Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/3458 K.2012/710
Kaçak petrol satma ve bulundurmak suçundan sanık ...'ın, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 2/21-a, ek 5/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62, 52/2.maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 83.320,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanunun 231/5-8.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 sene süreyle denetime tabi tutulmasına, denetim süresi içinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8-c maddesi uyarınca sanığın 1 sene süreyle haftada 8 saati geçmemek kaydı ile ağaç dikme işlerinde çalıştırılmasına dair KAZAN Asliye Ceza Mahkemesinin 30.07.2009 tarihli ve 2009/82 esas, 2009/254 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 30.01.2011 gün ve 6802 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2011 gün ve KYB. 2011-84820 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, Yargıtay 4.Ceza Dairesinin 09.06.2009 tarihli ve 2009/5644 esas, 2009/13118 sayılı ilamında da belirtildği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8.maddesinin alt bentlerinde denetimli serbestlik tedbiri olarak sanıklara yüklenecek yükümlülükler,
a-Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b-Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c-Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine,
Şeklinde belirlenmiş olup, bunların dışında Cumhuriyet Savcısının infaz yetkisini de kısıtlayacak şekilde, ağaç dikme işleminin yılın her zamanı mümkün olmadığından, yükümlülüğün her hafta yerine getirilmesinde imkansızlık bulunduğu gibi, sanık hakkında yükümlülük belirlenirken kanun koyucunun amacına uygun, akla ve mantığa muhalif olmayan tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir yükümlülüğe hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden Kazan Asliye Ceza Mahkemesinin 30.07.2009 günlü ve 209/82-254 sayılı kararının CMK.nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince düşünülmesine, 17.01.2012 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
CMK. 231/8-c bendi uyarınca verilen tedbir yasal olduğundan kanun yararına bozma talebinin reddi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun kararına katılmıyorum.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, Yargıtay 4.Ceza Dairesinin 09.06.2009 tarihli ve 2009/5644 esas, 2009/13118 sayılı ilamında da belirtildği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8.maddesinin alt bentlerinde denetimli serbestlik tedbiri olarak sanıklara yüklenecek yükümlülükler,
a-Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b-Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c-Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine,
Şeklinde belirlenmiş olup, bunların dışında Cumhuriyet Savcısının infaz yetkisini de kısıtlayacak şekilde, ağaç dikme işleminin yılın her zamanı mümkün olmadığından, yükümlülüğün her hafta yerine getirilmesinde imkansızlık bulunduğu gibi, sanık hakkında yükümlülük belirlenirken kanun koyucunun amacına uygun, akla ve mantığa muhalif olmayan tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir yükümlülüğe hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden Kazan Asliye Ceza Mahkemesinin 30.07.2009 günlü ve 209/82-254 sayılı kararının CMK.nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince düşünülmesine, 17.01.2012 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
CMK. 231/8-c bendi uyarınca verilen tedbir yasal olduğundan kanun yararına bozma talebinin reddi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.