002 tarihi itibariyle firmanın 8.489.970.000.000. Tl. borcu bulunmaktadır.
g) 17.11.1997 tarihinde Çukurova gurubuna geçen ASLI GAZETECİLİK A.Ş’ ye 30.04.1997 – 01.12.1997 tarihleri arasında toplam 6,5 milyon dolar kredi kullandırılmıştır. Bu krediler vadesinde ödenmediği gibi 08.03.2000 ve 04.12.2001 tarihlerinde temdit edilmiştir. Bankanın ...’ ye devir tarihi olan 18.06.2002 tarihi itibariyle firmanın 16.908.630.000.000 Tl. borcu bulunmaktadır.
ğ) Sermayesinin %99,5'i Pamukbank’a ait olan PAMUK SPOR VE TURİZM HİZMETLERİ A.Ş’ ye 03.03.1997 günü 17.6 milyon dolar kredi kullandırılmıştır. Vadesinde ödenmeyen bu kredi 08.03.2000 ve 25.12.2001 tarihlerinde temdit edilmiştir. Yine 08.05.1997 tarihinde kullandırılan 1.2 milyon dolar kredi vadesinde ödenmediği halde 04.05.2000 ve 19.12.2000 tarihlerinde temdit edilmiştir.
Yukarıda belirtilen bu kredilerle ilgili olarak 16.06.2004 gün ve 2004/4774 iddianame sayılı 6. iddianame ile sanıklar ..., ..., ... haklarında hizmet nedeni ile emniyeti suiistimal suçundan açılan dava görevsizlik kararı ile Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda sanıkların bu eylemleri de nitelikli zimmet suçu kapsamında kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
h) CİNE 5 FİLM YAPIMCILIK A.Ş’ye 28.05.1997 tarihli 5.milyon dolar ve AVRUPA-AMERİKA HOLDİNG A.Ş firmasına 22.12.1997 tarihli 3,5 milyon dolar kredi komitesi kararıyla kredi açılmıştır. Yine, Cine 5 firması adına 22.05.1996 tarihli Yönetim Kurulu Kararıyla Futbol Federasyonuna 2.milyon dolarlık teminat mektubu vermiştir. Bu teminat mektubu sonradan 17.09.1999 tarihinde Federasyon tarafından paraya çevrilerek Pamukbank’dan tahsil edilmiştir. Adı geçen firmalara verilen bu krediler 20.07.1999 tarihinde ve daha sonrada birer aylık olmak üzere 20.07.2000, 20.08.2000 ve 28.09.2000 tarihlerinde üç kez temdit edilmiştir. Bankanın ...’ ye devir tarihi olan 18.06.2002 tarihi itibariyle bu krediler ödenmemiştir.
Bu krediler ve teminat mektubu ile ilgili olarak 15.06.2004 gün ve 2004/4725 iddianame sayılı 4.iddianame ile sanıklar ..., ..., ... ve arkadaşları hakkında emniyeti suiistimal suçundan açılan dava görevsizlik kararı ile Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda sanıklar ..., ..., ...’ın bu eylemleri de nitelikli zimmet suçu kapsamında kabul edilerek mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
Eylemlerin Niteliği:
Bankanın hakim ortağı ve aynı zamanda kredi komitesi üyesi olan sanık ... ile kredi komitesi üyesi olan diğer sanıklar ... ve ...’ın yukarıda belirtilen gerçekleştirdikleri eylemler banka parasını zimmete geçirme suçunu oluşturmaktadır.
Şöyle ki:
Dosyada mevcut bilirkişi Doçent Doktor Mahmut Koca’nın ayrık raporunda da belirtildiği gibi kredi ilişkisinden, kredinin ilk açıldığı andaki şartları göz önüne alarak değerlendirme yapmak ve bankadan nakit çıkış tarihini esas alarak fiili nitelendirmek ve temditlerin suç oluşturmayacağını her olayda söylemek doğru değildir. Bazen kredinin temdit edilmesi başlangıçta hukuka uygun olarak verilen krediyi hukuka aykırı hale getirebilir. Sırf kağıt üzerinde kredi değerliliğinin var gösterilmesi ve yine gerekli teminatların kağıt üzerinde alınmış olması kredinin hukuka uygun verildiğini göstermez.
