Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/3472 K.2012/638
İzinsiz hint keneveri ekmek suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kdz. Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 30.03.2010 tarihli ve 2009/4383 soruşturma, 2010/562 Esas, 2010/368 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanunun 174. maddesi gereğince iadesine dair, Kdz. Ereğli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 05.04.2010 tarihli ve 2010/187 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Kdz. Ereğli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2010 tarihli ve 2010/228 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 13.08.2010 gün ve 51143 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 31.08.2010 gün ve KYB. 2010-201751 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanunun 23/4. maddesinde yer alan "İzin belgesi almadan ya da izin belgesi almasına rağmen bilerek belgesinde belirtilen alandan fazla yerde veya izin belgesinde kayıtlı yerden başka yerde kenevir ekimi yapan kişi, elli günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır." hükmü ile, 5237 sayılı Kanunun 75/1-a maddesinde yer alan "Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adli para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı üç ayı aşmayan suçların faili; a) Adli para cezası maktu ise bu miktarı, değilse aşağı sınırını, soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet Savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz." hükmü birlikte değerlendirildiğinde, atılı suç için ön ödeme önerisinin para cezasının alt sınır olan 50 gün adli para cezası üzerinden 1.000,00 Türk lirası adli para cezası olarak belirlenmesi gerektiği ve Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan şüpheliye tebliğ edilen ön ödeme önerisinin usulüne uygun olduğu cihetle, iddianamenin iadesi kararına yapılan itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozmanın konusuna ve Yargıtay Kanununun 14.maddesi ile Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 12.05.2011 tarih ve 2011/1 sayılı kararına göre, inceleme görevi Yargıtay Yüksek 10 Ceza Dairesine ait bulunduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın anılan daireye sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanunun 23/4. maddesinde yer alan "İzin belgesi almadan ya da izin belgesi almasına rağmen bilerek belgesinde belirtilen alandan fazla yerde veya izin belgesinde kayıtlı yerden başka yerde kenevir ekimi yapan kişi, elli günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır." hükmü ile, 5237 sayılı Kanunun 75/1-a maddesinde yer alan "Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adli para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı üç ayı aşmayan suçların faili; a) Adli para cezası maktu ise bu miktarı, değilse aşağı sınırını, soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet Savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz." hükmü birlikte değerlendirildiğinde, atılı suç için ön ödeme önerisinin para cezasının alt sınır olan 50 gün adli para cezası üzerinden 1.000,00 Türk lirası adli para cezası olarak belirlenmesi gerektiği ve Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan şüpheliye tebliğ edilen ön ödeme önerisinin usulüne uygun olduğu cihetle, iddianamenin iadesi kararına yapılan itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozmanın konusuna ve Yargıtay Kanununun 14.maddesi ile Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 12.05.2011 tarih ve 2011/1 sayılı kararına göre, inceleme görevi Yargıtay Yüksek 10 Ceza Dairesine ait bulunduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın anılan daireye sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.