Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/2189 K.2012/1371
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na aykırı davranmak suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması, denetim süresi getirilmesi ve yükümlülüklerin uygulanması için kanun yararına bozulma talebinin değerlendirilmesiydi. (2) Mahkeme, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve denetim süresi getirilmesine yer olmadığına karar vererek Yüksek Adalet Bakanlığı’nın bozulma talebini reddetti.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na aykırı davranmak suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 3 yıllık denetim süresi getirilmesine ve yükümlülüklere hükmedilmesine yer olmadığına dair BAKIRKÖY 3.Çocuk Mahkemesinin 16.12.2008 tarihli ve 2007/605 esas, 2008/1472 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 31.01.2010 gün ve 5501 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 18.02.2010 gün ve KYB. 2010-30991 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2.Ceza DAiresinin 24.09.2008 tarihli ve 2008/22700 esas, 2008/14606 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesinde yer alan "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında öncelikle suçun sabit olması halinde ceza hükmü kurulması gerektiği nazara alınmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay C.G.K.'nın 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca kanun yararına bozmaya konu kararda, itiraz süresinin, kararın tefhim tarihinden itibaren başlayacağı ibaresi yazılmayarak, başvuru şekli eksik gösterildiğinden ve başvuru şeklinin açıkça gösterildiği meşruhatlı davetiye de gönderilmediğinden, kararın kesinleşmediği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 07.02.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2.Ceza DAiresinin 24.09.2008 tarihli ve 2008/22700 esas, 2008/14606 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesinde yer alan "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında öncelikle suçun sabit olması halinde ceza hükmü kurulması gerektiği nazara alınmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay C.G.K.'nın 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca kanun yararına bozmaya konu kararda, itiraz süresinin, kararın tefhim tarihinden itibaren başlayacağı ibaresi yazılmayarak, başvuru şekli eksik gösterildiğinden ve başvuru şeklinin açıkça gösterildiği meşruhatlı davetiye de gönderilmediğinden, kararın kesinleşmediği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 07.02.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.