Bir kredinin temdit edilmesinin kredi hukukuna uygun olup olmadığını belirlemek için;
a) Kredi veren bankanın mali yapısının güçlü olup olmadığını,
b) Kredinin niçin temdit edildiğini,
c) Kredi alan firmanın kredinin alınma tarihi ile temdit tarihi arasındaki mali yapısının ve ödeme yeteneğinin değişip değişmediğini,
d) Tabela şirketi olmasa bile daha önce aldığı kredileri vadesinde ödeyip ödemediğini, ödememişse bankaya olan borç miktarının ne olduğunu,
e) Firmanın kredi değerliliğinin bulunup bulunmadığını,
f) Kredi karşılığı alınan teminatların, kağıt üzerinde bir teminat olup olmadığı, ekonomik değeri ve kısa sürede paraya çevrilebilme kabiliyetleri olup olmadığını,
g) Faillerin, hangi maksatla hareket ettiklerini,
Araştırmak ve bilmek gerekir.
Temdit işleminin krediyi hukuka aykırı hale getirmemesi ya da temdit işleminin hukuka uygun olması için yukarıdaki koşulların, yapılacak araştırma sonucunda her birinin ayrı ayrı olumlu olduğunun tespiti gerekir. Bu koşullardan bir tanesinin dahi olumsuz olması halinde kredi temdit edilmemelidir. Böyle bir durumda gerektiğinde teminatlar da kullanılarak kredinin tasfiyesi yoluna gidilmelidir. Böyle yapılmayıp da kredi, yukarıdaki kriterlerden bir veya birkaçı olumsuz olduğu halde temdit edilirse, bu temditle birlikte kredi hukuka aykırı hale gelir ve bu durum zimmet suçuna konu olur. Örneğin, bir banka kendi mali yapısı bozulmasına rağmen (ki bu durum genelde bankaları denetleyen kuruluşlarca tespit edilmektedir.) verdiği kredilerin vadesi dolduğu halde temdit edilmesinde banka yöneticilerinin zimmet kastı ile hareket ettikleri kabul edilmelidir. Keza kredi verilen firmanın da mali yapısı bozuk olduğu, kredi değerliliği bulunmadığı halde (ki bu durumun banka tarafından araştırılması zorunludur.) kredi temdit edildiğinde kredinin geri ödenmeyeceği önceden bilindiği varsayılarak banka yöneticilerinin zimmet kastı ile hareket ettiği kabul edilmelidir.
Bu değerlendirmeler ışığında somut olaya baktığımız da;
1- Temdit işlemleri yapılmadan önce ve yapıldığı sırada bankanın mali yapısı bozuktur. Bu konuda banka yönetim kurulu yukarıda da belirttiğimiz gibi 1991 yılından itibaren bankaya el koyma tarihi olan 18.06.2002 tarihine kadar yetkili merciler tarafından defalarca uyarılmış ve kendilerine ne yolda hareket edeceklerine dair talimatlar verilmiştir. Yine yetkili merciler tarafından, banka yöneticilerinden grup firmalarına kredi açılmaması ve daha önceden açılmış olan kredilerin de vadelerinde tasfiye edilmesi istenmiştir.
2- Krediler temdit edilirken bankanın değil grup firmalarının çıkarı gözetilmiştir.
3- Daha önceden kredi verilen grup firmaları, vadeleri gelmesine rağmen kredi anaparası ya da gerçekleşmiş faizlerden hiçbir ödemede bulunmadıkları halde, sanıklar tarafından firmalarla ilgili hiçbir araştırma yaptırılmadan krediler temdit edilmiştir. Hiç kuşkusuz ki bu firmaların, aldıkları kredileri vadesinde ödeyemedikleri için mali yapıları bozuktur. Temdit sırasında firmaların bankaya olan borç toplamları da ne araştırılmış ne de gözetilmiştir. Öte yandan Kredi komitesi üyesi ve bankanın hakim ortağı olan sanık ... aynı zamanda kredileri temdit edilen grup şirketlerinin de sahibidir. Temdit sırasında kredi borçlusu firmaların mali durumlarını bilmemesi mümkün değildir.
