Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/9802 K.2012/620
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na aykırılık suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında yapılan yargılama sonunda mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Mersin 1.Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair, Mersin 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 01.09.2009 tarihli ve 2010/12-6 sayılı kararını müteakip, Mersin 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2010 tarihli ve 2010/158-116 sayılı kararı sebebiyle çıkan görev uyuşmazlığı üzerine, Mersin 1.Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına dair MERSİN 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 21.04.2010 tarihli ve 2010/423 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 29.07.2010 gün ve 49443 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 18.08.2010 gün ve KYB. 2010-191496 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; T.C. Anayasası'nın 37.maddesinde "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.", 142.maddesinde "Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.", 5271 sayılı Ceza muhakemesi Kanunu'nun 3/1.maddesinde "Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.", 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 11.maddesinde "Kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak üzere, sulh ceza ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır." hükümlerinin yer aldığı, sanıklara isnat olunan kaçak benzin satma eyleminin görev hususunu düzenleyen herhangi bir yasa hükmü bulunmadığı dolayısıyla genel görevli asliye ceza mahkemelerinde görülmesi gerektiği, eylemin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında değerlendirilemeyeceği dolayısıyla, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 24.03.2005 tarihli ve 188 sayılı kaçakçılık suçlarına birden fazla asliye ceza mahkemesi olan yerlerde bir numaralı asliye ceza mahkemesinin bakacağını öngören ilke kararının da uygulanamayacağı cihetle, Mersin 3.Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılması yerine, yazılı şekilde karar verilmiş olmasında isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun ek 5.maddesinde kaçakçılığın özel bir türü olarak petrol kaçakçılığı suçu düzenlenmiş, anılan yasanın ek 3.maddesinde ise kaçak petrole ilişkin olarak bu Kanunda yer almayan hususlarda, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Bu düzenleme karşısında söz konusu atıfın, Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun kaçak petrole uygulanabilecek tüm hükümlerine yönelik olduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununda davaya bakmakla görevli mahkemelerin belirlenmemesi ve yapılan atıf nedeniyle, bu davalara bakacak mahkemelerin görevler ile ilgili olarak Kaçakçılıkla Mücadele Kanunundaki düzenlemenin uygulanması gerekmektedir.
Suç ve karar tarihlerinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 17.maddesinin 2.fıkrasında "Bu kanun kapsamına giren usçlar dolayısıyla açılan davlara, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür. Ancak bu suçlarla bağlantılı olarak resmi belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir." hükmü bulunmaktadır.
Bu kurala göre kaçakçılık davalarının uzman mahkemelerde görülmesinin amaçlandığı açıktır.
Nitekim, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 17/2.maddesi uyarınca, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, 24.07.2007 gün ve 346 sayılı kararı ile; kaçakçılık suçlarına, "yargılama yapacak yerde birden fazla asliye ceza veya ağır ceza mahkemeleri varsa 1 numaralı asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinin bakmasını..." kararlaştırmıştır.
Bu durum karşısında, Mersin 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 21.04.2010 gün ve 2010/423 Değişik iş sayılı kararı yerinde görüldüğünden,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarname münderecatı bu nedenle yerinde görülmediğinden REDDİNE, 16.01.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
DEĞİŞİK GEREKÇE
Kanun yararına bozma yolu olağanüstü bir kanun yolu olup meselenin bir başka şekilde çözümlenmesi mümkün ise bu yola başvurulamaz.
Görevsizlik konusunda uyuşmazlık olduğunda bu konunun çözümü müşterek yüksek mahkemece ya da uyuşmazlık mahkemesince çözülebilir. Mahkemece yanlış görevsizlik kararı verilipte müşterek yüksek mahkemece bu konu kabul gördüğünde dahi dava Yargıtay'a ve Danıştay'a geldiğinde yanlışın düzeltilmesi mümkündür.
İzah edilen nedenlerle kanun yararına bozma talebinin reddi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun ret kararına bu nedenle katılıyorum,
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; T.C. Anayasası'nın 37.maddesinde "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.", 142.maddesinde "Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.", 5271 sayılı Ceza muhakemesi Kanunu'nun 3/1.maddesinde "Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.", 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 11.maddesinde "Kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak üzere, sulh ceza ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır." hükümlerinin yer aldığı, sanıklara isnat olunan kaçak benzin satma eyleminin görev hususunu düzenleyen herhangi bir yasa hükmü bulunmadığı dolayısıyla genel görevli asliye ceza mahkemelerinde görülmesi gerektiği, eylemin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında değerlendirilemeyeceği dolayısıyla, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 24.03.2005 tarihli ve 188 sayılı kaçakçılık suçlarına birden fazla asliye ceza mahkemesi olan yerlerde bir numaralı asliye ceza mahkemesinin bakacağını öngören ilke kararının da uygulanamayacağı cihetle, Mersin 3.Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılması yerine, yazılı şekilde karar verilmiş olmasında isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun ek 5.maddesinde kaçakçılığın özel bir türü olarak petrol kaçakçılığı suçu düzenlenmiş, anılan yasanın ek 3.maddesinde ise kaçak petrole ilişkin olarak bu Kanunda yer almayan hususlarda, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Bu düzenleme karşısında söz konusu atıfın, Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun kaçak petrole uygulanabilecek tüm hükümlerine yönelik olduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununda davaya bakmakla görevli mahkemelerin belirlenmemesi ve yapılan atıf nedeniyle, bu davalara bakacak mahkemelerin görevler ile ilgili olarak Kaçakçılıkla Mücadele Kanunundaki düzenlemenin uygulanması gerekmektedir.
Suç ve karar tarihlerinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 17.maddesinin 2.fıkrasında "Bu kanun kapsamına giren usçlar dolayısıyla açılan davlara, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür. Ancak bu suçlarla bağlantılı olarak resmi belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir." hükmü bulunmaktadır.
Bu kurala göre kaçakçılık davalarının uzman mahkemelerde görülmesinin amaçlandığı açıktır.
Nitekim, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 17/2.maddesi uyarınca, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, 24.07.2007 gün ve 346 sayılı kararı ile; kaçakçılık suçlarına, "yargılama yapacak yerde birden fazla asliye ceza veya ağır ceza mahkemeleri varsa 1 numaralı asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinin bakmasını..." kararlaştırmıştır.
Bu durum karşısında, Mersin 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 21.04.2010 gün ve 2010/423 Değişik iş sayılı kararı yerinde görüldüğünden,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarname münderecatı bu nedenle yerinde görülmediğinden REDDİNE, 16.01.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
DEĞİŞİK GEREKÇE
Kanun yararına bozma yolu olağanüstü bir kanun yolu olup meselenin bir başka şekilde çözümlenmesi mümkün ise bu yola başvurulamaz.
Görevsizlik konusunda uyuşmazlık olduğunda bu konunun çözümü müşterek yüksek mahkemece ya da uyuşmazlık mahkemesince çözülebilir. Mahkemece yanlış görevsizlik kararı verilipte müşterek yüksek mahkemece bu konu kabul gördüğünde dahi dava Yargıtay'a ve Danıştay'a geldiğinde yanlışın düzeltilmesi mümkündür.
İzah edilen nedenlerle kanun yararına bozma talebinin reddi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun ret kararına bu nedenle katılıyorum,
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.