Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/5383 K.2012/512
Özet: Uyuşmazlık, sanığın bakaya kalmak suçundan verilen hapis cezasının açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 2009/5-44 sayılı Arsin Sulh Ceza Mahkemesi kararının kanun yararına bozulması talebine dayanıyor. Yargıtay, 19.01.2012’de oybirliğiyle bu bozma isteğini reddederek kararı kesinleştirdi.
Bakaya kalmak suçundan sanık ...'nun, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63/1-A, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Arsin Sulh Ceza Mahkemesinin 28.04.2009 tarihli ve 2009/5 esas, 2009/44 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 08.04.2010 gün ve 21997 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2010 gün ve KYB. 2010-90444 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
01/03/2008 tarihli ve 26803 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5739 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesi ile 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na eklenen ek 10. maddenin 2. fıkrasında yer alan, "Bu Kanunda yazılı suçlarla ilgili olarak 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin beş ila ondördüncü fıkraları uygulanmaz" şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılamayacağının gözetilmemesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükümde yasa yolu gösterilirken hem temyiz yolunun hemde itiraz yolunun açık olduğunun belirtilmesi suretiyle yasa yolunda yanıltma yapıldığından ve Tebligat Tüzüğünün 26. maddesi uyarınca tebliğ yapılacak olanın belirtilen adresten geçici olarak başka yere gidip gitmediği belirtilmeden yapılan tebligat usulüne uygun olmadığından, Arsin Sulh Ceza Mahkemesinin 28.04.2009 gün ve 2009/5-44 sayılı kararı kesinleşmemiş olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 19.01.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
01/03/2008 tarihli ve 26803 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5739 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesi ile 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na eklenen ek 10. maddenin 2. fıkrasında yer alan, "Bu Kanunda yazılı suçlarla ilgili olarak 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin beş ila ondördüncü fıkraları uygulanmaz" şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılamayacağının gözetilmemesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükümde yasa yolu gösterilirken hem temyiz yolunun hemde itiraz yolunun açık olduğunun belirtilmesi suretiyle yasa yolunda yanıltma yapıldığından ve Tebligat Tüzüğünün 26. maddesi uyarınca tebliğ yapılacak olanın belirtilen adresten geçici olarak başka yere gidip gitmediği belirtilmeden yapılan tebligat usulüne uygun olmadığından, Arsin Sulh Ceza Mahkemesinin 28.04.2009 gün ve 2009/5-44 sayılı kararı kesinleşmemiş olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 19.01.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.