4- Kredileri temdit edilen grup firmalarının hiç birinin kredi değerlilikleri yoktur. Bu durum daha önce aldıkları kredileri vadesinde ödeyememelerinden açıkça anlaşılmaktadır.
5- Sanıklar, vadesi gelmiş kredileri, teminatlarını kullanarak tasfiye etmeleri gerekirken bunu yapmayarak, temdit etmeyi tercih etmişlerdir. Teminatlar kağıt üzerinde kalmıştır. Teminatların paraya çevrilme kabiliyeti olup olmadığı ve gerçek parasal değeri de belli değildir.
6- Üstteki ilk beş madde de belirttiğimiz hususlar karşısında, sanıkların, vadesi gelmiş ancak ödenmemiş grup firmalarının kredi borçlarını defalarca temdit ederken bu kredilerin geri ödenmeyeceğini bilerek hareket ettiklerinin kabulü gerekmektedir. Bu kabule göre de sanıklar, bankanın ödenmemiş kredi alacaklarını temdit ederken banka parasını zimmete geçirme kastıyla hareket etmişlerdir. Firmaların, mali yapısı, önceki kredi borçlarını ödeyememeleri, kredi değerlerinin bulunmadığı bu nedenlerle de yeni kredi verilmemesi gerektiği hususlarının basit bir denetimle hemen anlaşılabilmesi mümkün olduğundan bu işlemler niteliksiz zimmet suçu olarak kabul edilmelidir.
Açıkladığımız nedenlerle sanıklar ..., ... ve ...’a yükletilen eylemlerin zimmet suçunu oluşturduğu sabittir. Suç tarihi ise her işlem için yapılan en son temdit tarihidir. Sözünü ettiğimiz işlemlerin en son temdit tarihlerinde 4389 sayılı Bankalar Kanunu yürürlüktedir. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin bu konu ile ilgili olarak başka bir olay nedeniyle verdiği 02.06.2010 gün ve E. 2009/15631, K. 2010/7411 sayılı kararında;
“..Zimmet suçu Fiduciary Loan (inançlı işlemler) işlemlerle ilgili senetlerin ve rehin sözleşmelerinin en son düzenlendiği 25.10.1999 ve 16.11.1999 tarihlerinin mahkemenin kabulü doğrultusunda suç tarihi olduğu…” demek suretiyle vadesinde ödenmeyen bir kredi için verilen rehin sözleşmesinin yenilenmesini zimmet suçu, suç tarihini de rehin sözleşmesinin yenilendiği en son tarih olarak kabul etmiştir.
3- Grubun bazı firmalarına kredi kullandırma görüntüsü verilerek bu firmalar üzerinden aktarma suretiyle kredi borçlusu olan diğer grup firmalarının önceki ödenmemiş kredi borçlarının kapatılması yöntemi:
a) EGESAT EGE ENDÜSTRİ ÜRÜNLERİ İMALAT SANAYİ AŞ’ye 19.02.1988 tarihinde ilk kredi kullandırılmıştır. 29.09.1990 tarihli raporla firmanın kredi değerinin bulunmadığı tespit edildiği halde Kredi Komitesinin 14.05.2001 tarihli kararıyla Bahreyn şubesinden 34 milyon 151 bin dolar kredi tahsis edilmiş ve bu kredi firmanın yukarıda sözü edilen önceki borcunu kapatmada kullanılmıştır. Firmanın, Bankanın ...’ye devir tarihi olan 18.06.2002 tarihi itibariyle 105.503.335.000- Tl. si borcu bulunmaktadır.
b) Panama’da kurulu AVOR INVESTMENT COMPANY INC. firmasına 02.05.2001 tarihinde istihbarat ve güvenilirlik değerlendirilmesi yapılmadan, genel kredi sözleşmesi eki de düzenlenmeden Bahreyn Şubesince üç yıl vadeli 40.000.000 dolar kredi kullandırılmıştır. 6 ayda bir tahsil edilmesi gereken kredi faizleri tahsil edilememiştir. Söz konusu kredi bankanın hakim ortağı Çukurova gurubu firmalarına aktarılmıştır. Bankanın ...’ye devredildiği 18.06.2002 tarih itibariyle firmanın 69.232.500.000.000 Tl. borcu bulunmaktadır.
