Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/1213 K.2012/30922
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5411 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülüğe
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
06.03.2009 tarihli Adli tıp ve Belge inceleme uzmanı bilirkişinin raporunda sanığın düzenlediği anlaşılan sahte dekontların ve talimatların Banka görevlilerince mudilere ait gerçek imzalar ile kıyaslandığında ilk bakışta ve kolayca anlaşılamayacağından iğfal kabiliyetinin haiz olduklarının belirtilmesi karşısında, sanığın mudiler adına tediye fişlerine sahte imzalar atarak para çekme ve sahte talimatlar oluşturup hesaplardan havale ile para çıkışı yapmak suretiyle gerçekleştirildiği eylemlerinin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu halde basit zimmet kabulü ile hüküm kurulması aleyhe temyiz bulunmadığından, ayrıca sanık hakkında TCK 61/5. maddesi uyarınca cezada artırım yapılmasını gerektiren zincirleme suça ilişkin hükümlerin etkin pişmanlık hükümlerinden önce uygulanması gerekirken sanık hakkında temel ceza belirlendikten sonra banka zararının ödenmesi nedeni ile önce 5411 sayılı yasanın 160/5. maddesi uyarınca indirim yapılıp sonra TCK 43/1 maddesi gereği artırım yapılması sonuç cezayı değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 13.12.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 5411 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülüğe
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
06.03.2009 tarihli Adli tıp ve Belge inceleme uzmanı bilirkişinin raporunda sanığın düzenlediği anlaşılan sahte dekontların ve talimatların Banka görevlilerince mudilere ait gerçek imzalar ile kıyaslandığında ilk bakışta ve kolayca anlaşılamayacağından iğfal kabiliyetinin haiz olduklarının belirtilmesi karşısında, sanığın mudiler adına tediye fişlerine sahte imzalar atarak para çekme ve sahte talimatlar oluşturup hesaplardan havale ile para çıkışı yapmak suretiyle gerçekleştirildiği eylemlerinin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu halde basit zimmet kabulü ile hüküm kurulması aleyhe temyiz bulunmadığından, ayrıca sanık hakkında TCK 61/5. maddesi uyarınca cezada artırım yapılmasını gerektiren zincirleme suça ilişkin hükümlerin etkin pişmanlık hükümlerinden önce uygulanması gerekirken sanık hakkında temel ceza belirlendikten sonra banka zararının ödenmesi nedeni ile önce 5411 sayılı yasanın 160/5. maddesi uyarınca indirim yapılıp sonra TCK 43/1 maddesi gereği artırım yapılması sonuç cezayı değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 13.12.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.