‹ Ana sayfa
Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/8614 K.2012/316

Esas No: 2010/8614 · Karar No: 2012/316 · Karar Tarihi: 18.01.2012
Özet: (1) Uyuşmazlık, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/11 maddesine göre kabahatli eylemden dolayı idari para cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı kararına itiraz eden vekilin kanun yararına bozma talebidir. (2) Mahkeme, vekilin 05.08.2009 tarihli dilekçesinin öğrenme üzerine verilmiş itiraz dilekçesi olarak kabul edilmediğini, kararın kesin olduğuna hükmederek kanun yolunun açık olmadığını belirterek, idari yaptırımın hukuka uygun olduğunu ve kanun yararına bozma talebini reddetti.
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/11. maddesine muhalefet eyleminden kabahatli ...'ın, aynı madde gereğince 24.632,00 yeni Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 26.06.2007 tarihli ve 2007/43100 soruşturma sayılı idari yaptırım kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Bakırköy 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 12.11.2007 tarihli ve 2007/1018-1089 değişik iş sayılı kararına karşı adı geçen vekilinin 05.08.2009 tarihli kanun yararına bozma talepli dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak değerlendirilmesi talebiyle gönderilmesi üzerine karar verilmesine yer olmadığına dair Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.09.2009 tarihli ve 2009/435 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 06.06.2010 gün ve 36211 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2010 gün ve KYB. 2010-146708 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.

Mezkür ihbarnamede;
Mercii Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin anılan kararını müteakip verilen kararın hukuki değerden yoksun olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Bakırköy 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen karara karşı kanun yolunun açık olduğuna karar verilmesi gerekirken, kararın kesin olduğuna karar verilmesi suretiyle tarafların yanıltıldığı, söz konusu kararda kanun yolu, süresi, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceği gösterilmediği gibi, kanun yolu, süresi, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin açıkça gösterildiği meşruhatlı davetiye de gönderilmediği anlaşıldığından, kabahatli vekilinin 05.08.2009 tarihli dilekçesinin öğrenme üzerine verilmiş itiraz dilekçesi olarak kabulü gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
İtiraz eden hakkında, ithali uygunluk belgesi alınmasına bağlı eşyayı gerçeğe aykırı belgelerle gümrük idaresini yanıltarak ithale teşebbüs ettiği gerekçesiyle idari yaptırım uygulanmış olup, eylem tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3/18 ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 13. maddeleri karşısında, anılan fiilin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle kabahat oluşturmayacağından, Bakırköy 2. Sulh Ceza Mahkemesinin itirazın reddine dair 12.11.2007 gün ve 2007/1018-1089 sayılı kararı yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının Adalet Bakanlığınca takdirinden sonra iade edilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.01. 2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?