Yukarıda belirtilen kredilerle ilgili olarak 08.04.2004 gün ve 2004/2778 iddianame sayılı 2. iddianame ile Kredi Komitesi üyeleri ..., ..., ... haklarında Emniyeti suiistimal suçundan cezalandırılmaları için açılan dava, eylemin zimmet suçunu oluşturacağından bahisle görevsizlik kararı ile Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda sanıkların bu eylemi nitelikli zimmet suçu kapsamında değerlendirilmiştir.
c) EGELİM EGE LİMAN HİZ. ve NAKLİYECİLİK AŞ’ ye 1992- 1994 yılları arasında verilen) kredileri ödemediği ve kredi değerliliği de bulunmadığı halde 24.05.2001 tarihinde 52.000.000.dolar kredi tahsis edilmiştir. Bu kredi firmaya 29.05.2001–06.06.2001 tarihleri arasında 4 dilim halinde kullandırılmış ve bu krediyle firmanın ödenmeyen eski kredileri kapatılmıştır. Bankanın ...’ye devredildiği 18.06.2002 tarih itibariyle firmanın 63.733.002 dolar ve 117.037.078.187.732 Tl. borcu bulunmaktadır.
Yukarıda belirtilen krediyle ilgili olarak 16.06.2004 gün ve 2004/4774 iddianame sayılı 6.iddianame ile sanıklar ..., ..., ..., haklarında 9. Asliye Ceza Mahkemesine emniyeti suiistimal suçundan açılan dava görevsizlik kararı ile Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda sanıklar ..., ..., ...’ın bu eylemleri de nitelikli zimmet suçu kapsamında kabul edilerek mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
Eylemlerin Niteliği:
Bankanın hakim ortağı ve aynı zamanda kredi komitesi üyesi olan sanık ... ile kredi komitesi üyesi olan diğer sanıklar ... ve ...’ın gerçekleştirdikleri yukarıda belirtilen eylemler de banka parasını zimmete geçirme suçunu oluşturmaktadır.
Şöyle ki ;
Egesat Ege Endüstri Ürünleri İmalat Sanayi A.Ş’ ye 14.05.2001 tarihinde tahsis edilen 34 milyon 151 bin dolar kredi bu firmaya önceden verilip, ödenmeyen kredilerin kapanmasında kullanılmıştır.
.11..
Yine 1992- 1994 yılları arasında verilen kredileri ödeyemediği ve kredi değerliliği de bulunmadığı halde Egelim Ege Liman Hiz. ve Nakliyecilik AŞ’ ye 24.05.2001 tarihinde verilen 52.000.000.dolar kredi, bu firmanın eski kredi borçlarını kapatmada kullanılmıştır. Her iki firma da gruba aittir. Ödeyemedikleri eski kredi borçlarını kapatmak için bu firmalara yeni kredi açılması, açıkça banka parasının geri ödenmeyeceği bilinerek bu firmalara aktarılması demektir.
Eylemler zimmet suçunu oluşturmaktadır. Firmaların mali yapısı, önceki kredi borçlarını ödeyememeleri, kredi yeterliliklerinin bulunmadığı, bu nedenlerle de yeni kredi verilmemesi gerektiği hususları basit bir denetimle anlaşılabileceğinden bu eylemler basit zimmet niteliğindedir. Suç tarihi, banka parasının, borçlu şirketlere kredi borcunu kapatma amacıyla kredi görüntüsü altında verildiği 14.05.2001 tarihidir. Bu tarihlerde 4389 sayılı Bankalar Kanunu yürürlüktedir.
