Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/1567 K.2013/10237
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanık …’in kolluk ifadesi ve savunması arasında çelişki bulunmasına rağmen müdafi hazır olmaksızın alınan ifadelerin mahkeme kararında dikkate alınarak 5846 sayılı yasaya aykırı bir şekilde hüküm getirilmesidir. Mahkeme, bu eksiklikleri göz önünde bulundurarak sanığın mahkumiyet kararını bozdu ve beraat kararı verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5846 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1. Sanık ... 'in temyizine yönelik yapılan incelemede; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, sanık ...'in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hakkındaki hükmün istem gibi oybirliği ile ONANMASINA,
2. Sanık ...'in temyizine gelince; Sanığın, hazırlıkta verdiği savunmasına dayanılmak suretiyle mahkumiyet hükmü tesis edilmiş ise de, sanık ... soruşturma aşamasında müdafi hazır olmaksızın alınan, 22.12.2006 tarihli kolluk ifadesinde, kardeşi olan sanık ...'in seyyar tezgahta satış yaptığı sırada ele geçirilen davaya konu eşyanın kendisine ait olduğunu beyan ettiği, yargılama aşamasında, 10.12.2007 günlü duruşma ifadesinde," trafik kazası geçirmiştim, hastanede yatıyordum, bu nedenle bana ait CD leri kardeşim ... benim adıma satıyordu, ancak benim kendisine teslim ettiğim CD ler orijinal CD idi, diğerlerinden haberim yoktur, " şeklinde beyanda bulunmuş olup, 14.07.2008 günlü alınan savunmasında ise "Ben tekel büfesi çalıştırıyorum, olay tarihinde kardeşim ... pazarda tezgahta CD satarken yakalanmış, abi senin iş yerin var, sana bir şey olmaz, bu CD 1er senin diyelim dedi. Bunun üzerine, bana ait olduğunu söyledim. Ancak, bu CD'ler ile bir ilgim yoktur. Kardeşim satar " şeklinde beyanda bulanarak, duruşmadaki savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.
5271 sayılı CMK'nun 148/4. maddesinde " Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hakim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz." şeklinde; 213/1. maddesinde ise "Aralarında çelişki bulunması halinde; sanığın, hakim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan veya müdafiinin hazır bulunduğu kolluk ifadesine ilişkin tutanaklar duruşmada okunabilir." şeklinde düzenlemeler yer almaktadır.
Bu hükümler uyarınca, müdafi hazır olmaksızın alınan kolluk ifadeleri duruşmada dikkate alınamayacak, okunamayacak, kolluk ifadesi ile yargılamada alınan savunma arasında çelişkinin bulunması halinde kolluk ifadesi okunmak suretiyle çelişkinin giderilmesi yoluna da gidilemeyecektir. Esasen, müdafi hazır olmaksızın alınan kolluk ifadesi mahkemede sanık tarafından doğrulanmadıkça hukuki değerden yoksun bulunduğundan, ortada bir çelişkinin varlığından da söz edilemeycektir. Yine, bu tür ifadeler hakim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulunmadıkça hükme de esas alınmayacaktır.
Anlatılan nedenlerle, olay anında, olay yerinde bulunmayıp, kardeşinden ayrı yerde ikamet eden ve ayrı işte çalışan sanık ...'in atılı suçu, kardeşi olan sanık ... ile birlikte işlediklerine dair, inkara yönelik beyanı karşısında sanık ... ...'in mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığından beraatına, karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şeklide hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.04.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesine ait 05.05.2009 tarihli 2007/142 esas ve 2009/271 sayılı sanık ... ...'a ilişkin mahkumiyet kararına ilişkin olarak gösterilen yasal gerekçeler gözönüne alındığında, mahkumiyet kararı yerinde görüldüğünden sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.10.04.2013
SUÇ: 5846 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1. Sanık ... 'in temyizine yönelik yapılan incelemede; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, sanık ...'in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hakkındaki hükmün istem gibi oybirliği ile ONANMASINA,
2. Sanık ...'in temyizine gelince; Sanığın, hazırlıkta verdiği savunmasına dayanılmak suretiyle mahkumiyet hükmü tesis edilmiş ise de, sanık ... soruşturma aşamasında müdafi hazır olmaksızın alınan, 22.12.2006 tarihli kolluk ifadesinde, kardeşi olan sanık ...'in seyyar tezgahta satış yaptığı sırada ele geçirilen davaya konu eşyanın kendisine ait olduğunu beyan ettiği, yargılama aşamasında, 10.12.2007 günlü duruşma ifadesinde," trafik kazası geçirmiştim, hastanede yatıyordum, bu nedenle bana ait CD leri kardeşim ... benim adıma satıyordu, ancak benim kendisine teslim ettiğim CD ler orijinal CD idi, diğerlerinden haberim yoktur, " şeklinde beyanda bulunmuş olup, 14.07.2008 günlü alınan savunmasında ise "Ben tekel büfesi çalıştırıyorum, olay tarihinde kardeşim ... pazarda tezgahta CD satarken yakalanmış, abi senin iş yerin var, sana bir şey olmaz, bu CD 1er senin diyelim dedi. Bunun üzerine, bana ait olduğunu söyledim. Ancak, bu CD'ler ile bir ilgim yoktur. Kardeşim satar " şeklinde beyanda bulanarak, duruşmadaki savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.
5271 sayılı CMK'nun 148/4. maddesinde " Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hakim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz." şeklinde; 213/1. maddesinde ise "Aralarında çelişki bulunması halinde; sanığın, hakim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan veya müdafiinin hazır bulunduğu kolluk ifadesine ilişkin tutanaklar duruşmada okunabilir." şeklinde düzenlemeler yer almaktadır.
Bu hükümler uyarınca, müdafi hazır olmaksızın alınan kolluk ifadeleri duruşmada dikkate alınamayacak, okunamayacak, kolluk ifadesi ile yargılamada alınan savunma arasında çelişkinin bulunması halinde kolluk ifadesi okunmak suretiyle çelişkinin giderilmesi yoluna da gidilemeyecektir. Esasen, müdafi hazır olmaksızın alınan kolluk ifadesi mahkemede sanık tarafından doğrulanmadıkça hukuki değerden yoksun bulunduğundan, ortada bir çelişkinin varlığından da söz edilemeycektir. Yine, bu tür ifadeler hakim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulunmadıkça hükme de esas alınmayacaktır.
Anlatılan nedenlerle, olay anında, olay yerinde bulunmayıp, kardeşinden ayrı yerde ikamet eden ve ayrı işte çalışan sanık ...'in atılı suçu, kardeşi olan sanık ... ile birlikte işlediklerine dair, inkara yönelik beyanı karşısında sanık ... ...'in mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığından beraatına, karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şeklide hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.04.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesine ait 05.05.2009 tarihli 2007/142 esas ve 2009/271 sayılı sanık ... ...'a ilişkin mahkumiyet kararına ilişkin olarak gösterilen yasal gerekçeler gözönüne alındığında, mahkumiyet kararı yerinde görüldüğünden sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.10.04.2013
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.