Panama’ da kurulu Avor Investment Company Inc firmasına verilen krediye gelince;
Grubun hissedarı olduğu ve tabela şirketi olma olasılığı yüksek olan bu firmaya istihbarat ve güvenilirlik değerlendirilmesi yapılmadan, genel kredi sözleşmesi eki de düzenlenmeden Bahreyn Şubesince üç yıl vadeli 40.000 000 dolar kredi kullandırılmıştır. Bu kredinin 6 ayda bir tahsil edilmesi gereken faizleri tahsil edilmediği gibi kredi, grup firmalarına aktarılmış ve bu firmaların Pamukbank’tan daha önceden alıp da ödeyemedikleri kredi borçlarının kapatılmasında kullanılmıştır. Sanıklar bu işlemle, hem Hazine Müsteşarlığının grup şirketlerine kredi açma yasağını dolanmışlardır ve hem de geri ödeyemeyeceğini bildikleri bir firma üzerinden grup firmalarına banka parasını aktarmışlardır. Bu kredi yabancı bir ülkedeki şirkete normal kredi görüntüsü altında verildiğinden uzmanınca araştırılmadan basit bir iç kontrolle ortaya çıkması mümkün değildir. Bu nedenle eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturmaktadır. Suç tarihi kredinin verildiği 02.05.2001 tarihidir.
4- Talimatlara rağmen Grup firmalarına avans ve teminat verme, kredi kullandırma yöntemi:
a) TURKCELL HOLDİNG AŞ ye yapılacak sermaye artırımına katılmak için 24.5.2000 tarihinde 12.016.476.611.000-Tl ve 06.08.2001 tarihinde 18.625.716.000.000-Tl tutarında avans verilmiştir.
b) ... nin sahip olduğu Anadolu Kredi Kartı Turizm ve Ticaret AŞ. (AKK) firmasının Pamukbank’a 26.771.502 dolar ve 426.991.515.000- Tl. kredi borcu vardır. Grup firmalarından SINAÎ ve MALİ YATIRIMLAR HOLDİNG AŞ, nin de AAK. Firmasına borcu bulunmaktadır. Pamukbank, bu firmaya 30.03.2001 tarihinde 23.963.000. dolar kredi vermiştir. Bu kredi aynı gün (30.03.2001) Anadolu Kredi Kartı Turizm ve Ticaret AŞ. (AKK) firmasının Pamukbank nezdinde bulunan kredi hesabına havale ve virman yoluyla aktarılarak kredi hesabı borcu kapatılmıştır. Bu suretli kendi grup şirketlerine kredi kullandırma yasağı olduğu halde kredi açılarak bankanın alacağı bulunan firma hesabına aktarılmak suretiyle kredi hesabı kapatılmış gibi gösterilmiştir. Başka bir ifade ile banka, kredi alacağını, kendi grup firmaları üzerinden açtığı kredi ile kendi parası ile tahsil etmiş olmaktadır. Bu durum kredi hukukuna aykırıdır.
c) PAMUKBANK FİNANSAL KİRALAMA ile PAMUKBANK FACTORİNG AŞ.lerine 13.01.2000 ve 26.09.2000 tarihleri arasında toplam 10.272.388 dolar, 24.290.000 EURO ve 1.500 milyar TL tutarında nakit kredi teminine yönelik olarak teminat mektubu veya kefalet şeklinde gayri nakdi kredi kullandırılmıştır.
Yukarıda belirtilen avans, teminat ve kredilerle ilgili olarak 24.12.2003 gün ve 2003/449 iddianame sayılı 3.iddianame ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve Tevfik Fikret Aytekin haklarında 4389 sayılı Kanunun 22/2 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları için dava açılmıştır. Yapılan yargılama sonucunda bu dava zamanaşımı dolduğu gerekçesiyle ortadan kaldırılmıştır.
Eylemlerin Niteliği:
Sözünü ettiğimiz avans, kredi ve teminatlar, Hazine Müsteşarlığının yukarıda yazılı 11.04.2000 gün ve 28414 sayılı yazısı ile banka yöneticilerine, “grup firmalarına kredi verilmemesi talimatına” rağmen grup firmalarına verilmeye devam edilmiştir.
.12..
Bu işlemlerle 4389 sayılı kanunun 22/2 maddesi kapsamında talimatlara aykırı davranma suçunun işlendiği kabul edilebilir. Ancak sanıklar vermiş oldukları bu avans, kredi ve teminatların başından beri geri ödenmeyeceğini bilerek grup firmalarına vermişlerdir. Başka bir anlatım ile banka parasını grup firmalarına aktarmışlardır. Bu nedenle eylemleri aynı zamanda zimmet suçunu da oluşturmaktadır. Bu durumda sanıklar tarafından tek fiil ile kanunun farklı hükümlerinin aynı zamanda ihlali söz konusudur. Bu nedenle, olayda fikri içtima vardır.
TCK. nın 44. maddesi uyarınca sanıkların en ağır cezayı gerektiren zimmet suçundan cezalandırılmaları gerekir. Suç tarihi ise avans, kredi ve teminatların verildiği tarihlerdir. Bu tarihlerde 4389 sayılı Kanun yürürlüktedir.
Sanıkların zimmet oluşturan bu fiilleri basit bir iç denetim ile ortaya çıkacağından niteliksiz zimmet suçunu oluşturmaktadır.
Kredi komitesi üyeleri olan sanıkların yukarıda açıklanan ve zimmete konu olan tüm eylemleri sonucunda bankanın mali yapısı daha da zayıflamıştır.
Bilindiği gibi 4389 sayılı Kanunun Geçici 4. maddesinin 4. fıkrasında “….kanunun 13. maddesi uyarınca sermaye yeterlilik oranı, bu oranın yüzde sekizin altında olması halinde, yüzde sekize ulaşabilmek için gerekli sermaye tutarı, sermayenin artırılması veya sermaye benzeri kaynak temin edilmesi ve alınması gerekli görülen tedbirler kurum tarafından Bankaların Yönetim Kurullarına bildirilir.” hükmü yer almaktadır.
Grup firmalarına verilen vadesi gelmiş ancak ödenmemiş ve birden çok temdit edilmiş krediler, ertelenerek ve yeni krediler açılmak suretiyle banka mali yönden daha da güçsüz hale getirilmiştir. Bu işlemler nedeni ile yukarıda sözünü ettiğimiz hükümde yer alan yüzde sekiz olan sermaye yeterliliği standart oranı bu seviyenin çok altına düşmüştür. Nitekim, Banka 31.12.2001 bilanço tarihi itibariyle incelemeye alınmıştır. Gerek birinci ve ikinci bağımsız denetim kuruluşlarıyla, bankalar yeminli murakıplarınca düzenlenen mali tablo ve raporlarda ve gerekse BDDK. ca yapılan değerlendirmelerde (06.06.2002 ve 12.06.2002 günlü raporlar), Bankanın sermaye yeterlilik standart oranının negatif olduğu, bu oranın yasal seviye olan yüzde sekize yükseltilmesi için 2.9 katrilyon Tl. sermayeye ihtiyaç bulunduğu tespit edilmiştir. Bu sermayenin banka yönetimi ve ortakları tarafından karşılanamayacağı için BDDK tarafından, Banka, 18.06.2002 tarihi itibariyle ...’ ye devredilmiştir.
Bu devirden sonra da banka sermayesinin kanuni sermaye yeterlilik standart oranı olan asgari % 8 lik orana çıkması için gerekli olan, 2.9 katrilyon Tl. hazine parasının (Devletin parasının) sanık ...’in hakim hissedarı olduğu Pamukbank’ın sermayesine ilave edilmesi zarureti ile karşı karşıya kalınmıştır.
Öte yandan, gerek ertelenen ve gerekse yeni verilen krediler karşılığında yeterli teminat alındığından bahisle sanıkların eylemlerinin zimmet suçunu oluşturamayacağı da düşünülemez.
Pamukbank’a borçlu Çukurova grubu firmaları bu borçlarından dolayı birbirlerine kefil olmuşlardır. Çukurova grubu firmalarının sahibi olan ... aynı zamanda Pamukbank’ın hakim hissedarıdır. Bu duruma göre krediyi veren de, krediyi alan da, bu kredilerin teminatını veren de aynı kişi dir. Bunun sonucu olarak da teminatlar kağıt üzerinde kalmıştır ve gerçek bir değer taşımamaktadır. Nitekim sanık ...’ de sahibi olduğu şirketler tarafından verilen teminatları, ödenmeyen kredilerin tahsilinde kullanmamış ve bu kredileri, ödenmemesine rağmen defalarca temdit etmiştir. Bu durum ise Bankanın mali yapısını daha da olumsuzlaştırarak el koyma sonucunu doğurmuştur. Yapılan tüm işlemlerde grup şirketlerinin çıkarına hareket edilmiştir.
4389 sayılı Kanun döneminde Bankadan nakit çıkışı olmadığı görüşüne gelince;
4389 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce verilen kredilerin, ödenmediği halde temdit edildiği, ödenmeyen önceki kredileri kapatmak için gerek kredi borçlusu gruplarına ve gerekse diğer grup firmalarına kredilerin açıldığı, yine bazı grup firmalarına yeni kredilerin verildiği tarihler yukarıda da ayrıntıları ile belirtildiği gibi 4389 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu dönem içerisindedir. Böylece Bankadan 4389 sayılı Kanun döneminde nakit çıkışı yapılmış olmaktadır.
.13..
Yukarıdaki açıklamalarımızın tümü birlikte değerlendirildiğinde sanıklar, ..., ..., ..., ..., ve ...’ ın eylemleri bakımından aşağıdaki sonuçlara varılması gerekmektedir:
1 - Sanık ...’in eylemi yönünden:
Etibank’ın Pamukbank’ın mensup olduğu grup firmasına kullandırdığı back-to-back (karşılıklı) krediyi temdit etme eylemi yukarıda “Back-to-back (karşılıklı) kredi kullandırma yöntemi” şeklinde yazılı başlık altında açıklandığı gibi banka parasını zimmete geçirme suçunu oluşturmaktadır. Bu eylemin yukarıda açıklandığı gibi niteliksiz zimmet olarak kabulü gerekir.
Bu işlemle ilgili olarak Etibank’a el konulması sonucu İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinde görülen 2004/160 esas sayılı dava dosyasında açılmış bir dava bulunmamaktadır. Gerektiğinde, mahkemece bu sanık hakkındaki davanın, devam eden Etibank davası ile birleştirilmesinin düşünülmesi, buna gerek görülmediği takdirde niteliksiz zimmet suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, eylemin emniyeti suiistimal suçu olarak kabulü ile kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi kanuna aykırıdır.
2 - Sanık ...’ın eylemi yönünden:
Bu işlemle ilgili olarak sanığa, iddianame ile yükletilen eylemin de sübutu halinde diğer sanık ... ile birlikte Etibank’a ait parayı zimmete geçirme suçunu oluşturacağı düşünülse de, temditten önce, 06.07.1998 de Etibank A,Ş. deki %1 hissesini Bilgin grubuna sattığından zimmet suçundan beraat kararı verilmesi yerine, eylemin emniyeti suistimal suçu olarak kabulü ile kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi kanuna aykırıdır.
3 - Sanık ...’in eylemleri yönünden:
a) Sanığın, back-to-back(karşılıklı) kredi verme işleminde Sanık ...’in işlediği niteliksiz zimmet suçuna iştirak ettiği yukarıda “Back-to-back (karşılıklı) kredi kullandırma yöntemi” şeklinde yazılı başlık altında açıklandığı gibi sabittir.
Ancak bu işlemle ilgili olarak Etibank’a el konulması sonucu İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinde görülen 2004/160 esas sayılı dava dosyasında açılmış bir dava bulunmamaktadır. Gerektiğinde, mahkemece bu işlemle ilgili olarak sanık hakkındaki bu davanın, devam eden Etibank davası ile birleştirilmesinin düşünülmesi, buna gerek görülmediği takdirde sanığın bu eyleminin niteliksiz zimmet suçu kabul edilmesi gerekirken emniyeti suiistimal suçu olarak kabulü ile kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi kanuna aykırıdır.
b) Sanığın da üyesi olduğu kredi komitesi kararıyla, grubun hissedarı olduğu ve tabela şirketi olma olasılığı yüksek olan Panama’ da kurulu Avor Investment Company Inc firmasına, grubun firmalarına aktarma amaçlı kredi verilmesi eylemi yukarıda açıklandığı gibi sanık yönünden nitelikli zimmet suçunu oluşturmaktadır.
c) Yine yukarıda;
“Çukurova gurubu firmalarına kullandırılmış olan ve vadesinde ödenmediği halde Kredi Komitesi kararıyla kredilerin temdit edilmesi yöntemi”,
“Grubun bazı firmalarına kredi kullandırma görüntüsü verilerek bu firmalar üzerinden aktarma suretiyle kredi borçlusu olan diğer grup firmalarının önceki ödenmemiş kredi borçlarının kapatılması yöntemi”
“ Yasağa rağmen Gurup firmalarına avans ve teminat verme, kredi kullandırma yöntemi”
Şeklinde yazılı başlıklar altında belirtilen işlemlerle kredi komitesi üyesi olarak imzası bulunan sanık ...’ in eylemleri Avor Investment Company Inc firmasına verilen kredi işlemi bakımından nitelikli zimmet, diğer işlemleri bakımından niteliksiz zimmet kabul edilerek 4389 sayılı Kanunun 22/3 ya da 5411 sayılı Kanunun 160/2 maddesi uyarınca (lehe yasa değerlendirilmesi yapıldıktan sonra) mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken sanığın tüm eylemleri 5411 sayılı Kanunun 160/3. maddesi kapsamında kabul edilmesi kanuna aykırıdır.
4 - Sanıklar ..., ve ... yönünden:
a) Sanıklar hakkında ... ile birlikte back – to – back (karşılıklı) kredi verme işleminde sanık ...’in eylemine iştirak etmekten dava açılmış ise de sübutu halinde zimmet olarak kabulü gereken bu eyleme sanıkların azmettiren ya da yardım eden olarak katıldıklarına dair mahkumiyetlerini gerektirecek delil bulunmadığından beraatlerine karar verilmesi yerine emniyeti suiistimal suçundan zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararı verilmesi kanuna aykırıdır.
Üyesi oldukları kredi komitesi kararıyla, grubun hissedarı olduğu ve tabela şirketi olma olasılığı yüksek olan Panama’da kurulu Avor Investment Company Inc firmasına, gurubun firmalarına aktarma amaçlı kredi verilmesi eylemi bu sanıklar yönünden yukarıda açıklandığı gibi nitelikli zimmet suçunu oluşturmaktadır
b) Yine yukarıda;
“Çukurova gurubu firmalarına kullandırılmış olan ve vadesinde ödenmediği halde Kredi Komitesi kararıyla kredilerin temdit edilmesi yöntemi”,
“Grubun bazı firmalarına kredi kullandırma görüntüsü verilerek bu firmalar üzerinden aktarma suretiyle kredi borçlusu olan diğer grup firmalarının önceki ödenmemiş kredi borçlarının kapatılması yöntemi”
“ Yasağa rağmen Gurup firmalarına avans ve teminat verme, kredi kullandırma yöntemi”
Şeklinde yazılı başlıklar altında belirtilen işlemlerde kredi komitesi üyesi olarak imzası bulunan sanıklar ... ve ...’ın eylemleri, Avor Investment Company Inc firmasına verilen kredi işlemi bakımından nitelikli zimmet, diğer eylemleri bakımından niteliksiz ise niteliksiz zimmet kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken tüm eylemleri nitelikli zimmet kabul edilerek fazla para cezasına hükmedilmesi kanuna aykırıdır.
5– 01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankalar Kanununun 168. maddesiyle suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu yürürlükten kaldırılmış olup 5237 sayılı TCK. nın 7. maddesi uyarınca her iki yasanın da kararda karşılaştırılması yapılarak lehe olan yasa belirlendikten sonra mahkumiyetlerine karar verilen sanıkların hukuki durumlarının takdir ve değerlendirilmesi gerekirken sadece 5411 sayılı Kanunun lehe olduğu belirtilerek yazılı şekilde karar verilmesi kanuna aykırıdır.
Hükmün, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden yukarıda açıkladığımız gerekçelerle bozulması gerekirken, Sayın çoğunluk tarafından verilen kararın III-a ve b nolu bentlerindeki onama kararına, IV nolu bentdeki bozma gerekçesine katılmıyorum. 15.06.2011
.15..
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.